Hazır bir çoğumuzun okulu bahar tatiline girmişken verelim kendimizi kitaplara.Okulları bahar tatiline girmemiş olanlar ise vize dönemi bittiğine göre sizlerin de zamanı vardır diye düşünüyorum.Bu yazımda şöyle bir içim su şeklindeki kitaplardan bahsetmek istedim sizlere.Gelin söyle bir göz atalım.

SİMYACI

Bu kitap Paulo Coelho tarafından 1988 yılında yazılmıştır.O yıllardan günümüze kadar popülerliği süren bir kitaptır.

Simyacı kitabının konusu ise İspanya’dan kalkıp Mısır Piramitlerinin eteklerinin hazinesini aramaya gelen Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının felsefi öyküsüdür.Simyacı’yı okurken kendinizi Simyacı yerine koyup okursanız kitap sizin için çok daha zevkli olacaktır.

Simyacı okumak aslında bir nevi kendinizi okumak gibidir.Simyacıyı bulmak da aslında kendinizi bulmaktır.Belkide dünya çapında bu kadar satmasını sebebi kılavuzluk niteliğinde olmasına bağlayabiliriz.Simyacıyı okumak kendinize anlam yüklemek ve kendinizi bir kere daha tanımanızı sağlar.Kitabı okuyunca mutluluğun aslında ne kadar uzak da olsa orada olduğunu ve ona ulaşabileceğimizi anlıyoruz.

Martı

Richard Bach tarafında 1987 yılında yazılmıştır.O zamandan bu yıllara kadar okutulmuştur.Gerek okulda öğretmenlerimiz tarafından gerekse ailemiz tarafından bu kitabı okumuşuzdur Üzülerek söylemek zorundayım ki ben bu kitabı okumayan kesimdeyim. Ama elimdeki kitabı bitirdikten sonra başlayacağım ilk kitap Martı olacak.

Size kitabın konusundan biraz bilgi vermek isterim.Martı, bir kuşun hiçbir şeyin onu caydıramadığı o devirde zorluklarla mücadele etmesini anlatmaktadır. Hiç düşmemeyi değil, her düştüğünüzde ayaklarınızı daha sıkı basarak ayağa kalkabilmeyi öğreneceksiniz bu kitapta.Çeşitli sitelerde okuduğuma göre Martı Jonathan’ın hayata atılışını anlatan bir hikaye kitabıymış.Dili sade ve okuması zevkli bir kitapmış.Benim gibi bu kitabı okumayanlar varsa bir baksın derim.

Küçük Prens

Günümüzde bu kitabı okumayan kaldı mı bilmem ama kaldıysa doğru kitapçılara koşsun bence.Okuyanlar ise tekrar tekrar okusun.Küçük Prens Fransız yazar ve pilot Antonie De Saint-Exupery tarafından yazılmıştır.Küçük Prens dünyanın en çok satan ve okunan kitaplarından biridir.Kitap yazarın uçağının bozulup Sahra Çölü’ne iniş
yapmak zorunda kalmasıyla başlar.Çölde Küçük Prens ile karşılaşır. Küçük Prens yazara yaşadığı yeri, yaşadığı maceraları anlatmaya başlar. O, B612 Asteroidinde tek başına yaşayan bir prenstir. Gezegeninde çok sevdiği güle özenle bakar. Gülüne nasıl daha faydalı olabileceğinin yollarını araştırmak istediği için diğer gezegenleri gezmek zorunda kalmıştır.Kralın gezegeninde otorite tutkusunu, sanatçının gezegeninde kendini beğenmişliği, sarhoşun gezegeninde saplantıyı, işadamının gezegeninde amaçsız sahip olma tutkusunu, fenercinin gezegeninde öğrenmeden, değişmeden emir yerine getirmeyi coğrafyacının gezegeninde elitizmi görür. Hepsinden mutsuz ayrılır. Son gezegen ise dünyadır. Dünya, diğerlerinden farklı olarak büyük ve kalabalık bir gezegendir. insanların kendi değerlerinden daha çok giysileriyle anlam ve değer kazandıkları bir yerdir.

Ben bu kitabı birden fazla okudum ve her okuduğumda farklı farklı şeyler keşfettim.Sizde bu kitabı bir kere okumakla kalmayın bence.Çünkü her okuduğunuzda farklı düşüncelere kapılacaksınız ve her seferinde size daha güzel gelmeye başlayacak.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın