Son zamanların en popüler tavsiyesidir, mutlaka bir hayal kurun ve onun peşinden gidin bu size başarı sağlayacaktır. Biz de hep böyle yaptık. Çoğumuzun bir, hatta birden fazla hayali oldu ve bu uğurda yapılması gereken neyse elimizden gelenin fazlasını yaptık. Bir hayalin peşinden gitmenin insana şevk veren bir olgu olduğunu düşünüyorduk. Fakat son zamanlarda acaba doğru mu düşündük diye sorgulamadan edemiyorum.

Bir hayal kurup, peşinden gitmenin başarısını hiçbir zaman inkâr etmedim, edemem. Bugüne kadar başarılmış bir çok olgunun hayallerden doğduğunu biliyoruz. Walt Disney, Facebook, alibaba.com gibi daha birçok örnek bulma şansımız var. Nitekim Walt Disney;

All our dreams can come true, if we have the courage to pursue them.

Peşlerinden gidecek cesaretiniz varsa, tüm hayaller gerçek olabilir.

Sözleriyle, bu durumu vurgulamıştır. Evet, hayallerin peşinden gidebilecek cesarete sahipseniz, hayallerinizin gerçekleşmesi için önünüzde bir engel kalmıyor. Var olan engelleri hali hazırda yıkmış oluyorsunuz. Peki ya olayın diğer tarafı? Hayallerin bizi kamçıladığını söylüyoruz ama diğer taraftan da üstümüzde aşırı bir baskı oluşturuyor olması da mümkün değil mi?

Bir hayalin peşinden kendini o hayale bağlayarak koşmak, aslında körü körüne bağlılığın değişik bir versiyonu oluyor zaman zaman. Hayalin gerçekleşmemesi hayatın sonu olarak görülebiliyor. Bu da insana yüksek bir baskı unsuru oluşturuyor. Bu durumda da her olaydan başını gösteren kısır döngü, bir kere daha karşımıza çıkıyor. Kendimize baskı yaptıkça başarısız olup, başarısız oldukça hayalimizden uzaklaştığımızı düşünüp daha da baskı yapıyoruz kendimize. Sonrasında da olayın başa dönmesi kaçınılmaz oluyor. Tüm bunların dışında hayalimizin olmaması da hepsinin en kötüsü. Peki, ne yapmalı?

Creative-dream-time-hd-wallpaper-270x170

Kurulan hayal peşinden bağlılıkla gitmek bir durum, o hayale hayatını adamak başka bir durumdur. Hayaller bize destek olmalı, biz hayallere değil. Hayaller bizimle var olmalı, biz hayallerle değil! Masal kahramanları gibi hayatımızı sadece hayallere bağlı yaşamaktansa, yaşadığımız hayatı hayallerle desteklemektir önemli olan. Hayatınızın o gününe göre gelecek inşa etmek. Ancak anlar değişebilir, bugün olan yarın olmayabilir. Bu noktada önemli olan kenara çekilip giden hayale ağlamak yerine, yenisini kurmaktır.

Yazımı Cemal Süreya’nın bir dizesiyle kapatmak istiyorum, herkese yol gösterici olması dileğiyle.

“Artık hayallerim suya düşecek diye kaygılanmıyorum. Çünkü onlar düşe düşe yüzmeyi öğrenmişler.”

Yazar Hakkında

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde Kimya Mühendisliği Bölümü'nde okuyorum. Halk danslarının yanında, farklı yerler gezmek, farklı kültürleri tanımak ve bunları fotoğraflamaktan inanılmaz keyif alıyorum. Kitaplar, filmler hayatımın çok büyük bir parçası. Yazılarımda da hayatımın bu parçalarını kendi bakış açımla yansıtmaya çalışacağım.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın