Öyle havadan sudan konuşuyorduk, sonra birden canım babamın arkadaşı, canım Şebnem teyzem dedi ki: “Çok güzel aşklar yaşa…” O an anladım; aşk, insanların dualarına sığacak kadar harika bir şey!
 
“Tık Tık Tık”
 
Müsadenizle, bir pazarlamacı olarak buradan sevgili kapitalizme oyunlarından dolayı sevgilerimi iletip, üzerine teessüflerimi de ekleyip kendi ekmeğimle oynayacağım. Hem zaten aşk, bana bu cesareti verdiği için güzel değil mi?

14 Şubat kapıda. “Tık tık tık.” Bu sene de evde yokum. Çünkü her seferinde başarabiliyorum. İnatla, bin bir çabayla. 23 yıla bir şekilde sevgilisiz girmeyi başarmışım, 24 yıl çok mu? Hiç de değil. Hep de 14 Şubat’a denk gelmiş, hay Allah! Hem kırmızı hiç favori rengim olmadı ki bunca yıl. Hiçbir zaman çok romantik bir insan da olamadım. Anlayacağın 14 Şubat, bu sene de evde yokum, uyuyorum falan işte.
 
“Tık tık tık.”
 
Aşk dururken, 14 Şubat’a hiç sıra gelir mi? Onu büyütmek, güzelleştirmek, sevmek varken sana kapı açsam bu bana yeter mi? Aşkı büyütürüm ben. Yoldan geçerken gördüğüm kırmızı gülleri bir kere de kendime alırım mesela. Kendini sevmektir aşk, kendi bariyerlerini yıkmak… Kendime harika bir yemek hazırlarım, en sevdiğim anne çorbasını bu sefer kendime yaparım. Anneni sevmek gibi değil midir zaten aşk; sonsuz, sahiplenen ve güven veren. Her sabah bir yakın dostuma günün şarkısını yollarım mesela. Karşılıksız güzellik saçmaktan başka şekilde tarif edilebilir mi aşk? Ya iki bedene sığdırmak ona haksızlık olmaz mı? Her şeyi aşkla sevmek dururken, dramalar kraliçesini oynamak biraz ayıp olmaz mı? Sonra aşk kadını Maya Angelou buna biraz bozulmaz mı?  Kocaman kalplerimize insanlar doldurmak, onlara dokunmak aşktan çok da ötede olamaz. Hayallerimiz… Hayallerimiz de aştan çok da ötede duramaz. Onlara dokunmak için hissettiğimiz tutku, vazgeçmeden ısrarla çabalamamız aşktan başka bir şeyle açıklanamaz. Kalp kalbe dokunur, güzellikler gelir seni bulur. Tanıdığım en güzel şeydir aşk, aşkla sevdiğim zaman. Kalp gökyüzüne dokunur, tüm hayaller seni bulur. Bildiğim en iyi öğretmendir aşk, aşkla çabaladığım zaman.

Aşk öyle güzel ki! Sadece bir güne sığamaz canım dostlar. Bir beden, bir ruh ya da birkaç güzel çiçek onu anlatamaz. Sevgi dolu, tutku dolu, insan dolu ve hayaller dolu bir ömür ister aşk. Onu büyüt ister, kendinden verip her sabah ona şarkılar söyle ister. Samimidir aşk. Tanıdığım en “ben”, en “biz” şeydir. Ne kadar da güzeldir aşk!

“Tık tık tık”

Yani 14 Şubat, anlayacağın aşka her gün evdeyim ama sana bu sene de yokum.
Yaptığı her şeye aşk koyan, aşkla yapan, aşksız duramayan, kendini aşkla sarıp sarmalayan, onu büyüten ve onunla dünyayı kurtaran tüm güzel insanlara…

 

 

 

“Aşkın hayatımı kurtardığını biliyorum ve hepimizi kurtarmak için var olduğuna inanıyorum”- Maya Angelou

 

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın