Düşlerimden düştüğüm gün Tarsem Singh’in “The Fall”unu izledim. Peki, sen neden bu filmi izlemelisin? Mümkün olduğunca sürprizleri bozmadan sana “Düşüş”ü anlatacağım.

Amerikan ve Hindistan ortak yapımı The Fall, video klip ve reklamların usta yönetmeni Tarsem Singh tarafından çekilen; Lee Pace, Catinca Untaru ve Justine Waddell’in rol aldığı 2006 yapımı filmdir. Film; 1981 Bulgar filmi Yo Ho Ho’nun senaryosuna dayanır. Film, sakat bir adam olan Roy ile küçük bir kız olan Alexandria’nın hastanedeki olağan dışı arkadaşlık hikayesinden yola çıkıyor. Adam ve kız kendi aralarında, intikam peşindeki beş kahramanla ilgili bir masal uydururlar: maskeli bir kabadayı, Afrikalı kaçak bir köle, Hintli bir mistik, İtalyan bir anarşist ve bir doğa bilimci, ıssız bir adaya sürgün edilmişlerdir. Filmin türü: fantastik, macera.                                                                                                Kaynak: Vikipedi

Akıl almaz sahnelerden kurgulanmış, rengarenk bir serüvene hazır ol!

 

Neden İzlemelisin?
Filmi en etkileyici kılan özelliği şüphesiz ki adeta bir görsel şölen olması. Filmin hikaye anlatımı, mükemmel görselliği ve seçilen renklerle sizi küçüklüğünüzde uyumadan önce anne babanızdan en güzel masalları dinlediğiniz yaşlarınıza götürüyor. Filmin çekim yerleri arasında 21 farklı tarihi mekan bulunmaktadır ve bunlardan biri de Ayasofya Camii’dir. Bence görsel açıdan en etkileyici sahnelerden biri de Ayasofya’daki düğün sahnesindeki semazenlerdi. Kendi kültürünüzden ögelerin böyle bir masal içerisinde harmanlanıp bir şaheser ortaya çıkarması bu sahneyi daha da özel kılıyor.


“Dünya ne kadar gizemli, bir gün onları çok severken ertesi gün hepsini binlerce kez öldürmek istiyorsunuz.”

Bu filmi seçmemin bir diğer sebebi ise bir yandan son derece gerçekçi, hayat kadar acımasız ve duygusalken aynı zamanda portakalların içine takma diş koyup onları toprağa gömdüğünde dişleri olan portakallara sahip ağaçlar yeşereceğine inanacak küçük bir kız çocuğuna anlatılan basit bir masal kadar masum olması. Aksiyon sahnelerinde yerinizden sıçrarken 2 dakika sonra kendinizi hıçkırarak ağlarken bulabileceğiniz yaşamın 2 saatlik kısa özeti gibi olan bu hayal dünyasından çıkmak istemeyeceksiniz.

Oyunculuklar
The Fall gibi kült bir filmi anlatırken oyunculukların muazzamlığından bahsetmeden olmazdı. Oyuncu kadrosu bakımından çok da kalabalık bir film olmamakla birlikte mükemmel bir cast seçimine sahip bir film. Özellikle başroldeki Alexandria’yı oynayan; film çekildiği zamanlarda (2006) 9 yaşında olan yıldızımız Catinca Untaru neredeyse diğer oyuncuları gölgede bırakıyor diyebilirim. Çocuk olmanın vermiş olduğu doğallıktan mıdır bilinmez ama adeta beyaz perde için doğmuş gibi. Sadece Alexanria’yı izlemek için bile önerilebilecek bir film The Fall; film boyunca Alexandria ile gülüyor onunla ağlıyorsunuz. Hani film izlerken en beğendiğiniz karakterin yerine kendinizi koyarsınız ya istemsizce işte bu filmde de kendinizi onun yerine koyacak ve hikayeye dahil olacaksınız.

 

 

Şimdi sana tavsiyem en sevdiğin battaniyeye sarıl, sıcak çikolatanı al; Mystic borazanını çalıyor ve masal başlıyor.

“Roy: Gözlerini kapat ne görüyorsun?
Alexandria: Hiçbir şey.
Roy: Gözlerini ovala… Yıldızları görebiliyor musun?
Alexandria: Evet.”

 

 

Berfin Kahriman

Yazar Hakkında

Konuk yazarlardan ilham, fırsat ve yeni fikirlerle dolu paylaşımlar!

İlgili Yazılar

Yorum Yazın