Globalleşmenin bu kadar hızlı,  ulaşımın her zamankinden daha kolay ve gezmenin her zamankinden daha hesaplı olduğu bu dönemde; farklı nedenlerle, farklı zamanlarda ve farklı insanlarla 48 ülke gezmiş biri olarak bu yazımda “En akıllı yoldan nasıl gezilir?” sorusunu herkesin bilmediğini düşündüğüm püf noktalarıyla cevaplayacağım.

 

Plan:

  • Eğer gitmek istediğiniz yer ve zaman belliyse, iFlyZED uygulamasına nereden nereye ve hangi tarihte gitmek istediğinizi yazıp tüm havayollarının o gün içerisindeki direkt ve aktarmalı uçuşlarını görebilirsiniz.
  • Eğer bulunduğunuz yerden uzaklaşmak istediğiniz zaman belliyse ve ama yere karar veremediyseniz, diğer bir deyişle bir boşluğunuza uygun fiyatlı bir tatil sığdırmaya çalışıyorsanız, Fly Me Anywhere‘de bir çılgınlık yaparak rüzgarın sizi attığı yere yani o tarihlerde en uygun fiyatlı uçak biletlerinin olduğu yere gidebilirsiniz.Apps
  • Eğer seyahat etmek istediğiniz yer belliyse, zamanı tam kestiremediyseniz; yerin bayramlarının ve festivallerinin olduğu bir takvim bulup favorinizi seçerek bu zaman diliminde gidebilirsiniz. Özellikle de aynı yere birden fazla kez uğramayı seviyorsanız, en azından burayı farklı maskelerle görmek sizin de perspektifinizi değiştirecektir!
  • Sınırları olmayan bir Avrupa gezisinde trenlere dair her sorunuza cevap verecek bir uygulama arıyorsanız kuşkusuz Rail Planner App‘e bakmanızı öneriyorum.
  • Hava ve demiryolu dışında, kara yolunda otobüslerin yeni rakibi Avrupa’da BlaBlaCar ve Türkiye’de Yolyola’yı göz önünde bulundurabilirsiniz.
  • Tripadvisor‘dan sıkıldıysanız, tablet/telefonunuza indirebileceğiniz ve böylelikle çevrimdışı da kullanabileceğiniz Triposo oldukça güzel bir alternatif. Ülke ve şehir hakkında tarihi bilgilerin yanısıra lokallerin bileceği türden hikaye ve efsanelere de yer veren uygulamada gezilecek tarihi ve turistik yerlerden yenilecek restoranlara kadar birçok farklı kategoride sonsuz bilgi mevcut.
  • “Haritamı elektronik severim.” diyorsanız dünyanın her yerine Tomtom, birçok metropol şehre de Citymapper ile ulaşabilirsiniz. Her ikisi de nereden nereye gitmek istediğinizi girdiğinizde size yürüyüş, bisiklet ve araba yolunu -çevrimdışı- çıkarıyor. Fakat Citymapper sadece bunlarla da kalmıyor, şehrin toplu taşımasıyla ilgili detayların yanısıra alternatif yolların tahmini zaman ve maliyet bilgilerini de veriyor.
  • “Yol konusunda rehberlik etmesine gerek yok, yolları gösterip turistler için tavsiyelerde bulunsun.” derseniz de şehir lokalleri tarafından hazırlanan dolayısıyla az sayıda şehri illustre eden UseIt’i tavsiye ederim!
  • Kalacağınız yeri Booking, Kayak ve benzerinden seçerken Google Maps üzerinden şehrin ne kadar içinde ya da dışında kalmak istediğinizi kontrol etmeyi unutmayın.
  • Eğer otelde ya da pansiyonda kalmak yerine kültürel bir açılımda bulunmaya hazırsanız, farklı filozofilerdeki bu iki organizasyonu araştırmalısınız: Couchsurfing ve Servas!

 

Bavul:

  • bavulBavul olayına girmeden önce gideceğiniz yer ve mevsim, yapacağınız aktiviteler doğrultusunda kendi alınacaklar listenizi hazırlayabilirsiniz. Böylelikle boş bavulun karşısına geçtiğinizde gerekli malzemeleri unutmazsınız ve gereksiz malzemelere de yer vermezsiniz.
  • Eğer kendinize güvenmiyorsanız; seyahat tarihlerinizden konaklama türünüze, kaç kişi gideceğinizden yapacağınız aktivitelere kadar ayrıntılı bir filtreleme sürecinden sonra size eksiksiz bir -aslında birden fazla- liste çıkaran The Universal Packing List’e göz atın.
  • Bavula siyah, gri, ten ve beyaz renklerinde tişört ve pantolon/tayt/etek atmak -neredeyse- her zaman hayat kurtarır. Bunların yanı sıra ben her yere bir kot ve spor bir beyaz gömlek de taşırım.
  • Ayrıca gideceğim yerin sıcaklığına bakmadan bir bikini ve havludan daha az yer tutup aynı işlevi gören peştamalimi de yanımdan ayırmam. Kimse güzel bir suya girme fırsatını kaçırmak ya da havlu krizi yaşamak istemez…
  • Bavulunuzun sıra dışı renklerde olması ya da diğer sıkıcı bavullardan üzerindeki kemer veya çıkartmalarla ayrılması varış noktasında işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Tabii havaalanlarında, tren garlarında ve bavulunuzla olan fotoğraflarınızda alacağınız iltifatları saymıyorum bile!

 

Vardığınızda:

  • Vardığınız gibi ilginiz doğrultusunda bir opera/müzikal/tiyatro gişesinden kendinize uygun bir program olup olmadığını öğrenin.
  • Yeterince lokal bir mağaza ya da kafede bulunduğunuza emin olduğunuzda görevlileri size bulunduğunuz şehrin gizli saklı köşelerinden bahsedip size tavsiyelerde bulununa kadar esir alın!
  • Şehrin turist haritalarında bulamayacağınız güzelliklerini ve derinliklerini sizi buraların hikayelerini anlatarak, istediğiniz zaman ve istediğiniz hızda gezdirecek birini tanıyorum desem gözlerinize ve kulaklarınıza inanır mısınız? Bu bahsettiğim aslında bir kişi değil, farklı seslerle hayat bulan bir uygulama: Detour. Uygulamanın olduğu sekiz şehirden birindeyseniz kulaklıklarınızı takmanızı  ve bu sesli tur fırsatını kaçırmamanızı öneririm.
  • Araştırmacı ve maceracı bir yönünüz varsa Geocaching tam size göre! Dünyanın dört bir yanına Geocacher’lar tarafından yerleştirilmiş sürprizler sizin hazine avına çıkmanızı bekliyor…
  • EatWith ile yüzlerce şehirde kendi şefinizi ve yemek yiyeceğiniz mekanı seçerek restoranda herhangi bir masada yemek yemek yerine kolayca özel IMG_4231davetlerin bir parçası olabilirsiniz.
  • Peki fotoğraf albümü yapmaya ne dersiniz? Gezdiğiniz yerden bir obje seçerek onun farklı formlarını fotoğraflayıp gezinizin sonunda kendi sofistike albümünüzü yaratabilirsiniz. Angkor Wat gibi tapınakları ve yüzlerce yıllık ağaçlarıyla ünlü bir yere gidiyorsanız tapınak ya da ağaç fotoğraflarından birer
    albüm oluşturabilirken, Londra’da taksilerden ya da telefon kulübelerinden benzerini yaratabilirsiniz.
  • Son olarak gitmeden önce Spotify‘da yerel hit müziklerden oluşan bir playlist hazırlamak gezinizi daha otantik kılabilir. Eve döndükten sonra dinlemeye devam edeceğiniz bu şarkılar sizi tekrar tekrar büyüleyici tatilinize geri götürebilir.

 

Bitirirken, seyahat edeceğiniz yer hakkında genel bir fikir aldıktan ve plan yaptıktan sonra, tüm günlerinizi titizlikle planlamak yerine kendinizi gezinizin akışına bırakmanızı tavsiye ederim. Kafede tanışacağınız bir yabancı size bir restoran ya da mağaza tavsiye etmekle kalmayıp şehir hakkındaki fikirlerinizi ve planlarınızı tamamiyle değiştirmenize sebep olabilir…

Size ve rotanıza uyan ipuçlarını kaptıysanız benzersiz tatiller dilerim!

Yazar Hakkında

Galatasaray Lisesi'nden mezun olup Galatasaray Üniversitesi İşletme Bölümü'nde okumaya başladım. Farklı kültürleri tanıyarak dünyayı gezmeyi tatillere sığdıramadım; lisenin bir yılını Kanada'da, geçtiğimiz yazları da İngiltere'de yaz okulunda ve Fransa'da stajda geçirdim. İlgiyle katıldığım etkinliklerin ve gezdiğim yerlerin yanı sıra kulağa küpe notlar da paylaşacağım sizlerle.

İlgili Yazılar

1 Yorum

Yorum Yazın