Geçtiğimiz günlerde ABD başkanı Barack Obama tarafından, Amerika’da sivillere verilen en yüksek nişan olan Presidential Medal of Freedom’a layık görülen Margaret Hamilton’ı daha iyi tanımanın, insanların kafalarında kurdukları duvarları yıkabilmek adına verilebilecek güzel bir örnek olduğunu düşündük ve sizlerle paylaşmak istedik.

24 yaşında Michigan Üniversitesi Matematik bölümünden mezun olan Hamilton, Brandeis Üniversitesi’nde Soyut Matematik alanında yüksek lisansını tamamlamak amacıyla Boston’a taşındı. Gelişmekte olan teknolojiye de ilgili olan Hamilton, MIT’de yazılımcı olarak işe başladı. Bilgisayar biliminin ve yazılım mühendisliğinin henüz bir disiplin olarak sınıflandırılmadığı bu dönemde, yazılımcılar kendilerini ancak çalıştıkları yerde geliştirebiliyorlardı.

 

MIT’de Apollo projesinin başlamasıyla ve Hamilton’ın ekibinin de bu projeye dahil olmasıyla, insanlık tarihinde büyük bir değişiklik yaratacak olan adım atılmış oldu. Hamilton’ın ekibi, uzay mekiği içerisinde uçuş esnasında işlev görebilecek çeşitli algoritmaları yazmakla sorumluydu. Bunlar Ay’a inişle ve sistemin genel yazılımı ile ilgili konulardı.

1960’larda çalışan bir anne olmak alışılagelmiş bir durum değildi ve Hamilton’ın hem uzay mekiği yazılımcısı hem de bir anne olması işleri daha da ilginç kılıyordu. 4 yaşındaki kızı Lauren, akşamları ve hafta sonları ofiste yerde uyurken Hamilton, Apollo için kod yazıyordu. Hamilton sonrasında işinin ne getireceği belli olmayan yeniliklerini, her şeye rağmen sevdiğini söyleyecekti.

Apollo programının 1961’de duyurulmasından sonra MIT Instrumentation Lab’ta çalışmalarına devam eden Hamilton, kendini özellikle sistem yazılımı konusunda çok geliştirmişti ve ilk taşınabilen bilgisayarın yazılımını meslektaşlarıyla beraber gerçekleştirdi.

 

İlginçtir ki Apollo projesinde yazılımın bu kadar da önemli olduğu lanse edilmemiş hatta yazılım çalışmaları için bir bütçe bile ayrılmamıştı. Fakat şimdi yazılımsız bir Apollo olmayacağını söylemek mümkün. 1968’de ise Apollo yazılımı yapan ekip yaklaşık 400 kişiye ulaşmıştı ve ilerine 400 milyar dolarlık bir endüstrinin gelişmesi için de ilk adımlar atılmıştı. Bununla birlikte Amerika, uzay yarışını kazanabilmenin yazılımla olacağının farkına varmıştı.

 

Bir gün Hamilton’ın kızı Lauren, Apollo-11 için tasarlanan bir kompartıman simülatörüyle oynarken, yanlışlıkla P01 adlı bir ön başlatma programını çalıştırdı. Meslektaşları, bunu astronotların yapmasını mümkün olmadığını savundular çünkü astronotlar çok iyi eğitilmişlerdi. Fakat yine de Hamilton, NASA astronotlarının ve mühendislerinin kullanabileceği program belgesine “Uçuş esnasında P01’i çalıştırmayın” notunu ekledi. Aynı zamanda hata sınama kodu da eklemek istedi fakat meslektaşları bu hatanın asla yaşanmayacağı konusunda o kadar eminlerdi ki, Hamilton burada durmaya karar verdi. Fakat sizlerin de tahmin edebileceği gibi bir astronot uçuş esnasında bu hatayı yaptı ve Apollo bilgisayarları mekiği geri döndürecek komutları yitirmiş oldu. Uzun uğraşlar sonucunda bu hata giderildi ve -Hamilton ve kızı Lauren sayesinde- astronotlar eve dönebildi.

 

Margaret Hamilton ve kızı Lauren

1970’lerde NASA’dan ayrılan Hamilton, “Hamilton Teknolojileri” adında kendi şirketini kurdu ve sonrasında emekli oldu.

“Software Engineering” yani Yazılım Mühendisliği terimi kullanmaya başlayan ilk kişi Margaret Hamilton’dı. Günümüzde de erkeklerin domine ettiğini söyleyebileceğimiz bir alan olan teknoloji ve yazılımın “baba”larından birinin bir kadın olduğunu duyanlar eminiz biraz şaşırmışlardır.

Son olarak, Hamilton’ın inovasyonları insanlığı Ay’a ulaştırmadan daha önemli bir rol oynadı. Hamilton, diğer birçok kadınla birlikte, kadınların önümüzdeki yıllarda STEM alanına girmeleri için erkeklere meydan okudu.*

 

* “Software — and a Woman — at the Heart of Lunar Triumph”. WIRED. Retrieved 2016-04-29.

 

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın