Vizeler yakın ama aklıma bir fikir düştü ya kurcalamadan olmaz! Neden olmasın dedim kendi kendime, açsam ya bi sinema
ufak ama şirin memleketime, gelsinler müzikle eğlensinler, stantlar açsın halk, satanda kazansın alan da!
Sinema da öyle salonlarda izlenilenlerden değil, açık havada Adile Naşit’in kahkası inlesin okulumda, mezun olduğum
hocalarına kadar minnet duyduğum okulumda! Yeşilçam rüzgarı bunun adı, elinde mısırlarla gülüp eğlenenileninden!

Fikir ilk başta yakın çevremde olmak üzere çok büyük tepki aldı ‘Erzin küçüktür, gelmez insanı sen bilmezsin biz
söyleyelim tutmaz bu iş!’ denildise de durdurur mu bu heyecanı. Okulumdaki hocalardan tutunda tüm çevremle paylaşıp, olumlu olumsuz
her türlü inceleyip elimde raporla Belediye’nin kapısını çalana kadar!

Kapıdan girene kadarki ‘olmaz’ laflarına göz yumup, o kapıdan belediye başkanının ‘Ne gerekiyorsa yapın’ demesiyle
ilk adımı atıldı! İçime sığmayan bir heyecan sözler yetmez anlatmaya! Her türlü hazırlıklara başlandı, sabah 8 de belediyenin ar-ge ekibiyle etkinlik gününe kadarki çalışmalarla daha da bir yaklaşıyordum  gerçeğe, hayallerime. Mütevazi bir ekip oluşturup onları da bu heyecana ortak edince anladım ki aslında daha fazlasını yapabilirdim. Halk konuşsun biz dinleyelim istedim sokak röportajı bir nevi. Elimizde bir kamera bir mikrofon 20 mahalle gezip sorduk ‘ Her şeye gücün yetseydi ne yapmak isterdin?’ diye! Aldığımız cevaplar oldukça ilginç bir o kadar keyifliydi.
Derleyip bir güzel hazırlamaya koyulduk ki belediye tarafından yayınlanmamasına karar kılındı! En zoru da ekibe, halka biz bunu yayınlayamayacağız diye açıklamasıydı ya olsundu bu etkinlik bir şekilde gerçekleşecekti. Bunun üzerine bir çok sorunla karşılaşıp ümitsizliğe düştüğüm noktalar da oldu ama sonu güzel olucaktı inanıyordum.

Etkinlik günü gelmişti işte! Sabah erkenden okuluma gidip son kez görmek istedim her şeyi! Ve karşılaştığım ise
Belediye başkanının büsbüyük afişi ile süslenmiş girenin gözüne gözüne hitap eden bir sahne! Evet bu benim için
katlanılamayacak bir noktaydı, aslında savaşını verdiğim durumun son damlasıydı! Belediyenin bu tutumu,
tüm emeklerimi görmezden gelip kendileri hizmet olarak yapıyormuşcasına yansıtmaya devam ediyorlardı! Saatler kala, olmaz diyorum, burada siyaset yok, siz destek oluyorsunuz bu etkinlik sizin değil diyorum, tutamayıp dökülüyor ya gözyaşları kim tutabilir beni! Arkasına aldığım tepki ‘ Etkinliği biz gerçekleştiriyoruz zaten, sen sadece gönüllüsün’
Yutulur, hazmedilir gibi değil!

Zaman az kaldı akşam 8 de açılış konuşmasıyla başlıcak etlinlik, tüm stantlar açılmış halkı
bekliyoruz halalarıma kadar kömbe yaptırmışım, gelin satın diyorum. Akşam 8 olduğunda tüm koltuklar bomboş! İnanmıyorum,
olamaz diyorum o kadar konuştuk, geleceğiz dediler. Programı bir saat erteliyoruz, protokol bekleniyor diye lanse ediliyor.

Saat akşam 9! Hazırladığımız 500 sandalye yetmiyor 200 tane daha açtırıyoruz, stantlar dolu gözlerime inanamıyorum. Oldu işte öyle böyle oldu! Sahne sırası bende! Ağzımdan dökülen hiç bir kelimeyi hatırlamıyorum ama konuşmak istiyorum anlatmak, nasıl oldu nerelerden geçipte geldik buralara! Her kelimenin arkasına büyük alkışlar kopuyor, belki de gelecek senelerde o alkışlayanlardan biri olucak bu sahnede! Bunu hissediyorum, biliyorum, gözler dolu ama konuşuyorum. En içten kalbimden geçenler ağzımdan döküyor, teşekkürlerimi ediyorum ama bir tanesi çok özel onu öyle arada geçiştiremem! Annem o, ilk günden beri yanımda benimle hissedip, benimle koşturan, binlerce kez teşekkürler sana annem!

Vee perde, ilk film Hababam Sınıfı, çalıyordu işte Hafize Ana’nın zili! Ben insanları izliyorum onlar perdeyi!
Unutturuveriyor her şeyi, Erzin’e ilk sinemayı getiriyorum, olmaz denileni yaptırıyordum işte. Bundan güzeli yok!

İkinci gün bir haberle uyanıyorum, elinde pompalı ile ateş ediliyor bir vatandaşa! Herkesin ortasında tam da çarşıda!
Öğreniyorum ki öldürülen kişi belediye başkanının akrabası, ekipten birinin amcası, arkadaşımın babası! Sabah korkarak da olsa belediyeye gidiyorum, ertelendi diyorlar, olmaz ki diyorum bu halde yapılmaz zaten!

Üstünden 2 hafta geçiyor ne zamana yapılacak diye gidiyorum belediyeye, laf arasında gelecek seneye yapılacak deniliyor.

Benim hikayem, en azından bu hikaye burada bitiyor. Dahasını yapmak için çabalıyorum, çabalayacağım da! Eklemek istediğim bir kaç bir şey var. Bu benim içim yaşamam gereken, iyikilerimden, eksisiyle artısıyla çook şeyler öğrendiğim bir anı olarak kalacak. Ama en önemlisi de bu durum inanmaya olan inancımı daha güçlendirdi! Ve daha yapacak bir çok şey var, içinizdeki enerji sizi de hayallerinize götürmeye yetecek kadar var buna emin olabilirsiniz.

Hayallerinizin sınırı sizsiniz!
Ve biliyorum ki ben yaparsam siz de yaparsınız!

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın