2814522_ikon-mum-boya-mektup-zarf
Geleceğe söylemeden edemeyeceğim ilk şey ne olursa olsun “Erteleme!” ve zaman denen hazineni her kuruşuna kadar VERİMLİ harca.

 Tecrübe ve yetkinlikleri harmanlayıp yüzümü tam da 180 derece geleceğe döndüğüm bu günlerde, tahmin edersiniz ki düşüncelerin sesini kısmak pek mümkün olmuyor. Geleceğe dair planlar yapmak, doğru adımlar atmak daha da kötüsü bu süreci evrende ilk kez biz yaşıyormuşuz gibi davranmak… Tüm bunlar arasında, bireysel olarak fark ettiğim şey bu dönemde yalnızca geleceği görmek istediğim oldu. Peki ya geçmiş, edindiğimiz dersler ve tecrübeler? Yüzümüzü geleceğe çevirmişken ardımızda kalan 180 dereceye tamamen kör oluyoruz. Kaygılarımız bizi ele geçiriyor. Daha da kötüsü hayal ettiklerimize kavuşunca kaygıların sona ereceğine inanıyoruz sonrası mı? Koca bir hayal kırıklığı! Çünkü kaygı peşimizi 360 derece bakmayı öğrenmedikçe bırakmıyor. Unutmayın Görüş açılarımızı biz belirliyoruz!
Yaklaşık 7 aydır, mükemmel kurumsal eğitimler tasarlayan, kaygı kavramına bakış açımı değiştiren, zamanın kıymetini unutsam da her daim hatırlatan bir danışmanlık firmasında staj yapma şansına eriştim. Daha önce farklı yerlerde çeşitli staj deneyimlerim, sosyal sorumluluk çalışmalarım olmuştu ancak 7 ayın sonunda irdelediğimde bir kez daha anlıyorum ki, farklı sektörlerde ve alanlarda eğitim veren bu tip danışmanlık firmaları size beklentinizin üstünde 360 derecelik bir tecrübe yaşatıyor! Geleceğimize seslenirken bu yolda yürüyen tüm üniversite öğrencilerine hayatlarının uzun ya da kısa bir döneminde böyle bir tecrübe edinmelerini şiddetle tavsiye ediyorum. Sektörlere göre çalışma farklılıklarını, bakış açılarının insanlar ve kurumlar üzerindeki etkilerini, iletişimin önemini, keşkeleri, yarın başlıyorumları ve kaygıların peşimizi bırakmadığını stajyer eğitmen olarak katıldığım eğitimler sırasında gözlemledim, öğrendim. Tam da bu yüzden danışmanlık firmasında staj diyorum çünkü geleceğinizde zaman içinde deneyim edebileceğiniz pek çok şeyi kendi gözlemlerinizle yorumlamanıza olanak sağlıyor. En kıymetlisi de bunu kitapların, okul sıralarının ötesinde yaşanmış hikayeler ve hali hazırda varlığı devam eden operasyonlara tanıklık ederek yapabilmeniz. Katıldığım her eğitimde, çektiğim her fotoğrafta “Ben olsaydım ne yapardım?” ya da “Gelecekteki koşullarda da aynı şekilde düşünür müyüm?” sorularını sorarken buluyorum kendimi. Sorguluyorum, sınırlarımı zorluyorum ve katılımcıların tecrübeleri ile kendi düşüncelerim arasında görünmez bir bağ kuruyorum. 360 derece ile görmek demiştik değil mi? İşte onu da kurulan bu bağa borçluyum. Bambaşka iş ve hayat tecrübeleri demek farklı derecelerde pek çok bakış açısı demek.
2814522_ikon-mum-boya-mektup-zarf
Takım çalışması içerisinde olması muhtemel geleceğime söylemek istediğim ikinci şey bakış açılarının çeşitli olduğunu unutma. Farklılıklar arasında bağ kurmayı öğren!

682bab_9e38efa3fe0741398e34799cae8cb32e-mv1
Stajyer bir eğitmenseniz farklılıkları yalnızca insanlar arasında değil yapılan işler arasında da yönetmeyi öğreniyorsunuz. Tek bir gün içerisinde gerçekleşen kısa bir eğitimin bile hazırlık sürecindeki ufak detayları, sorunları fırsatlara dönüştürmeyi, eğitim sonrası raporlama yapmanın önemini, beklenti yönetmeyi, bu doğrultuda geri dönüm almayı ihmal etmemeyi ve daha nicesini….
Birbiriyle bağlantılı bu uzun yolda kuş bakışı bir açıdan gözlem yapabilmek hem işimize olan hakimiyetimizi arttırır, hem de bizden sonraki çalışanın işini kolaylaştırır.Yaşadığım tecrübe içerisinde şüphesiz öğrendiğim kıymetli noktalardan bir diğeri yeniliğe her zaman açık olmak, araştırmak ve en önemlisi özgün kalmak oldu. Bilginin paylaşım hızına yetişmek için ekstra çaba sarf ettiğimiz günlerde çokça okuyarak ve dinleyerek yeni yollar edinebiliriz ancak kıymetli olan sapağı kendimizinkine çevirebilmemiz. Aksi halde o yolda ileriye gidebileceğimiz bir araç olmak yerine yalnızca geçici çözümlere ulaştıran, eskimeye yüz tutmuş tabelalara dönüşürüz.
2814522_ikon-mum-boya-mektup-zarf
 Senin rengin kırmızıdır belki, mavi olmaya çalışma. Onun yerine mavi olan rengi bul ve birlikte gökkuşağına katılın! 

Özgün olmak, farklılıklardan yola çıkmak demişken tüm bunları yaratıcılığın sınırları ötesinde gerçekleştirmek de pastanın kreması misali bu işin en keyifli yanı. En sıkıcı raporları bile renkli hale getirmek, şınav çeken beyin ikonları tasarlamak, her yeni gün “Bugün o gün!” dedirtecek postlar paylaşmak, en umulmadık objeye egzersiz tasarlayarak minimum enerjiden maksimum kahkaha elde etmek ve en önemlisi hizmeti alan kişiye “eşsiz” hissettirmek… Hangi işi yaparsak yapalım üzerinde yoğunlaşmamız ve çıktığımız kariyer yolunda unutmamamız gereken asıl başarı anahtarımız! Tüm bu kilit noktaları gözlemlemenin,  yazıya dökmenin, yazarken bile hissetmenin derininde ise elbette mutlu olmak yatıyor. Mutlu olduğumuz işi yaptığımızda küçük detaylarda kaybolmak yerine 360 derecelik bir bakış açısı ile o detayları fırsata dönüştürmeyi deneyimleye biliriz.
2814522_ikon-mum-boya-mektup-zarf
 Geleceğe son belki de en zor mesajım; küçük insanlara ve detaylara takılıp mutluluğu aramaktan asla vazgeçme! 

 Kaygılarımızın bizi bataklık misali dibe çekmesine izin vermeyelim, işe geleceğe mesaj göndermekle başlayalım. Sizin geleceğinize mesajınız var mı? Varsa durmayın sarılın kağıda kaleme!
Geleceğe aydınlıkla bakarken bugünü yaşamanın kıymetini bilenlere…

Yorum Yazın