Rana Özşeker ile hayalleri şekillendirmek üzerine hayatınızda mihenk taşı olacak bir etkinliğin izlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Hayatınızı neyin üzerine kuruyorsunuz? Neyi çekip alsam hayatınız yaşanmaz olurdu? Özgürlük, ölümsüzlük, iz bırakmak, aşk, estetik… Her şeyin tam olduğunu düşündüğünüz anda dahi sizi mutsuz eden şey nedir? Yolunda olmayan şey ne?

60e9a2cb-8a5e-42b3-a532-15b473f7ce02image2
Değerlerimiz…

Hayatınızı üstüne kurduğumuz değerleri bilmediğimiz sürece yönünü bulamayan yolcularız hepimiz. Değerlerini bilmek de kendini irdelemek ve yüzleşmekten geçiyor. Peki değerlerimi, gerçek beni nasıl tanırım?
Değer çalışması ile Rana Özşeker ilacı oluyor bu sorunun. Kendinize sormanız gereken üç temel soru var,
1.En mutlu olduğum anlar neler?
2. En kızdığım anlar hangileri?
3.Korkularım neler?
Her biri cevaplara götürecek duraklar. Neden mi? Mutlu anlarımız duygularımızın doyduğu, kendimizi hedeflediğiniz noktada hissettiğimiz anlar değerlerimizi anlatmakta ayna işlevi görüyorlar.
Kızgınlıklarımız da iyi öğretmenlerden, değerlerimizin en çok çiğnendiğini düşündüğünüz anlar çünkü. Adalet değeri olan bir insanın trafikte önüne ansızın beliren şoföre gösterdiği tepki gibi.
Korkular, ‘Ya öyle olursa’lar da kendimizi tanımak adına ilk düşüneceklerimizden.

Peki Nasıl İlerlemeliyim ?

Doğru soruları sor diyor Rana Özşeker. Duygularımı bulmalıyım, beni motive eden gerçek sebepleri, bilinçaltımın yarattığı engelleri düşünmeliyim.
Hayal hatırlatıcılarınız olsun, öyle ki sizi siz yapan her şey görsel, müzik orada olsun. Belki de böyle bir şiir,

Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar

 

‘’Bir insanı en iyi hayallerinden tanırsınız.’’ diyor Rana hanım. Hadi ne duruyorsunuz gerçekten tanışalım o zaman. Ben köprü olmayı seviyorum zamanlar, insanlar ve fikirler arasında. Soyut amaçların peşinde olan insanlarla daha rahat yaşayabiliyorum. Kimliği olan yerlerde nefes alıyorum. Nasıl geri dönüleceğini bilmiyorsam, kaybolamıyorum. Gözlerinizin içine bakıyorum; çocuk, yaşlı, genç, kadın,erkek  sözlerinize değer veriyorum ve inanıyorum Jale Necdet Erzen’in sözüne inanıyorum. “Bir sanat eseri, size çevrilmiş olan bir yüz, bir göz, bir bakıştır.”

Hadi hayal tahtanı çiz ve inandıklarını hatırlatsınlar sana. Hayallerin değerlerine dayansın ki gerçek seni ve hikayelerini duyayım. Gerçekten tanışalım!  Tam şu anda! Merhabalar, Ben Yeşim! Ya senin adın nedir? :)

Yorum Yazın