Etkinlik günü erkenden Google’ın ofisinde buldum kendimi.Çok sabırsızdım, gün boyu neler yapacağımızı düşünüp gülümsüyordum.Temamız yaratıcılıktı.

İlk önce Selin Kansav’ın günümüz dünyasındaki tüketici davranışları üzerine konuşmasını tüm dikkatimle dinlemiştim. Çünkü  çoğumuzun fikri olduğu bir şeyden bahsediyordu.O da, şimdiki neslin ne istediğini bildiği ve istediği şeye de şimdi ulaşmak istediğiydi. Beklemeye sabrımız yok, öyle ki, bilgisayar açılırken beklediğimiz 30 saniye bile bizi çıldırtıyor.Bu yüzden üretici her kim ise, gücün tüketicide olduğunu bilerek hareket etmeli. Datasını, bilgisini iyi kullanmalı.Çünkü tam da Selin Hanım’ın dediği gibi, ‘’Data, bilgi demek. Bilgi ise güç demek.’’ Yaratıcılığımızı kullanarak elimizde olan bilgileri daha verimli ve daha istenilen halde kullanabiliriz.Dikkat dağınıklığından bahsederek devam etti konuşmasına Selin Kansav. Bu sorunun her geçen gün arttığını biliyor muydunuz? Balıklar dikkatlerini 9 saniye boyunca aynı şeyde tutabiliyorlarmış. Peki insanlar? İnsanlar, 2012’de yapılan bir araştırmaya göre yalnızca 8 saniye boyunca tüm dikkatini aynı işe verebiliyorlarmış.Bu rakam 2000 yılında 12 saniye imiş.Bu yüzden tüketiciyi kendimize bağlamak için geçmişte yapılanlardan çok daha farklı şeyler yapmalıyız. Mesela Youtube. Youtube’da çok başarılı, yaratıcı içerikler üretiliyor. Ben, iflah olmaz bir Youtube takipçisiyim. Ve bir şey alacaksam, -özellikle kişisel bakım, kozmetik.- önce o ürünü kullanan birilerinin videolarını izlerim. Eğer takip ettiğim bir insan ise zaten güveniyorumdur ve tereddütsüz alırım. Artık televizyon reklamlarında gördüğü bir kozmetik ürününün güvenilirliğine kim inanabilir ki? ’Influencer’ diye bir meslek ortaya çıktı resmen, Youtube’da, Instagram’da takip edilen herkes bir nevi influencer artık.Onlar tavsiye ediyor, biz de güvenip alıyoruz.

Gülşah Yılmaz ise, konuşmasına çok eğlenceli bir oyunla başladı ve bu oyun, bizim tüm dikkatimizi ona vermemizi sağladı. Google’ın teknolojiyi ve pazarı çok yakından takip ettiğinden bahsetti. Buna karşı çıkanımız olmaz herhalde, değil mi?

Bazen ne istediğimize karar veremiyoruz.İstediğimiz şeyin doğru olup olmadığına emin olamıyoruz. Bir son sınıf öğrencisi olarak, kafam son 2 aydır epey karışık. Benim istediğim ile çevremdekilerin sen buna daha yatkınsın dedikleri şey arasında Everest Dağı var resmen. Ceylan Naz Baycan konuşmasında, sık sık kalbimizin sesini dinlememiz gerektiğini söyledi. Aidiyet hissi hissetmediğimiz bir yerde ne mutlu, ne de başarılı olabileceğinizden bahsetti.Konuşmasının sonunda koşa koşa yanına gidip, ”ya kalbimin sesini duyamıyorsam?” dedim. ‘Bana göre kalbimden geçen şey belliydi aslında ama çevremdeki herkes mi yanılıyor yani,’ TTI Talent Insights testinden bahsettim ve, ‘o da mı yanılıyor, anlamıyorum?’ dedim. Bana ‘dene Elif.’’ Dedi. Her şeyi dene.Sanırım istediğim ve aklımda olan fikri çok hızlı bir keşfetme sürecinden geçireceğim.

Cemil Şinasi Türüt ise, bir şeyi gerçekten istiyorsak ona bir gün sahip olabileceğinizden bahsetti konuşmasında. Gençsiniz, ne istiyorsanız söyleyin, ne istiyorsanız yapın, saf ve salak olmak için en doğru dönem, dedi. O kendi yaptıklarını anlattığında, ona bir soru soruldu. Okulda açtığı bölümle ilgili. Nasıl başardınız? Sadece çok istedim, dedi. Hep istiyordum, benim ilgilendiğim alanla doğrudan ilişkili bir bölüm yoktu, herkese bundan bahsediyordum ve bir gün, dekan beni yanına çağırdı ve bölümü açacak olmamızdan bahsetti.Çok kısa ve net bir hikaye. Çok iste, çok paylaş, başar.Girişimcilik hikayesini anlatırken, yaşadığı zorlu bir süreçten de bahsetti.Çok çabaladığından. Eve dönerken kulağımda Cemil Bey’in ‘konfor alanınızdan çıkmadıysanız, dünyayı değiştiren bir iş yapmıyorsunuz demektir.’ sözü çınlıyordu. Bence, o gün o salonda bulunan bütün kız kardeşlerimi etkilemişti.

Tarık Yıldırım ise, günümüz dünyasından bilgiye çok kolay ulaşıldığını, onca bilgi akışı arasından önemli olanın ‘defansa geçmek’ olduğunu anlattı. Dibi görebiliriz, kriz yaşayabiliriz, çevremizden destek görmeyebiliriz ama başarısız olma korkusu ile risk alamazsak, asla kazanamayacağımızı bize kendi hayatından örneklerle anlatarak ilham oldu.

Benim için çok heyecan verici bir etkinlikti CampusWIN Academy Meeting @Google. Belki organizasyon aşamasında bana şans verilmiş olmasından ötürü, belki de oryantasyonda tanıştığım kız kardeşlerimle tekrar buluşacak olmanın heyecanıydı, bilmiyorum. Ama tüm gün yüzümde gülümseme ile dolaştığımı, devamlı birileri ile muhabbet ettiğimi, bol bol boomerang ve fotoğraf çekildiğimi biliyorum. Yüzümde kocaman gülücüklerle, cebimde bir çok kız kardeşimle ve kalbimde biriktirdiğim ilhamlarla ayrıldığım muhteşem bir etkinlikti CampusWIN Academy Meeting @Google. Benim için bol kalpli bir gündü.

Yazımı, bana her zaman güç veren bir şarkıyı sizinle de paylaşarak bitirmek istiyorum; Mary J. Blige – Doubt

Elif Batuş

 

Yazar Hakkında

Konuk yazarlardan ilham, fırsat ve yeni fikirlerle dolu paylaşımlar!

İlgili Yazılar

Yorum Yazın