Okulun kurucularından Cyrus Hamlin’in duvardaki tablosundan derin bakışları eşliğinde gerçekleşen Amerika’da lisans eğitimi ve MBA sunumu Robert Kolej’in sıcacık konferans salonunda, Anne Kozlu ve Roys Güreli’nin samimi paylaştıklarıyla çok keyifli geçti. Turkish WIN’in düzenlediği sunum Amerika’da okumayı düşünen  gençler, hazırlık sürecinde biricik destekçileri anneler ve kariyerinde bir sonraki basamağa hazır olduğunu düşünen MBA aday adaylarını aydınlatmaya yönelikti.

Sevgili Anne Kozlu, lise yıllarımızdan bizim için Ms. Kozlu, nam-ı diğer “college counselour”, Robert Kolej’in biricik yurtdışı üniversiteye hazırlık danışmanı. Uzun yıllarını bu okulda yurtdışında okumak isteyen öğrencilere karar verme ve hazırlık sürecinde danışmanlık etmiş.

Sevgili Roys Güreli ise başarılı genç kadın girişimcilere en güzel örneklerden biri fikrimce. 3 sene önce kurduğu anne ve çocuk odaklı online-alışveriş sitesi olan annelutfen.com’u yönetiyor. Bu işe girişme fikrine Standford Üniversitesinde yaptığı MBA sırasında karar vermiş.

Sevgili Roys Güreli ve Anne Kozlu

Sevgili Roys Güreli ve Anne Kozlu

Bu iki harika kadın bize, karar verme süreçlerinde ve hazırlıkta dikkat etmemiz gerekenleri paylaştı:

Uygunluk: Ms. Kozlu bütün üniversite seçme ve giriş sürecine en iyi uyum’u bulabilme süreci olarak bakmamızı istiyor. Öğrencinin ve ebeveynlerin olabilecek “en iyi üniversite” maksimizasyon hedefi ile olaya baktıkları gerçek ve doğal da. Ama Amerika’da işler biraz farklı. Seçebileceğiniz 4500 tane üniversite var ve hepsinin çok ama çok farklı özellikleri var. Üniversite’nin öğrenci sayısı, akademik araştırmaya verdiği önemi, canlı bir şehirde yada sakin bir kasaba da olma durumu bunlara sadece birkaç örnek. “Rankings” yani üniversite sıralamaları önemli, ama sıralamaların hangi kriterleri gözeterek oluşturulduğunu da göz ardı etmemek lazım. Kısacası nerede eğitim göreceğinizin kararı, ileride okulun isminin özgeçmişinizde nasıl duracağından çok daha önemli bir karar.

Maalesef gerçek hayatta Seçici Şapka kafamıza geçip “ bir bakalım, kuvvetli bir zihin, ince sihir yeteneği… Gryffindor!” diye bağırmıyor. Öğrencinin kendini  çok iyi tanıması, olmazsa olmazlarını iyi bilmesi gerekiyor. Eğer 16-17 bu yaşında bu yazıyı okuyor ve bir an önce karar vermen gerekiyorsa, omuzundaki yükün ağırlığının farkındayım. Ama elinden gelenin en iyisini yapabilirsin! (Blogu takip etmeye devam et, yardımcı olucaktır ;)

Bölüm Seçimi Amerikan üniversite sistemi bu konuda kararlılar ve kararsızlar için bir olanak sağlamış. Eğer 17 yaşında ne okuyacağın konusunda kesin bir kararın yoksa Liberal Art College statüsündeki okullar üniversitede geçirdiğin ilk senelerde bu kararı verebilme esnekliğini sunuyor. Diğer okullar ise sizden daha net bir yanıt bekliyor, yani bölüm değiştirme gibi bir esnekliğiniz olmayacak.

Hazırlanma Süreci Öncelikle altını çizmem gereken konu şu, bu süreç ÖSS gibi son senenizde hazırlanabileceğiniz bir sistem değil. Lisedeki hayatınız ve öncelikleriniz sizin üniversite sürecindeki değerlendirilme kriterleriniz olacak. Başlıca göz önünde tutmanız gereken konular şunlar: Notlarınız, SAT, TOEFL gibi bazı standarize edilmiş sınav skorlarınız, okul dışı aktiviteleriniz (kesinlikle bu konu başka bir blogun konusu olacak) ve kişisel  kompozisyonunuz. İlgilendiğiniz okulun başvuru kriterlerini en iyi internet sitelerinde bulabilirsin.

Burs/Ödeme  Ödeme konusunda genel olarak iki tip okul var: Sizi ödemeye uygunluğunuz ile değerlendiren okullar, bir de sizi kabul ettiği takdirde ihtiyacınıza göre burs yardımını kabul eden okullar var. Bunların haricinde, yurtiçinde bulabileceğiniz burslar ve özel eğitim kredileri de mevcut.  Okumak istedikten sonra yol bulunur ama iyi bir planlama şart.

MBA Master of Business Administiration, yani işletme master’ı, özel sektörde  birkaç sene deneyim  edindikten sonra sektöründe ve yönetim bilgisinde daha da derinleşmek isteyenler için harika bir seçenek. Tutku duyduğunuz şeylerle ilgili yeni iş fikirleri üretebileceğin iyi bir zaman ve daha da güzeli çok farklı arka planlardan gelen alışılmamış insanlarla bu zamanı paylaşma fırsatı.  Kulağa inanılmaz geliyor, değil mi?

10502088_849067198473288_8635228574440616546_n (1)

Turkish WIN’in en sevdiğim özelliği, herhalde, harika eğitim ve sunumlardan önce ve sonra “networking” için ayrılan zaman ve orada tanışma fırsatı bulduğum sıradışı kadınlar. Annelütfen.com’un kurucusu Roys Güreli ile konuşma fırsatı buldum.  Konuşmamızdan çıkardığım en anlamlı şey sanırım şu; MBA’e başvururken okul senden hangi konuya tutku duyduğunu bilmeni bekliyor. Bu tutkunla ileride nasıl bir iş yapacağını sen MBA ile birlikte karar veriyorsun.

Sanırım o günden paylaşabileceklerim bunlar.  Araştırmaya başlamak ve geleceğinize yön vermek size ait.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın