Dünyaca ünlü tablo denilince akla genelde Mona Lisa tablosu gelmiştir. Çünkü Mona Lisa tarihler boyunca herkesin sanat eleştirmeni olmaya gerek duymaksızın kendince anlam vermeye çalıştığı bir tablodur. Kimine göre gülümsüyor, kimine göre hüzünlü, kimine göre çaresiz bakmıştır. Yani kısaca herkesin benliğinde oluşturduğu bir Mona Lisa’sı vardır.

Size Mona Lisa Smile filminden bahsetmek istiyorum. Türkçeye ‘’Mona Lisa Gülüşü’’ diye çevrilen, Mike Newell’in yönetmenliğini yaptığı orijinal adıyla ‘’Mona Lisa Smile’’ da kadının toplumdaki yeri, önemi ve görevini farklı bakış açılarıyla inceleyen 2003 yapımı bir film.

1953 yılında geçen filmi izlerken döneme göre değerlendirmeyi unutmamalıyız. Katherine Watson (Julia Roberts), sanat tarihi öğretmeni olarak Wellesley Koleji’ne gelmiş, başından birkaç ilişki geçmiş fakat hiç evlenmemiş ve evliliği hayat amacı olarak belirlememiş bir kadındır. İnsanların ve özellikle kadınların yeniliğe açık olması gerektiğini, isteyince büyük başarılara imza atılabileceğini savunmaktadır. Evlilikten uzak dursa da erkek egemenliğini tamamen reddeden, feminist bir kadın değildir. Bir diğer karakter ise; tutucu ve ezberci bir eğitim sistemine alışmış, yeniliklere ve hayallerini gerçekleştirmeye oldukça uzak olan, okulu bitirmeden ve kariyer sahibi olmadan evlenen Betty Warren (Kirsten Dunst) adlı öğrencidir.

Katherine, ayakları yere basan, kariyerinin ve hayallerinin peşinde koşmuş ama yalnız ve bazen mutsuz bir kadın. Betty ise Katherine’in eksikliğini çektiği bazı geleneksel duygulara ve olgulara sahip ancak gelecekte Katherine kadar kendinden emin, eğitimli ve özgür olamayacağını içten içe bilen bir genç kız. Filmi realist kılan en büyük unsur da bu: İki farklı karakterin çatışması, ne kadar benzedikleri ve aslında birbirlerine özenmeleridir.

 

Bu film 60 sene öncesini anlatsa da, günümüzde hala kadınların tek amacının evlenip evlendikleri kişiyi hayatlarının merkezine koymaları gerektiğini hükmeden fikirleri karşımıza çıkarıyor. Eğitimin halledemeyeceği sorun yoktur. Bunu eğitim ile kadınlara dayatılmaya çalışan evlilik ve kadınların tek görevleri evlendikleri kişiye göre yaşam şekillerini aşabiliriz. Filmdeki öğretmen Katherine gibi her kız öğrenciye kendi yaşamak istedikleri yaşamı yaşamalarını, nasıl mutlu olacaklarsa hayatlarında onu yapmalarını, hayatlarını tek bir kişiye göre şekillendirmemeleri gerektiğini sağlayıp onlara destek olup içlerinde ki Katherine öğretmeninki gibi bir Mona Lisa tablosu oluşturmak dileğiyle..

İlhamla..

 

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın