Farklılıkları sekiz ayrı bilimsel kitaba konu olan, hakkında on iki kere yüksek lisans, bir kere doktora tezi hazırlanan ayrıca üç üniversitede vaka çalışması olarak okutulan Silk&Cashmere‘in  CEO’su Ayşen Zamanpur’dan bahsedeceğim sizlere. Şirketin kurulum aşamasında çok fazla emek veren, iki çocuğu ile yüzlerce kez Çin seyahatleri yapan ve bunlara rağmen çocuklarına olan ilgisinde hiç bir eksiklik göstermeyip aynı zamanda çok başarılı olan bir iş kadını Sn. Zamanpur.

      Silk&Cashmere adını illaki duymuşsunuzdur. O göz alıcı Avm’lerin içinde farklı bir asilliğinin durduğu vitrinlerinin önünden geçerken hangimizin gözü kaymamıştır. Ama açık söylemek gerekirse kurucusunu bilmiyordum. Sn. Zamanpur ile Akdeniz Üniversitesi’nde, Ansiad Girişimcilik Günleri kapsamında gerçekleşen bir konferansta tanışma fırsatına nail oldum. Aktif olduğum topluluk olan Girişimcilik ve Kariyer Topluluğu Ansiad ile iş birliği içerisinde olup, etkinliğin okulumuzda düzenlenen kolunda destek sağlıyordu. O gün bizler de söyleşinin yapılacağı salona erken gidip hazırlıkların tamamlanmasına yardımcı olduk. Hazırlıklar sırasında, kayıt masasının yanına 2-3 adet kutu getirdiler. İçindekilerin Ayşen Zamanpur’un kitabı olduğunu ve gelen ilk yetmiş dinleyiciye ücretsiz olarak vereceğimizi söylediler. Bir kitap sever olarak hemen ilgimi çekmişti ve tabii ki kendime de bir adet ayırarak geriye kalan kitapların dağıtılmasında özenle yardım ettim. Açık söylüyorum; cildi ve dış kapak tasarımı ne kadar göz alıcı yapılmış olsa da sadece reklamını yapmak amaçlı, sıkıcı sayısal verilerin olduğu, kendilerini övdükleri bir kitap bekliyordum. Tabii daha sonradan kitabı okuduğumda içeriğinin ne denli sürükleyici, ilgimi çeken konuları oluşturduğunu daha o zaman bilemiyordum. Kaşmir Yolu kitabında okuyucu, en baştan bir markanın oluşum sürecini yaşıyor. Bir bakıyorsun kendini Çin’de İç Moğolistan’da oradan oraya koştururken buluyorsun, bir bakıyorsun Yaşar Kemal sanki benim arkadaşım olmuş gibi seviniyor ve yazarın duygularına ortak oluyorsun. Her neyse, o an daha kitabı okumamıştım

Kaşmir Yolu'nun yazarı

Dünyayı Fetheden Kaşmirci

fakat tüm bu beklentime rağmen elimde sımsıkı tutuyordum kitabı. Sn. Zamanpur’un, kitaplarını hediye etmesi ve konferans sonunda kitapları imzalarken herkesle tek tek konuşup, geleceğe dair hayallerimizle ilgili bir kaç cümle yazıp kitabı imzalaması gerçekten çok nazik bir davranıştı.                              

     Konuşma yapmak için çıktığı kürsüde ilk söylediği sözler, bence yaşadığımız dönemin gündem maddesini oluşturuyor. Olması gereken, gayet net bir ses tonu ile “Bundan sonra Ansiad’ın etkinliklerine gelmeyeceğim.” dedi. Salonda oluşan ‘neden?’ fısıltılarının ardından “Ansiad’ın adı Ansiid olana kadar gelmeyeceğim.” diyerek beni bir kez daha kendisine hayran bırakmayı başardı. Artık iş hayatında sadece iş adamlarının değil, iş kadınlarının da olduğunun dikkatini çekerek ‘siad’ ile biten ve içerisinde kadınların da bulunduğu bu derneklerin isimlerinin sanayici iş insanları derneği olması gerektiğini çok güzel bir şekilde açıkladı. Hatta Ansiad bu ismi değiştirirse bir ilk olup tarihe geçeceğinden bahsedip bizlerinde bu konuda destek olabileceğimizi söyledi. Sn. Zamanpur bu konuda Antalya’daki takipçiniz olmayı çok isterim.

   Konuşması sırasında ilk mağazalarının, Türkiye’nin ilk AVM’si olan İstanbul Ataköy’deki Galeria’da açtıklarını söyledi. O an da ne kadar dikkatli dinlesem de Galeria adını duyduktan sonra pür dikkat kesildiğimi söyleyebilirim. Çünkü Galeria; küçükken annemin beni gezdirmesinden en çok hoşlandığım, daha çok oyun alanlarının aklımda kaldığı, 23 Nisanlarda yüzümü boyattığımız ve en az 15 dakika durup, içerisinde bulunan buz pistini izlediğimiz (Şimdi artık o buz pistinden eser yok.) bir çok anımın bulunduğu ve babaannemlerin de hâlâ  yakınında oturduğu Galeria’ydı bahsettiği. O kelimeyi duyduktan sonra kendime daha yakın hissettim Sn. Zamanpur’u. Sanki memleketimden gelmiş bir komşumuzdu.

     Ayşen Zamanpur bize; bir düşün bir fikre, bir fikrin bir projeye dönüşmüş halini anlattı. Bir tek kazak yapabilmek için, 5 adet Capra Hircus keçisine ihtiyaç duyulduğundan, Türkiye’nin en büyük kaynağının girişimci gençler olduğundan ve bizlere yaşam felsefesinden bahsetti. Bir de o gün Sn. Zamanpur bizlere hayatımız boyunca kullanacağımız bir kaç güzel öğüt verdi. “Tutkusuz bir hayat bence hiç bir şeye benzemez.”, “Hayatta bir şeyi başarmayı çok isteyin.”, “Problemin parçası olmayın, çözümün parçası olun.” Onun bu değerli öğütlerini yaşamım boyunca hatırlayacağım.

 

 

 

 

 

Yazar Hakkında

Elif Erim

GKT Genel Sekreteri P&G Marka Elçisi BAT Marka Elçisi Gitarist Hayvansever

İlgili Yazılar

Yorum Yazın