ÇIKMADI!

Evet başlıktan da anlayacağınız üzere vize-final sorunsallarını yazacağım. Buradan soru çıkar, hoca geçen yıl ne sormuş, kanka sende not var mı? gibi cümleleri sınav döneminde duymaktayız.

Bazı okullarda vize haftası vardır. Bazısında o hafta mumla aranır. Mesela bizim okulda bizim bölümde biz vize haftası nedir? Nelerden oluşur? Yenir mi? Bilmiyoruz. Çünkü iki vize bir final yapan okulum laboratuvar çalışmalarıyla birlikte yorucu mu yorucu bir hal alıyor. Haliyle motivasyon düşüklüğü, üşütüp hasta olmalar efendime söyleyeyim sınavın olduğu gün derse gitmemeler vesaire bizim bölümde çok görülen bir durum. Buna hocaları bile alışırdık, o zamanlarda üstümüze çok gelmiyorlar. Zaten sınavda son sözü biz söyleyeceğiz diyorlar.

Ben de hasta olmamak ve motivasyonumu düşürmemek için bir kaç yazı okudum. Çünkü hem motivasyon düşüklüğü hem de selpaklar ve ilaçlarla o sınavları geçmem mümkün değil. Ama gelin görün ki okuduğum ne varsa uygulamaya çalıştım, yine çare olmadı bana. Bende ”kişi kendinin doktorudur” diyerekten deneme yanılma, dersten kalma okulu uzatmalarla kendi motivasyonumu kendim oluşturdum. Bu biraz ”insan kendi kendinin motivasyon kaynağıdır” diyebiliriz. Çok fazla lafı uzatmadan başlıyorum.

“Dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir.”  demiş William McFee.

Bu sözü hayatınızın belli alanlarına uyarlayabilirsiniz. Ben okuduğumda aklıma sınavlar geldi. Belki de sınav döneminde olduğum içindir bilemiyorum. Karşılaştığım fırtına olarak sınavları ele alırsak iyi bir çalışma ile gemiyi limana getirebilirim. Burada biraz çaba biraz emek gerekiyor. Hocam gerçekten çok çalıştım, gecemi gündüzüme kattım, 1 puan verseniz geçerim denilmesinin asıl perde arkası burada gizli. Sizin ne kadar çalıştığınızın kimseye bir etkisi yoktur. Etki edecek olan, o çalışmayı sınav zamanı nasıl gösterdiğinize bağlı.
Başıma geldi anlatıyorum. Bir laboratuvar sınavı. Geçme notumuz zor bela 60 olmuştu sonra bazı hocalar bize acıdı ve alan dersleri için 55’e çekti. Sonuçta yine kimse gemiyi limana getirememiş belli ki, bende getiremeyenler arasındaydım. Finalde 54.4’te kaldım. Bütünlemede gemilerini terk edenler evlerine döndü ve ”bir kaptan asla gemisini terk etmez” diye bekledim. Çalıştım da sonuç hoca binlerce öğrencinin gittiğini şikayet etse de beni yine bütünlemede de 54.4’te bıraktı. Benim motivasyon yerlerde tabi, toparlayabilene aşk olsun. İnsan sınırda kalır da bu kadar da sınırda kalır mı? İçtiğim kahvelerin kafein testi yapılsa sonuç, puanımdan çok daha yüksek çıkacak. Her türlü kahveyi de denedim ama sorun onlarda değil bendeymiş. ”coffee makes smarter” tezi gerçekten yalanmış. Bununla ilgili iki yazının birini buraya diğerini de şuraya koyuyorum.

Sınav dönemi ekstra şeyler deniyoruz. Maksimum kahve tüketimi, gece sabahlara kadar uyanık kalma, ders arasında abur cubur tüketme ve sürekli masa başında oturma gibi vücudumuzu zorluyoruz. Ben de yaptım. Çok yaptım ama umarım bir yerde bu yöntemlerde hata yapıyorumdur yoksa bu kadar kafamın basmadığını bilmek beni üzecekti.

Yöntem değiştirdim. Maksimum yaptığım ne varsa optimum seviyeye getirdim. Yani sınav zamanı dışında da nasıl hayat sürdüyorsam öyle devam ettim. Artık o dönemlerde aynaya bakabiliyorum, şükürler olsun sorun benim aklımda da değilmiş ve cidden o kadar da çirkin biri değilmişim.

Burada sağlıklı beslendim, düzenli uyudum uyandım vesaire demiyorum.
Hayatınızda size olağan gelen ne varsa öyle devam edin.

Düzenli uyku ve sağlıklı beslenmeleri denemeyin. Öyle bir alışkanlığınız yoksa uygulamanız da olumsuz etkiliyor. Cidden sağlıksız besleniyorsanız öyle devam edin. Gece sabahlara kadar yatmak bilmiyor sabah kalkmak bilmiyorsanız bunu kendinizce avantaja çevirin. O saatlerde çalışın. Sizi abur cubur motive ediyorsa onları tüketin.  Çünkü alışkanlıklarınızı değiştirebileceğiniz doğru zaman sizin sınav zamanınız değil! Yani karşılaştığınız fırtınaların olduğu zaman değil. O zaman gemiyi limana götüremezsiniz.

Tabi ki meyve sebze ve su tüketimi kafein tüketiminde çok daha iyi. Hatta en son yapılan bir araştırmada sabahları ayılmak için kahve içmek yerine bir iki bardak su tüketilmesinin insanları daha dinç bir güne uyandırdığını okumuştum. O sabah mahmurluğunun sebebinin gece kaybedilen su olduğu bunu geri kazanmanın kahve yerine tekrar suyla sağlanmasının hem daha sağlıklı hem de daha uzun vadede dinç tutacağı yazıyordu. Ben ki çok fazla su tüketmem ama sabahları bunu kendime alışkanlık haline getirdim.

Sınav döneminde alışkanlıklarınızı bozmadan yapacağınız planlama ve zaman yönetimiyle başarıyla üstesinden geleceksiniz. Bu sadece sınavlar için değil hayatta üstesinden gelmek istediğiniz ne varsa etkinli olacaktır. Elbet fırtınalarla baş edeceksiniz ama o gemi limana vardığında en çok da siz mutlu olacaksınız.

 

 

Yazar Hakkında

Ankara Üniversitesin’de okuyan laboratuvarda deneyleriyle başı dertte kimya bölümü öğrencisiyim. Bilim konferansları ve bilimsel kitaplar vazgeçilmez tutkumdur. Tiyatro aşığı, kahvenin bol köpüklüsü insanın güler yüzlüsü diyen biriyim.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın