Buldum! Dünya’yı kurtarmak için ne yapmamız gerektiğini buldum! Hep beraber bir uzay aracına atlayıp Dünya’yı kendi haline bırakıp başka bir gezegene gidelim ve Dünya kurtulmuş olur. O mutlaka kendini temizlemenin yolunu da bulur, birkaç yüz ve belki bin yıl sonra insanlık tekrar Dünya’ya geldiğinde gerçek güzelliğini görmüş olur böylece.

Böyle bir şey yakın bir gelecekte olamayacağına göre, en iyisi dünyayı yapay zekalara bırakmak. Peki bu yapay zekalar bizim yapamadığımız neyi yapabilecek? En basit örnek olarak, Google’ın Deepmind ekibinin yarattığı AlphaGo yapay zeka botu insanla yaptığı maçlardan birinde, bir insanın asla yapmayacağı çünkü yanlış olacağını düşüneceği bir hamleyi yaptı ve bu hamle sayesinde o oyunu kazanmış oldu. Kısacası bizim çok ötemizde hesaplamalar yapıp, duygularına yenik düşmeden veriler üzerinden hareket ediyor. Bu oyunları kazanması gelecekte hayatımızın her noktasına dokunacak olan yapay zekalar için başlangıçtı. Peki gerçekten ne kadar güvenmeliyiz bu yapay zekalara?

Duyguları olmayan, 0 ve 1 lerden oluşan bir makine insanların hayatlarına ne kadar önem verebilir? Biz bu değerleri o makinelere öğretebilecek miyiz? Diyelim ki öğretebildik, bu yapay zekaları kim yönetecek? Sonuçta yapay zeka teknolojisini kontrol edenler bir bakıma dünyanın en güçlü silahını, para makinesini elinde tutuyor olacak.

Yani aslında dünyayı kurtaralım derken dünyanın anahtarını bir makineye teslim mi edeceğiz veya o makineyi kontrol eden kişilerin eline? Bu konu üzerinde araştırmalar yaparken bir ütopya geliştirdim. Senaryom şöyle;

Birileri yapay zekayı insanlığın yararı için kullanacak, başkaları da her zaman olduğu gibi bu sistem üzerinden para kazanacak veya yapay zeka öyle bir noktaya gelecek ki yazının başında bahsettiğim gibi Dünya’yı yapay zeka ve robotların eline bırakıp yeni dünyalara doğru yol alacağız. Tabii direkt interneti de kapatabiliriz, ama mümkünse bunu yapmayalım. Senaryom ne kadar yaratıcı olmuş değil mi (!)?

Bunlar çoğumuzun yapay zeka üzerine düşündüğü, konuştuğu, yönetmenlerin filmini çektiği düşünceler. O zaman şimdi ki zamana, yani gerçeğe dönersek yapay zeka konusunda ne noktadayız?

Yazının başında belirttiğim gibi şu anda yapay zeka konusunda en önde olan firmalardan biri Google. Google ile beraber Microsoft, Intel, Facebook gibi devler de bu yarışın içerisinde. Apple da mutlaka üzerine çalışıyordur, Siri’nin dışında, ama onlar halka açık olmayı pek sevmiyorlar sanırım. Bunlar büyük oyunculardı. Bir de yavaş yavaş start-up kültürü içerisinde büyümeye başlayanlar var.

Bunlara örnek olarak, slack içine entegre edilebilen botları verebiliriz. Yakın bir gelecekte slack de arkadaşlarınızla konuşurken mesaj yazar gibi bir komutla pizza şiparişi verebileceksiniz ve belki onun da ötesinde “Sen acıktın, ben senin siparişini çoktan verdim.” diye mesaj atacak bize bu bot. Bir başka örnekse; bir robot bizim adımıza bir başkasıyla e-posta üzerinden konuşarak en uygun gün ve saate randevu ayarlayabiliyor.  Bu örnekler artmaya devam ediyor ve bunların yanına her geçen gün bir yenisi daha eklenmeye devam edecek gibi de görünüyor ve bu yarış çok keyifli bir hal almaya başladı. Yatırımcılar da bu konuda hiç çekinmeden yatırım yaparak bu yarışı daha da ileri bir seviyeye çıkarıyorlar. Peki geleceği şekillendirmesi beklenen bu teknoloji konusunda biz ne yapıyoruz?

Açıkçası bu konuda pek bir fikrim yok ama bu yarışın içine girmek için çok güzel bir zaman. Belki hala yerli üretim bir arabamız veya ‘drone’umuz yok ama her geçen gün başka bir teknolojik gelişme ortaya çıkıyor ve dünyayı yakalamak için başka bir fırsat geçiyor elimize. Bu fırsatları doğru zamanda değerlendirmemiz gerekiyor. Bence yerli üretim benzinli bir araç çıkarmak yerine elektrikli bir araba için uğraşsak çok daha değerli olur gelecekte. Ortaokulda öğretim gören bir öğrenciye tablet vermek yerine kod yazmayı öğretip, raspberry pi verilse de çok daha verimli olabilir. Veya bir “unicorn” start-up çıkarmak için uğraşmaktansa küçük ama birbirine yardım eden şirketlerin ortaya çıkmasına yardım edilse daha mantıklı olabilir bence. Bunlar içinde en ideal konulardan biri şu an için yapay zeka.

Bir de bunların hepsinin olabilmesi için üzerimizdeki tembellikten kurtulmamız, yani konforlu alanın dışına çıkabilmek gerekiyor. Umarım başarırız.

Şöyle bir düşüncem var; hiç beklemediğimiz bir şekilde öyle bir fikirle karşılacağız ki hepimiz, işte o zaman gerçekten hareket etmeye başlayacağız, ama o ne olur bilemiyorum. Belki de “o” daha fazla konuşmak bile olabilir. Kim bilebilir ki…

Dip not: Yapay zeka konusunda Person of Interest adlı diziyi tavsiye ederim, mutlaka izleyin.

https://www.youtube.com/watch?v=Tzzu7Q-yL7Y

Yorum Yazın