“Problemler hiç hoş gelir mi?” dediğinizi duyar gibiyim. Fakat yapacağınız hem de çok basit bir yöntemle onları hoş yapmak gayet mümkün. Günde sadece bir dakikanızı ayırarak gözünüzde büyüyen sorunları halledebilirsiniz. İşte karşınızda “KAİZEN“.

    Yazıya girişim sanki, tek amaçları bir ürünün tanıtımını yapmaya adanmış kanallardaki gibi pazarlama stratejisi kıvamında olsa da baştan söylüyorum Kaizen’i pazarlamayacağım. Açıkçası tek amacım, böyle güzel bir yöntemin paylaşılıp çoğalması. Kaizen’in ne olduğuna gelecek olursak; Masaaki Imai tarafından icat edilmiş olup, Japonca ‘Kai’ değişim, ‘Zen’ daha iyi anlamlarına gelen birleşik bir sözcüktür. Bütün olarak ‘sürekli iyileştirme’ diyebiliriz. Sürekli iyileştirme; düşünce ve davranış olarak çalışan herkesin, her durumu tartışmaya açması ve sonra bunu iyileştirmenin yollarını aramasıdır. Sonuçlardan çok süreçlere yöneliktir çünkü eğer sonuçlar iyileştirilmek isteniyorsa, bu sonuçları ortaya çıkaran süreçler iyileştirilmelidir. Kaizen felsefesi iş yaşamında, hizmet alanlarında veya teknik alanlarda da uygulanabilmektedir. Alanınız ne olursa olsun amacınız bir gün önceye göre daha verimli bir gün elde etmek olsun.
DAMLAYA DAMLAYA KAİZEN OLUR!
Temel öğesi insan olan Kaizen’in sorunlara yaklaşımı ‘Hoş Geldiniz Problemler’ şeklindedir. Çünkü, sorun olmayan yerde gelişme de olmaz. İlk Kaizen prensibi, problemin var olduğunu kabul etmektir. Bu yöntemin temelinde bulunan ilke, kişinin bir şeyi tam bir dakika boyunca uygulaması ve bunu her gün aynı şekilde yapmasını esas alıyor.  Her gün otuz dakika boyunca yapmanız değil, sadece bir dakika yapmanız bekleniyor. Oldukça kolay görünüyor öyle değil mi? Yapacağımız etkinlik üzerinde karar verdikten sonra, önümüzdeki gün ve haftalarda zamanla ayırdığınız süreyi isterseniz 5-10-15-30-60 dakika gibi zaman dilimlerine çıkarabileceksiniz. Kaizen’in amaçlarından biri, bir sorunla karşılaşıldığında çözülebilmesini sağlayacak yapıları oluşturmak. Böylece PUKÖ (Planla- Uygula- Kontrol Et- Ölç) analizi ile çözüm yöntemleri geliştirilmekte. Bu adımları uygulamaya başlamadan en az dört hafta önce tasarlanmaya başlanmalı.
Bu yöntemin amacının herhangi bir yönde ilerleme kaydetmeden günü geçirmemek olduğunu söyleyebiliriz. Her geçen günün bir önceki günden daha iyi olması için evde, iş yerinde ve sosyal yaşamda sürekli çaba sarf etmek gerekir. Bu felsefeyi gerçekleştirirken sıçramaların büyüklüğü ile değil, sıklığı sayesinde daha büyük ilerlemeler kaydedilebilir. İyi uygulanmış bir Kaizen, tahmin bile edilemeyecek bir hızda ve büyüklükte faydalar getirebilir. Ee ne duruyoruz başlayalım Kaizen yapmaya.

 

Yazar Hakkında

Elif Erim

UGM Girişimcilik Elçisi Ekonomi Topluluğu YK Üyesi GKT Overlok dergisi kurul üyesi

İlgili Yazılar

Yorum Yazın