Merhaba kız kardeşler :)
Bu blogtaki ilk yazım. Bizlerin burada olma amacına en çok yakıştırdığım felsefemizin ilham almak olduğunu düşünüyorum. Tecrübelerle sabitlenmiş olguları yolumuza ışık yaparken, yeni keşiflere çıkmak ve aynı zamanda kendi tecrübelerimizi anlatarak “Nasıl faydalı olabilirim?” diye düşünmek yaşamımızın en büyük erdemi olmalıdır. Bu nedenle ilk yazımda nasıl yazar olduğumu, nelerden ilham aldığımı, hangi platformla kendimi keşfetmeye başladığımı ve bunun sizlere nasıl katkı sağlayacağını anlatmak istiyorum.

Çekirdekten Yetişmek
 Hayat bazılarına henüz tohum kıvamındayken imkanlar sunmaya başlar. Doğduğu, büyüdüğü ortam; aile refah düzeyi bunların en önemlileridir diye düşünülür. Geçmişten gelen kast sistemi her ne kadar çoğu ülkede uygulanmasa da bilinçaltına yerleşmişliğini kimse inkar edemez. Varlıklı ve nüfuslu ailelerin çocuklarının diğer çocuklara göre hedeflerine ulaşma kolaylıklarını ne kadar gözardı edemesek  de bir o kadar azmin gücüne inanmalıyız. Başarı demek kocaman tarlaya rahatça büyüyebilmesi  için ekilen çekirdeğin boy vermesi değil, küçücük toprakta köklerini salarak gerekli vitamin ve mineraller neredeyse azimle onları bulmak, onlardan beslenmek ve o dar alanı zamanla sağlam köklerle sararak genişletip harikalar yaratmaktır. Peki bizler köklerimizi ne tarafa yönlendirip içimizdeki cevheri besleyebiliriz, şimdi ona bakalım.

Bir Hedefim Var, Peki Hayal Kırıklıklarım?
Keşke yaşam dediğimiz etrafı güzel bahçelerle çevrilmiş ve merkezinde her birimizin teker teker odak noktası olduğu; hiç engeli olmayan dümdüz bir yol olsaydı değil mi? O zaman yaradılış gereği bize verilen adrenalin duygusunu da çıkaralım bünyemizden. Hatta bence düz yolda her şeye sahipken sevmeye ve sevilmeye de ihtiyacımız olmayacağını düşündüğüm için kalbimizi de atalım vücudumuza ağırlık yapmasın. Dur bir dakika! Ölürüz o zaman. Evet, başta hayal ettiğim ütopyada yaşasaydık yaşamanın ne anlamı kalırdı? Bizi canlı tutan belki de yüzümüze vuran soğuk havadır, takıldığımız engellerdir. Düz yolda yürürken kullandığımız vücut kaslarıyla düştüğümüzde kalkmak için kullandığımız kaslar nasıl aynı donanıma sahip değilse, sorunsuz hayatta olası her duruma karşı hazırlığımız da o oranda düşük olacaktır. Yani yaşadığımız hayal kırıklıklarını ayaklarımızın altında toplayıp onlara basarak yükselmeliyiz.
Çocukluğumdan beri yazmayı hayatımın gelenekseli haline getirdim. Yazdım, yazdım ve yine yazdım. Sevdiğim, sevmediğim; üzüldüğüm, sevindiğim her şeyi parmak uçlarımdan kağıtlara akıttım. Zamanla kurgu yapmaya başladım. Başka hayatlara bakmak, yazarken yaşarmışcasına kurguda kaybolmak eğlenceli olduğu gibi bende tutkuya dönüştü. Çocuklara eğitici bilgileri nasıl masallarla anlatırlarsa ben de insanlara kendi fikirlerimi kurgulayarak dokunmak istedim. Bu yüzden roman yazmaya başladım. Yıllarca yazdım. Vazgeçtim, yarıda bıraktım. Sonra engel olamadım tekrar yazdım. Etraftan duyduğum “Sen yazıyorsun, ama nasıl yayımlanacak o kitaplar? Olmaz o iş.” cümlelerini duymaktan çok sıkılmıştım. Yeniden bırakacaktım ki başıma gelen en güzel şey uzaktan göz kırptı…

Vurur Yüze İfadesi Asıl Şimdi Başlıyoruz Bi’tanesi.
Ortamda bir hareketlilik, telaş var. Belli güzel şeyler olacak ama neden bizim üniversitede olsun ki? Mesela Hayko Cepkin, Aret Vartanyan, Semih Yalman gibi önemli insanlar neden gelmek istesinler?
Öncelikle bu afişin sadece şakadan ibaret olduğunu düşünmüştüm. El ilanlarıyla bu ünlü isimlerin bir platformla bizim kampüsümüze geleceği yazıyordu. Tabi bunları ve diğer isimleri duyup da gitmeyeni affetmezler diye düşünerek ertesi gün yerlerimizi aldık. Yapabileceğimizi, hedefimize giden yolda yalnız olmadığımızı anlatıyorlardı. O kadar etkilendim ki eve gider gitmez bugungunlerdenyarin.com‘a üye olarak hayalimin kitabımı tamamladıktan sonra yayımlanması olduğunu ve umudumun kırıldığını söyledim. Sonra neler olduğunu hep birlikte izlesek daha güzel olmaz mı ?

Nedir Bugün Günlerden Yarın?
Ben genelde “Üniversite öğrencisinin başına gelebilecek en güzel şey” diyerek tanımlasam da içeriğini dolu dolu anlatmak isterim.

Bugün Günlerden Yarın, Şahenk inisiyatifi olan ve Semih Yalman koordinatörlüğünde yürütülen; üniversite öğrencilerinin hedeflerine giden yolda onlara destekçi olan bir platformdur.Bugüne kadar 680 bin üniversite öğrencisi etkinliklerine katıldı, 8 bin genç doğrudan danışmanlık aldı, bunlardan biri de benim, önümüzdeki aylarda üniversiteleri gezmeye devam edecek.
https://youtu.be/jGwrJh9Ym3c

Süreç Nasıl İlerledi?
 Bugün Gü
nlerden Yarın platformunun üniversitelerimize gelip etkinlik düzenledikten sonra bugungunlerdenyarin.com adresinden üyeliğimizi tamamlıyoruz. Bu sayfa üzerinden danışmanlık eğitimi alarak hedeflerimizi, istediklerimizi ve varsa bunlara ulaşma noktamızda bizi engelleyen şeyleri anlatıyoruz. Anlatıyoruz derken karşımızda bizi dinleyen ve bizlere cevap veren profesyonel danışman ekibiyle iletişimde oluyoruz.
Aret Vartanyan’dan danışmanlık aldıktan sonra beni harekete geçme noktasında proje yöneticimiz aramıştı. Harekete geçme noktamız, sürecimiz hakkında bilgilendirmişti.

Hedefim kitabımın basılmasıydı ama bununla kalmadık. Bugün Günlerden Yarın ekibi bizim için en güzelleri düşünmekte dünya markası :) Aret Vartanyan önderliğinde yazarlık workshop eğitimi aldık bir de. Edindiğim güzel bilgileri hayata geçirerek çok fazla faydasını gördüm bu eğitimin. Eğitimimizle ilgili videoyu buradan izleyebilirsiniz.

Ya Sonra?
 Sonrası aslında işin en gurur verici kısmıydı. Üniversitelerde düzenlenen etkinliklerde konuşmacı olarak bizler de yer aldık. Bir zamanlar ilham aldığımız koltuklarda oturan  akranlarımıza ilham vermek için gittik. O an anlıyor insan platformda nasıl sahiplenildiğini ve aslında platformu nasıl sahiplendiğini…

And Awards Come To Us
12196261_491445441029819_8696313144356052573_n

 Evet, başlığı doğru anladınız. Birçok ödüle sahip olduk, zaten hak ediyorduk.Fakat bir tanesi var ki…
Tarih 28 Eylül. Her zamanki gibi okulun bahçesinde arkadaşlarla ilk gün hasret giderme töreni yaparken telefonum çaldı. Proje yöneticimizle güzel bir muhabbetten sonra bana ödül aldığımızı söyledi. Çok sevindim ama şaşırmıyordum artık. Çünkü bu bizim projemizin hak ettiği ve alıştığı bir şeydi ta ki ödülümüzün Stevie ödülü olduğunu, ödül törenine iki öğrenciyi de götüreceklerini ve bunlardan birinin ben olduğumu söyleyene kadar. Sevinçten dilim tutuldu önce, sonra nasıl çözüldü ben de anlamadım, heyecandan baya saçmalamış olmam lazım. Hazırlıklar, tatlı telaşlar, vize için beklemeler vs. derken ilk profesyonel bestesini Bugün Günlerden Yarın için yapan proje arkadaşım Kerem Albayrak‘la kendimizi Toronto’da bulduk. Oraya büyük bir gururla gitmemizin yanısıra bir de rüya gibi 4 gün geçirdik. Semih Yalman’ın bir cümlesi beni çok etkilemişti ödül törenindeyken “Bu ödülü siz hak ettiniz, sahneye çıkıp siz almalısınız.”
Ödül töreniyle ilgili ayrıntılı medya haberine buradan ulaşabilirsiniz.

Tabi ki bir yazıyla özetlenemeyecek kadar güzel bir sürecin içindeyiz Bugün Günlerden Yarın öğrencileri olarak. Neyse ki anlatmak istediklerimi canlandıran görsellerimiz var :) Şuna emin olmanızı isterim ki hala büyük bir heyecanla anlatıyorum bunları. O anları anlatarak, yazarak yeniden yaşamak da güzel; bu güzel anların hiç bitmeyeceğini bilmek de. Yani Bugün Günlerden Yarın platformuna neresinden bakarsak bakalım hep güzel. Ben istiyorum ki, böyle bir imkan varken herkes çekinmeden yararlansın. Başlangıçta aklınızda soru işaretleri olabilir. Korkmayın! Elinizi uzattığınızda boynunuza sarılacak olan Bugün Günlerden Yarın ekibi sizi sizden daha iyi anlıyor, sizleri çok seviyor.
Ertelemeden harekete geçelim. Yarın değil bugün çünkü BUGÜN GÜNLERDEN YARIN!

Yazar Hakkında

Yazar "Yüksek Topuklar Yüksek Umutlar" Erciyes Üniversitesi/ Maliye

İlgili Yazılar

Yorum Yazın