“Doktor olmam lazım benim, doktor!”
Küçücük bir çocuk düşünün, 6-7 yaşlarında. “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuna; “Doktor olmam lazım” diye cevap veren, böyle cevap vermesine neden olan şeyleri bir düşünün. İstiyorum değil, olmam lazım!
Korkarak sorduk, “Neden?” diye. Abisi hastaymış. Evde onunla oyun oynamak istediğini ama her zaman bunu yapamadıklarını anlattı bize, sürekli hastaneye gittiklerini… Eğer doktor olursa abisinin hastaneye gitmesine gerek kalmaz, evde ona bakabilirmiş, hatta ilaç verirmiş. Sonra da birlikte oyun oynarlarmış.
Ne olmak istiyorduk küçükken? Peki ne olduk şimdi biz, yani büyüdük ya hani biraz da olsa. İstediğimiz bölümde okuyor muyuz veya istediğimiz bölümden mezun olduk mu? Hayal ettiğimiz hayatı yaşıyor muyuz peki? Bunların hepsinin olduğunu varsayalım. “İnsan” olmanın gereklerini yerine getiriyor muyuz?
Bakın ben küçükken araba tamircisi olmak istediğimi hatırlıyorum, garson olmak istediğimi. Tamircinin işini yaptığında, garsonun siparişi doğru getirdiğinde insanların onlara teşekkür ettiğini görmüştüm. İnsanları mutlu eden bir işim olsun istemiştim galiba o saf duygularla. Tabi zamanla büyüyorsunuz, insanları memnun etmenin karın doyurmadığını görüyorsunuz, para kazandıracak işler hayal etmeye başlıyorsunuz falan filan…

Sonradan babasından öğrendik, annesi onu dünyaya getirirken hayatını kaybetmiş. Abisinin ne hastası olduğunu soramadan gitti baba-oğul, el ele. O kadar çok şey yaşıyoruz ki üst üste, nefes almaya fırsat bulamadan. Aslında bu çocuk şu kısacık konuşmasında bile bize o kadar çok şey anlattı ki. Biliyorum, son zamanlarda çok fazla duydunuz bu lafı ama yine de bu yazdıklarımdan sonra şuraya bir yere bunu bırakırsam rahatsız olmazsınız diye düşünüyorum: “Keşke dünyayı çocuklar yönetseydi.”

Yazar Hakkında

1997'de Ankara'da doğdum. Hogwarts mektubumu beklemekten vazgeçtiğim için Pamukkale Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisiyim.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın