2017’nin ilk kitabı benim için İlhami Algör’ün Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku isimli eseri oldu. Kitap aynı zamanda 2014’te  Sezin Akbaşoğulları ve Erdal Beşikçioğlu’nun muhteşem oyunculuğu ile sinemaya uyarlandı.

Bu kitabı okuduktan sonra 2017’ye “derin” bir başlangıç yaptım diyebilirim. Kitap aslında çok kalın değil fakat bu kadar az sayfa içinde ne kadar derin bir hikaye anlatılabilirse o kadar derinlere inmiş ve ne kadar hissettirilebilirse o kadar hissettirmiş hüznü ve karmaşıklığı İlhami Algör.

“Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?” dedi.
“Herif rüzgarı kendinden menkul uçurtmanın teki.

Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı.”

“Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku,” dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi.
“Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku,” dedi, arkasını dönüp gitti.

Hikayeye göre adam, kadını çok seviyor, sevdikçe ruhu büyüyor, eve sığmıyor… Bülbülün çilesi, yazarın zulası… İnceden sarma bir sigara, inceden bir bardak… Jak Danyel isimli bir şişe, Hicran isimli bir yara, tuhaf isimli bir roman. Kafamız iyi, açmayın kapağı, biz böyle iyiyiz.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İtalyan Yokuşu’ndan aşağı, rüzgara asılıp Tophane’ye inen roman. Avaramu!

Hikayede üç ana karakter var; Müzeyyen, kızı ve kocası. Hikaye Müzeyyen’in kocasının ağzından anlatılıyor fakat kızının ve kocasının ismi belli değil. Müzeyyen ilk eşini hamileyken kaybetmiş, kızı doğduktan sonra da bizim esas oğlanla evlenmiş. Ruhundaki eksikleri gören fakat bir türlü nasıl dolduramayan, dolduracağını bilemeyen bir adamın hikayesi aslında. Bu eksiklikleri boşverdikçe, anlamadıkça aslında zamanla Müzeyyen’in ondan nasıl koptuğunu da anlamıyor.

Algör, aynı zamanda bildiğimiz şarkı sözleriyle çağrışımlar yaparak; oyunculara, filmlere, hikayelere göndermelerle anlatıyor bazı duygu ve düşünceleri. Betimlemeleriyle sizi İstanbul sokaklarında muhteşem bir yolculuğa çıkarıyor

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, ister istemez insanı hüzünlendiren, derin düşüncelere sokan ve bazı şeyleri sorgulatan bir eser. Bir çırpıda değil de içinize işleyerek; her cümlesini, her kelimesini ayrı ayrı düşünerek, hissederek okuyacağınız bir kitap. Şu güzel kış günlerinde yanına kahvenizi, çayınızı alıp derin bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız bir an önce okuyun derim!

Yorum Yazın