Merhaba kampussesver.com okuyucuları,

Bugün bambaşka bir konudan giriş yapacağım yazıya. Sosyal içerikli paylaşımlar, gündemden komik mesajlar veren hatta küçük maddeler halinde ders verici içeriklerle dolu Onedio.com‘da gezinirken Kendi Küçük Dünyasına Sıkışıp Kalanları Bekleyen 14 Tehlike isimli bir yazıya rastladım ve bunun üzerine muhteşem bir yazı yazılır diye düşündüm. Çünkü bazı maddeleri o kadar çok hoşuma gitti ki, okurken aklımdan binbir türlü düşünce geçti ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Onedio.com sitesi içeriğe bu yazıyla giriş yapmış;

Dünya bir insan için neredeyse ucu bucağı olmayan bir yer. Bugün her yerini gezip göreyim deseniz ömrünüz vefa etmeyebilir. Ancak yine de nereden başlasam kardır diye düşünebilirsiniz. Bir de bunun tam tersi, yani kendi küçük dünyasına sıkışıp kalan insanlar var ki; onlar için tehlike büyük.

Her yerine gidemeseniz de, dünyanın sadece kendi etrafınızla sınırlı olmadığını unutmayın. Gezi, görün, tanıyın, bilin… Ve daha bir sürü şey.

 

Bence Dünyayı sadece gezilecek bir yer olarak tanımlamamak lazım. Evet, Dünya dediğimiz yer koskocaman bir yer ancak bu evrenin içinde tanımamız, bilmemiz ve farkında olmamız gereken o kadar çok şey var ki…

Bazen karşınıza bir görüntü çıkar ya hani, “vay be” dersiniz, “Dünya ne kadar büyük!” Bu internette karşılaştığınız herhangi bir fotoğrafta olabilir, gözlerinizle canlı olarak şahit olduğunuz bir olay da… Ancak burada asıl önemli olan karşınızdaki görüntü değil, sizsiniz! Çünkü Dünya’nın büyüklüğü hiçbir önem taşımazken, asıl önem taşıyan şey; sizin o büyüklüğün içindeki konumunuzun ne olduğudur. Eğer Dünya’yı, hayatı ve sizin bu Dünya’daki konumunuzu keşfetmeye başlamazsanız, karşı karşıya kalacağınız tek sonuç, yalnızlık olacaktır.

Hadi şimdi gelin, bahsettiğim içerikteki ilgimi çeken maddeleri inceleyelim.

  • Kişisel gelişiminiz önce yavaşlayacak ardından duraklama evresine gireceksiniz.

Evet, biraz acımasız olsa da tam anlamıyla bu olacak! Ne kadar korkak davranırsanız, bir o kadar korkmaya başlayacaksınız. E hal böyle olunca da bütün yaşamsal hücrelerinizi kilitlenmiş bir halde bulacaksınız. Bu anlatmaya çalıştığımı daha somut bir şekilde ifade edeyim sizlere! Evde yalnızsınız. Gecenin bir vakti. Elektrikler gitti ve elinizde odayı aydınlatacak hiçbir şeyiniz yok. Ne tuhaftır ki aynı zamanda tuhaf sesler de duymaya başladınız. Olduğunuz yerde kilitlenip kalmaz mısınız?  İşte tam da bu sebeple kendi içinize kapanıp, korkunun sizi ele geçirmesine izin vermezseniz, duraklama evresine de girmezsiniz.

  • Yavaş yavaş içine kapanık biri olup çıkacaksınız.

Sanırım bir insanda olması gereken en üzücü özellik bu olsa gerek. Çünkü ne kadar hayal kurarsanız kurun, önünüze ne kadar fevkalade fırsatlar çıkmış olursa olsun; işte o içine kapanık olma durumu var ya, eğer öyleyseniz; hiç bir idealinizi gerçekleştiremeyeceğinizi bilmelisiniz. Bu huy öyle bir huy ki; korkuyu, cesaretsizliği, mutsuzluğu ve kendi kendine yetememeyi beraberinde getirecektir.

  • Zamanınızın çoğunu aynı sorunların, aynı hikayelerin farklı versiyonlarını dinleyerek geçireceksiniz.

Bunun nedeni, kısıtlı bir çevreye sahip olmanız olabilir belki, ne dersiniz? Ama tabii ki en önemli nedeni, sizin de kendi başınıza bir faaliyet gösteremiyor olmanızdır. Bir düşünsenize, ne farklı etkinliklere katılacak bir sosyal çevreniz olacak, ne de etrafınızda farklı deneyimler yaşamış olan insanlar olacak… Hal böyle olunca, o kısıtlı çevrenizi kendinize örnek almaya başlayacak ve bir alışkanlık gibi sadece birkaç işe odaklanabilmiş olacaksınız. Kendi dünyanızın dışına çıkamayacaksınız. Çıkmak isteseniz bile size eşlik edecek kimseyi yanınızda bulamayacaksınız.

Çok mu karamsar ilerliyorum? :) Merak etmeyin, birazdan can alıcı maddeye geleceğiz. :)

  • Başka açılardan bakmak artık sizin için söz konusu olmayacak.

Cümleyi açıklamaya gerek bile yok. Hayatınızda yeni insanlar, yeni aktiviteler olmadığı sürece elbette hayata sadece at gözlükleriyle bakmış olacaksınız. Bakış açılarınız daralacak ve o küçük kutunuzda sıkışıp kalmış olacaksınız.

  • Geç olmadan harekete geçin, küçük dünyanızı genişletmenin çarelerini arayın.

Ve işte, karşınızda can alıcı başlığımız! Hiçbir şey için geç olmadığını bilin. Çünkü Oscar Wilde’nin de dediği gibi;

Kimse geçmişini geri satın alabilecek kadar zengin değildir.

 

Bonus - Geç olmadan harekete geçin, küçük dünyanızı genişletmenin çarelerini arayın.

Bu öyle bir süreç ki, geçmez dediğiniz günler bir bakmışsınız yıllara dönüşmüş. Gelmez dediğiniz hayat, bir bakmışsınız gözlerinizin önünden bir film şeridi gibi geçip gitmiş ve siz hiçbir şey yapamadan sadece izlemişsiniz. O yüzden hemen şimdi tabularınızı yıkın! Küçük bir tırtılın kozasından ayrılışı gibi sizde o küçük kozanızı sıyırın üstünüzden. Hayatı görün, yaşayın, deneyimleyin! Uçun uçabildiğiniz yerlere. Hatta bir çılgınlık yapın ve en olmadık şeyleri gerçekleştirin. Çünkü bazı fırsatlar ayağınıza hiç olmadık zamanlarda gelir. Bu yüzden hayatınıza durup dışarıdan bakmayın. At gözlükleriyle dolaşmak yerine o atın dizginlerini elinize alın. Emin olun hayat öyle daha eğlenceli olacak!

Yazar Hakkında

Aycan, İstanbul Kültür Üniversitesi'nde Uluslararası Ticaret Bölümü öğrencisi ve aynı zamanda okulun Woman in Business kulübü yönetim kurulu üyesiyim. Yazmayı bir hobi olarak görmekten ziyade bir tutku olarak benimsiyorum . Cinsiyet eşitliği farkındalığı yaratmak, kadının farkındalığını savunmak ve bunu elimden geldiğince yaymak en büyük amaçlarım arasındadır.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın