CampusWIN dünyası her zaman olduğu gibi hareketli ve ilham dolu! Kampüs liderleri Mayıs ayında Seray Nasırlı ile düzenlenen etkinlikte kendi varlıklarının derinlerine inmek için ipucu peşinde koştular. Kendini tamamen bilmenin mümkün ve mantıklı olmadığının altını çizen Seray Hanım, yine de bizi kendimize dair gizli kalmış olabilecek yönleri aramaya, deneyimlerimizden faydalanmaya ve benliğimize biraz olsun ışık tutmaya davet etti.

Kendimizi, ait olduğumuz kurumlardan, akrabalıklarımızdan, arkadaşlıklarımızdan ve doğal olarak sahip olduğumuz sosyal rollerimizden bağımsız olarak tanımlama gayesiyle etkinliğe başladık. Tanımımızda bedensel özelliklerimizi denedik, ama bu ölçütler hiçbirimizi anlatmaya yetmedi. Daha sonra değerlerimizi ve olmazsa olmazlarımızı sorgulamaya başladık ve aslında onlardan dahi belli durumlarda taviz verebilecek olma olasılığımızla yüzleştik. Hayatımızda benimsemeye çalıştığımız esneklik ilkesinin aslında doğamızda olduğunun da böylece farkına varmış olduk. Böylece artık hedeflerimize doğru yürürken, çevremizde başka fırsatlar olup olmadığını kontrol etmek ve onları en iyi şekilde değerlendirmek konusunda motive edildik.

Daha sonra Seray Hanım bizlere açığa çıkmayı bekliyor olabilecek yönlerimizi ortaya koyacak sorular yöneltti. Örneğin çocukluğumuzda neleri yapmayı sevdiğimiz. Cevaplarımız çok naifti ve aslında bu aktivitelerden hala ne kadar zevk aldığımızı, üstelik çoğunun da büyük masraflar gerektirmediğini keşfettik. Bu şekilde aynı zamanda daha önce tutkulu olduğumuz alanları da görebildik, bunların da kişilik potansiyelimizde var olabileceği ihtimalini değerlendirdik. Eski ama yeni ilgi alanlarımızı, şimdi yapmaktan hoşlandıklarımızla birleştirirsek kendimizi gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaşabileceğimizi hissettik. Sonra da geleceğe bırakmak isteyeceğimiz hayat dersleri hakkında tartıştık; kendimize güvendiğimiz alanları ve tecrübelerimizi gözden geçirdik.

13268462_1150539601659378_273428539584393638_o

Seray Hanım sözünü ettiğimiz “kör noktalarımızı” aydınlatabilmek için; asla yapmayacağımızı düşündüğümüz şeylerin üstüne gitmemizi, merakımızı ve deneme arzumuzu yitirmememizi, motivasyonumuzu dışarıdan değil içimizden beslememizi tavsiye etti. Bu anlamda benliğimizi başkalarına ne kadar adadığımızın farkında olmayabileceğimizi hatırlattı. Bunun da sevdiklerimizle iletişimde kalmak adına tavizler vermekle sonuçlanabileceğini belirtti. Oysaki kendimizi kabullenilme içgüdüsünden kurtarıp; kendi doğrularımız hatalarla sonuçlansa dahi, peşinden gitmeye çalıştığımız zaman kişiliğimizle daha uyumlu ve daha verimli, pişman olmayacağımız tecrübeler edinebiliriz.

Seray Nasırlı’ya kişiliğimize rehberlik ettiği ve bizi faydalı kaynaklarla buluşturduğu için kampüs liderleri olarak çok teşekkür ediyoruz!

Yazısı için Yasemen Aktaş‘a teşekkür ederiz.

Yazar Hakkında

Konuk yazarlardan ilham, fırsat ve yeni fikirlerle dolu paylaşımlar!

İlgili Yazılar

Yorum Yazın