Tebrikler! Eğitim sistemimizin rutinlerinden biri olan yarışı kazanarak üniversiteli oldunuz. Belki tam hedeflediğiniz bölümdesiniz, belki de amacınıza çok zıt olan bir yola girdiniz ve bunun depresyonunu bastırmakla uğraşıyorsunuz. Çok iyi anlıyorum bu durumu. Okuduğunuz bölüm tabi ki çok önemli ama istihdam çerçevesinden baktığımız zaman aslında kimse kendi bölümünden devam etme zorunluluğunda değil. Önemli olan üniversite hayatını tam anlamıyla nasıl yaşadığınız, üniversiteyi amaçlarınız için nasıl kullandığınız. Son sınıf öğrencisi olarak sizlere gözlemlerimi ve tecrübelerimi anlatarak naçizane tavsiyelerde bulunmak isterim.

Derslerde Not Tutun.

Evet, yanlış okumadınız. Derslere düzenli olarak katılıp not tutmanız sosyal hayatınıza katkı sağlar. Burada kesinlikle sınav zamanı sizden not isteyen ‘arkadaşlardan’ bahsetmiyorum, bu tarz arkadaşlıklar kalıcı olmaz zaten. Demek istediğim şu; not tutarken dersleri bilinçaltınıza yerleştirirsiniz. Sınav zamanı hangi ders ne miktarda çalışmanız gerektiğini tahmin edersiniz ve notlarınızın tamamı düzenli olarak sizde zaten olduğu için herkes not toplamaya, gece gündüz ders çalışmaya çalışırken siz rahat rahat sınavlara hazırlanabilirsiniz. Hiç unutmuyorum düzenli not tutma huyum sayesinde yayımevinin sözleşme için sınavlardan iki gün önce İstanbul’a çağırmalarını reddetmek zorunda kalmamıştım. Hazırlıksız gelen sürprizlere karşı ufak kurdeleli sunumlarınızı halihazırdaki notlarınıza güvenerek hazırlayabilirsiniz.

Kulüplere Üye Olun.

482-tr İş hayatında sorumluluk almak mezun olur olmaz gökten zembille ruhunuza inmeyecek ne yazık ki. Bu yüzdendir ki, özellikle özel sektörler kulüplerdeki aktif üyeliklerinize ve aldığınız sorumluluklardaki başarılarınıza bakıyorlar. Özellikle ‘ Gönüllü Çalışma Deneyimleri’ başlığının altını doldurmak isterseniz sivil toplum kuruluşlarının gençlik faaliyetlerine katılmanızı ve projelerinde aktif rol almanızı şiddetle tavsiye ederim.

Girişimcilik Programlarına Katılın.

Dünyayı etkisine almış girişimcilik hikayelerini kim sevmez ki? Birçoğumuz onlar gibi olmayı ister hatta basit bir fikri nasıl işlediklerini düşünerek içten içe hayranlık duyarız. Girişimcilik programları bu güzel ve başarılı insanlardan ilham almak, onlarla bağlantı kurmak için biçilmiş kaftandır. Büyük etkinlikler yüksek fiyatlardan bilet açılışı yapsa da öğrenciler için birçok fırsat sunuyorlar. Dünyaca ünlü ve girişi 85 Euro olan Startup İstanbul programına BKM express üzerinden TEGV’e 5 liralık bağışta bulunarak davetiye kazanmıştım. İşte öğrenci olmak böyle güzel bir şey. Bunun yanında ücretsiz ve ulaşım- konaklama gibi giderlerinizi karşılayan programlar da var. Örneğin Geleceğin Kadın Liderleri programı bunlardan biri. Bu güzel etkinliğe katılabiliyor olmama açılan en önemli kapı ise yine öğrenci olabilmem. Bu nedenle öğrenciyken en uzakta da en yakında da olsa tüm güncel programları takip etmenizi tavsiye ederim. Yoksa mezun olunca “Eyvah, ben ne yapacağım?” dersiniz, verdiğiniz yıllarınıza yazık olur.

Erasmus, Work and Travel, Interrail

Üniversite hayatında bir kere sınır dışına ayak basın tavsiyesini vermeden geçemeyeceğim. Bunlardan ilk tavsiye edeceğim program tabi ki Erasmus. Benim bölümümün denkliği olmadığı için farklı bölümlerin kontenjanından gitmeye çalışıp, dönüşte okulun uzaması riskine razı olsam da (evet, bunun için bir miktar uğraştım) ne yazık ki bir türlü göndermediler biz bahtsız maliyecileri. Yine de giden arkadaşlarımdan ve araştırmalarımdan biliyorum ki en yararlı program budur. Yarım dönem boyunca yurt dışında eğitim görmek aynı zamanda mesleki açıdan dünya standartlarına daha yakın olmak anlamına gelir. Öğrencilik hayatı boyunca kaçırılmaması gereken en önemli fırsat olarak aklınızda bulunsun.
Interrail her zaman yapılır ama öğrenciyken bir başka kolay oluyor. Örneğin, memur çocuğuysanız pasaportlarınızı indirimli alıp yine Avrupa ülkelerine vizesiz gidebilirsiniz. Yurt dışına çıkmanın en zor kısmı vize süreciyle uğraşma kısmıdır. Bu yüzden bu imkanlara sahipseniz hiç durmayın hemen bavulunuzu hazırlayın.
Work and Travel, 3 ay work sürecinden sonra 1 ay travel yapmanıza imkan veren seyahat programıdır. Bunun için ilk iki şart başvuru yaptığınız an örgün öğrenimde öğrenci olmanız ve 18-28 yaş arasında olmak (26 olduğu söylentileri de mevcut.). Amerika kıtasını merak ediyorsanız üniversite hayatınızın size getirdiği imkan olan Work and Travel’dan yararlanmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Staj Yapmaktan Kaçmayın.

indir
Hatta staj yapmak için istekli olan taraf siz olun. Staj tarihinizden hemen önce “Ne çıkarsa bahtıma” diyerek rastgele başvurular yapmak yerine aylar öncesinden kurumları araştırarak CV’lerinizi gönderin, gerekirse eğitimlerinizi doldurmak için staj yapmak istediğiniz kurumun tercih edeceği sertifika programlarına katılın. Staj yapmak farklı alanlarda deneyim yaşamanızın en büyük yoludur. Her yıl yaz tatilinde 1 aylık gönüllü staj yaparsanız birçok deneyim arasında istediğiniz alanı seçmeniz kolaylaşır. Ayrıca iş ağınız genişlemiş olur.

Yorum Yazın