TEDxReset 2015: Bir etkinlik düşünün, konuşmacılarını dinlerken bir dakika gözünüzü ayıramayıp tek bir an bile ilginizi kaybetmediğiniz; ilham vermekle kalmayıp müzisyenleriyle de tamamlayan…

Ankara’dan  bu etkinlik için sabah erkenden İstanbul’a geliyorum. Heyecan içinde Tim Show Center’a gidiyorum harika kalabalıkta kampüs liderlerimizle buluşup yerime geçiyorum. Ali Üstündağ çıkıyor sahneye kucaklayarak hoş geldiniz diyor. Ve sahnede dünyanın ilk 50 öğretmeni arasına girmiş – ki bu Dilek Livaneli’nin insanlara nasıl dokunduğunun sadece ufak bir göstergesi- ışık saçan bir köy öğretmeni konuşuyor. Sonra işini sevmenin getirdiği yaratıcılıktan bahsediyor Yiğit Kuyulu. Teknolojik anneler çıkıp biz “Kadınlar teknolojiden anlamaz!” diyenlere karşı doğduk diyorlar. Doğan Akın geliyor sonra ve çok net bir tavsiye veriyor: “Aklımızı öğrenilmişlerden ve önyargıdan kaçıralım!”  Erhan Erkut,  Türkiye’de girişimcilikten ve ortak çalışma merkezlerinin öneminden bahsederken bir ışık yakıyor: “Beraber başaracaksınız. Fikir uzmanları yoktur, değerli fikir de yoktur. Fikri hayata geçirmedikçe bir değeri yoktur.” teşvik edici şekilde bize.

Anlamaktan öte hissediyorsunuz artık, TEDxReset sizi değiştirecek. Bir bakıyorsunuz Tanzer Bilgin geliyor hepimizin koşuşturmasını bilerek bize durun ve toprağa basın diyor. Çiftçilerimizin hayat koşullarını iyileştirirken medeniyetin sunduğu nimetleri kanıksamaktansa onlara yardım etmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Alp Köksal hepimizin yarası olan Türk eğitim sistemi sıkıntılarına getirdikleri alternatif Khan Academy den bahsederken fırsat eşitliğinin önemine değiniyor. Ümit Manay çıkıyor ve diyor ki; biz de varız, LGBT bireylerden bahsediyor hani yok sayılan, hatta öldürülen… Başarı hikayesi mi istiyorsunuz? İpek Onaran bize Triatlon şampiyonu olmanın istemekle başladığını söylüyor ve ekliyor; “Gün 24 saat isterseniz yaparsınız. Hakan Diniz geliyor sahneye, tam tasarımcıymış ne güzel diye içimizden geçirirken sanki bizi duymuş gibi başlıyor söze: “Bizim meslek çok eğlenceli diyorlar.”  Kahkaha ve oyun dolu sunumunda bize anlattıkları kıymetliydi. Oyun bir çocuk aktivitesi değil ve oyuna çevirdiğin her şey seni mutlu eder. Selin Ersoy çölde mirketlerle geçirdiği araştırma döneminden bahsederken biraz cesaret edip kapıdan çıkarsak yapabileceklerimizin bize sunulduğunu söylüyor.

İlk gün daha ne kadar ilham verebilir diye büyülenmiş çıkarken, ikinci gün giyilebilir teknolojiden modaya,siyasetten, tasarıma her konuda fark yaratan konuşmacılar bizi fark etmeye çağırıyor.   Sonra “Light in Babylon” çıkıyor sahneye Ortadoğu’daki çok kültürlü müziğe alternatif ortamın bir temsili gibi müzikleri işliyor bize.  VE o an geliyor… Belki de 2 gün içinde salonu en çok etkileyen herkesin ayakta alkışladığı küçücük elleriyle dev orkestrada çalan yetenekler. Barış İçin Müzik, bizde öyle başka duyguları harekete geçiriyor ki;  inanarak hevesle bakıyoruz sahneye.   Tekrar tekrar çalsınlar istiyoruz. Kapalı Çarşı’da bir kilim satıcısı çıkıyor bu kez; Hikmet Şarlak. Öyle bir yetenek ki boşa gitmemiş iyi ki diyoruz izlerken, satış kelimesinin ötesine geçmiş artık müşteri ilişkisinin kitabını – abartma yok, kitap mevcut- yazmış bir esnaf. Hani hepimizin hayalidir ya ‘dünyayı gezmek’, işte bunu gerçekleştiren Anıl Kangal çıkıyor ve diyor ki “değişimden korkmayın”. VE benim için ikinci büyük an geliyor. Ali Denizci sahnede. Ali Denizci’nin hikayesini başka bir blog yazımda ayrıntılı olarak anlatacak kadar biliyorum. 10 dakikaya sığmayacak dersler verdi bize. Aklımda kalansa; “Görüyorsam, Duyuyorsam; Sorumluyum!” Soma geliyor yine aklımıza hiç gitmediği gibi. Oradakine uzaktan ‘vah vah’ etmeyen gidip yerinde yardım eden İbrahim Eke ve ekibine doğru olanı yaptıkları için minnet duyuyoruz. Yılmayan kadın, okyanusu tek başına geçmeye cesaret eden Dilek Ergül geliyor ve diyor ki: “Başarısızlıktan öyle bir haz aldım ki!” Ve kapanışı Zeynep Deniz Özturhan yaparken, harika iki günün en güzel yanlarını en komik halleriyle belki hatırlatıyor. Mesaj veriliyor: “Seneye daha da güzel olacak!”

17-18 Nisan 2015’te gerçekleşen TEDxReset bana açık ve net olarak gösterdi ki; hepimiz hayallerimizle, onları gerçekleştirirken yanımızda olanlarla varız; dinlediklerimizle güçleniyoruz ve sevdiklerimizden besleniyoruz. Böyle organizasyonların çıkışında hep kendime hatırlattığım bir şeyi daha sizlerle paylaşıp yazımı bitireceğim: “Bunları duymakla kalma, harekete geç.”

 

Görüşmek üzere!

Yazar Hakkında

Sebiha, ODTÜ İşletme 4. sınıf Öğrencisi. TurkishWIN destekli ODTÜ VT Women in Business projesi lideri ve Girişimcilik Vakfı Fellow'u. 2015 yılında G(irls)20 'de Türkiye'yi temsil etti. Kadın çalışmaları , girişimcilik ve pazarlama alanlarına ilgi duyuyor. Kampüssesver'de katıldığı etkinlikler ve ona ilham veren konular hakkında yazmaktan hoşlanıyor. Kedileri çok seviyor! :)

İlgili Yazılar

Yorum Yazın