“Harry Potter has caught the Snitch! Gryffindor wins!”

Hey, Gülben’in kolyesini fark ettiniz mi!

Harry Potter’ın Edebiyattaki ve Mitolojideki Akrabaları isimli bir söyleşi vardı, Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde, 4 Kasım’da.Benim çok geç haberim oldu, ama hemen organize olup bir Potterhead’e ulaştım. Gülben!

Etkinlik günü, fazla heyecanlı bir şekilde söyleşinin gerçekleşeceği salona gittik. Tamam,salonda kendi yaşıtlarımı göreceğime zaten emindim,yani çoğunun çocuk yaşta olmayacağının farkındaydım.Ama yine de salona girince çok mutlu oldum, sanki yıllardır o hastası olduğumuz filmleri beraber, yan yana izlemişiz gibi hissettim, resmen yaşıtlarım koltukları doldurmuştu.

Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu’yu bilirsiniz.Kendileri bu yaratıcı kitapların çevirmenleri.Kitaplardan bahsederken, kendi evlatlarından bahsedermiş gibilerdi, o kadar sahiplenmişlerdi ki…Kutlukhan Kutlu bir ara şöyle bir cümle kurdu; “Hızlandırılmış Charles Dickens okuma kursu gibi bir şey Harry Potter okumak!”. Salon kahkahaya boğuldu, gerçekten de öyleydi.

Harry Potter’dan önce yazılan ve aralarında benzerlik bulunan bir kitaptır Yüzüklerin Efendisi, ve Sevin Okyay da tam bir fanıymış.Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi mukayese bile edilemez dediğinde, bunu içimden kahkahalar atarak söylüyorum ki, sevgili Rowling’e ihanet edildiğini düşündüm.Tolkien tam bir mitoloji uzmanı, çoğu mitolojiyi sistemli bir şekilde kullandı, bunu kabul etmemek imkansız.Ama yine de, lütfen Rowling’in üstüne gitmeyelim!Kendisi bizlere okuma aşkını aşıladı.Harry Potter okumaya başlayıp da devamında kitap kurdu olmayan kaç kişi var ki?

Sevin Hanım ve Kutlukhan Bey, Felsefe Taşı’nı çevirirken, felsefe taşının efsanede simyacı taşı olarak geçtiğini keşfetmenin çok ilgi çekici olduğunu düşünmüşler.Felsefe Taşı’nda Charms dersi ‘Muska’ adıyla geçiyor, fakat diğer kitaplarda ‘Tılsım’ olarak bahsedilmişti, hatırlarsanız.Bunun sebebi ilk kitabı çeviren kişinin Ülkü Tamer olması.Diğerlerini ise Kutlukhan Kutlu ve Sevin Okyay çevirdi.Bu iki yazar ‘Charms’ın Türkçeye ‘büyü’ ya da ‘efsun’ olarak geçmesinin daha doğru olacağını düşünmüş fakat ilk kitaptan çok da uzaklaşmamak için ‘Tılsım’ demişler.

Sevin Hanım o kadar tatlı bir kadındı ki, devamlı onun üzerinden örnek vermek istiyorum resmen.Harry Potter’ın efsanevi karakterlerinden biri olan Sirius’un tutkulu bir fanıymış.Bu yüzden de Azkaban Tutsağı’nın en sevdiği kitap olduğunu söyledi.Sirius’a karşı kötü duygular beslemek bana da imkansız gibi geliyor.Çok yanlış bir ailede doğmuş bir adam, bütün arkadaşları karşı tarafta ve haksız yere Azkaban’da tutsak olması… Hepimizi üzmüştür.Sevim Hanım, Sirius karakterinin öleceğini yanlışlıkla telefonda öğrenmiş ve ‘Kitabı çevirmekten vazgeçmiştim.Çok büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım!’ diyor, ve hep tekrar dirileceğini ummuş. Fakat daha sonra madem ölüyor, benim elimde ölsün deyip, o kısımları kendi çevirmiş.Bu konudan bahsederken bütün salon kahkahaya boğulmuştu.Sirius’un isminin nerden geldiğini bilmeyenimiz var mı bilmiyorum, ama bahsi açılmışken onu da ekleyeyim istedim.Gökyüzünde güneşten sonra en parlak yıldızdan geliyor,büyük köpek yıldızı kuşağından. (Pati Ayak, size bir şeyler hatırlatacaktır.)

Söyleşi böyle uzayıp giderken ön sırama Draco Malfoy oturdu.Evet, doğru okudunuz, Malfoy oturdu.Kesinlikle bir başkası olamazdı.Saç renginin birebir aynı olduğu konusunda bahse girebilirim!Surat ifadeleri, kravatı…Sevin Hanım, Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nda Harry’nin ergenlik hormonlarına yenildiğini söyleyip, ‘şımarık’ dediğinde bu sahte Malfoy ‘Evet,evet!’ diye kahkaha atmaya başladı.Her Harry’den bahsedildiğinde hep Malfoy’un küçümseyici gülüşünü takınıyordu.Gerçekten, benim için günün en şaşırtıcı dakikalarıydı.Slytherin’i, Malfoy’u bu kadar benimsemiş olması beni şok etnişti.(“This class is ridiculous.” -Malfoy)

Quidditch oyununun tasarım aşamasında Rugby’den etkinildiğini düşünüyordu salondaki çoğu kişi.Sert bir oyun olması, havada uçan kalelerin olması gibi benzerlikler farklı bir şey düşündürtmüyor gerçi.( ” You catch this, the game is over.You catch this, Potter, and we win.“)

Daha fazla  uzatmayacağım, söz, ama, bu yazıyı yazarken çok eğlendiğimi söylemek istiyorum.Malum, bizimle büyüyen karakterlerin, bizim okuma hayatımızı, yaratıcılığımızı geliştirmesi muhteşem bir deneyim.Hey, hala film gecelerimize Harry Potter serisini dahil ediyoruz, değil mi?

I’ve got to finish whatever Dumbledore started.And, I don’t know where that’ll lead me. – Harry Potter

 

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın