Uzun zamandır demlenen ve aksiyonu tam zamanında alınmış bir yolculuk ile yeniden Amerika yolundayım. Bu sefer rota metropolitan kavramını her detayı ile hissettiren New York!

On dört saat sürecek olan  yolculuğum sırasında heyecan ve sabırsızlık ile yazıp çiziyor, uçakta okumak için yanımda getirdiğim, arkadaşlarımın bana yazdığı notlardan oluşan defteri mutlulukla okuyorum. Kıtalar arasından giden ve belleğimde bambaşka hikayeler ve maceralar yaratacak bir dönem başlıyor.

Bu yazımda ERA’da geçen süreçte neler yaptığımı, Türkiye ekosistemi ile olan farklılıkları da gözeterek kalemimin yettiğince anlatacağım.

İlk olarak ERA Entrepreneurship Roundtable Accelerator’ı merak edenlere çok kısa açıklayayım; erken aşama (fikir aşaması) girişimcileri hedefleyen bir startup hızlandırma merkezi. Her yıl iki farklı dönemde başvurularını açıyor ve seçtiği on iki adet girişime erken aşama yatırımını yaptıktan sonra hızlandırma döneminde girişimcilerle birlikte çalışıp mentorluk yaparak girişimcilerin fikirlerini geliştirmelerini sağlıyorlar. ERA’nın nihai hedefi ise bu girişimlerin öngörülen üç ile beş yıl içerisinde çıkış yapmaları (exit etmeleri) ve şirket değerlerini katlamaları. Hızlandırma programına alınan bu girişimler düzenli yatırımcı ve mentor görüşmeleri yapacakları, yatırımcı sunumu ve demo day provaları olan bir programa başlamış oluyorlar. Demo Day ile biten bu programda girişimin temelleri atılıyor ve geleceği şekilleniyor. Başvurular Amerika dışından katılımcılara da açık. Programa girebilmek konusunda görünen o ki; ekip ve fikrin büyüme potansiyeli en önemli iki kriter.

Dinamik  geçen ofis saatlerinde her hafta girişimcilere kaynak geliştirme (fund raising) eğitimi veriliyor.Her cuma tüm girişimciler hedef inceleme (KPI Session) toplantısına katılıp bir haftalık süreçteki gelişmeleri değerlendiriyorlar. Her hafta muhakkak bir veya iki konuşmacı davetli olarak konuşma yapıyor. Bunların yanısıra girişimciler sürekli nasıl sunum yapmaları gerektiğine dair pratik yapıyor ve yatırımcılarla sürekli görüşme yapıp geri bildirim alıyorlar. Türkiye ile kıyasladığım zaman örnek almamız gereken konu; girişimciler arası bilgi paylaşımı. Girişimcilerin birbirlerini dinlemesi, geri bildirim vermeleri, deneyimlerini paylaşmaları eğitim almaktan çok daha önemli ve son derece faydalı. Her hafta en az üç kere tüm girişimciler birbirlerini dinleyip geri bildirim veriyorlar.

Stajın ilk döneminin bana tekrar düşündürdüğü bakış açısı ise başarılı bir girişimin anahtarı; her adımı deneyerek sonrasında karar vermek, yalın ilerlemek, çok ve mutlu çalışmak, ve iyi bir takım. İki haftalık süreçte Felix Gray ve Karete Health ekipleri ile birlikte iş geliştirme ve içerik pazarlaması alanlarında çalıştık ve bu süreç bana Ustamdan’da edindiğim tecrübelerimi farklı startuplarda kullanma ve yeti alanımı geliştirme imkanı sağladı.

Bu staj programı ERA Kurucularından Murat Aktihanoğlu ve Melek Pulatkonak sayesinde TurkishWIN&ERA partnerliği yapılarak oluşturulmuş. Böyle fırsatların ve iş birliklerinin Türkiye’deki girişimci gençler için ne kadar kıymetli olduğunu gösteren ve rol model alınması gereken bir program. Bendeniz ikinci yıl katılımcısı olarak dahil oldum ve bu yıl Banu Onaral ve Argela sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. Bu imkanı yarattıkları için bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum. Vizyonu sayesinde fark yaratan ve daha güzel günleri bize getiren insanlar hep var olsunlar.

Bireysel olarak konfor alanından çıktığım zorlanmanın ve keşfedip öğrenme hazzının harmanlandığı bu dönem tüm hızıyla devam ediyor.

Yeni bir hafta daha getireceği yeni bilgilerle merak uyandırarak başlamak üzere.

Gökçe Gülcüler

Ağustos 2016

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazar Hakkında

Konuk yazarlardan ilham, fırsat ve yeni fikirlerle dolu paylaşımlar!

İlgili Yazılar

Yorum Yazın