Müze Haritası

Yeni yılda yapmak istediğim farklı şeyleri yazmıştım bir önceki yazımda.Bu yazımda da yapabildiklerimden bahsedeceğim biraz. Çünkü yapabileceğimi gördüm.Açıkçası ilk başlarda cesaretim yoktu ve bu cesareti toplamam da biraz sürdü.Bir kere başlayınca gerisinin geldiğini fark ettim. Çünkü hayallerini gerçekleştirmek insana mutluluk veriyor.Gittiğim müzelerden biraz bahsetmek istedim o yüzden.

Pera Müzesi

İlk olarak Pera Müzesi ile başlamak istiyorum.Çeşitli müzelere gitmek istediğimden zaten bir önceki yazımda da bahsetmiştim. Pera Müzesi ilk durağım oldu. Ben gittiğimde müzede Balkanlardan Gelen Soğuk Hava Dalgası adlı bir sergi vardı.Balkanlardan olan farklı sanatçıların eserlerine yer vermişler.Sergi, “Balkanlar” olarak bilinen bölgedeki ülkelerden farklı kuşaklardan sanatçı ve sanatçı gruplarına odaklanıyor ve bölgenin olarak akla gelen siyasi çağrışımları göz önünde bulundurulmaksızın bir doğa olayı üzerinden biçimleniyor: Rüzgar. Bu tema aynı zamanda hava durumu haberlerinde kışın gelişine işaret eden “Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası” söylemine gönderme yapıyor.Ama bu sergide beni asıl heyecanlandıran şey Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun gerçeğini görebilecek olmamdı.Heyecanla sergide gezerken birden karşıma çıktı ve tek kelimeyle büyülendim.Eğer sizde gitmediyseniz burnunuzun dibindeki bu müzeyi kesinlikle görmelisiniz.

Madamme Tussauds

İkinci olarak İstanbul’un en büyük eksikliğiydi bence.Açıldı ve İstanbul tamamen büyük bir şehir kategorisine girdi.Bu müze tabi ki Madamme Tussauds. Açıkçası ben biraz küçük buldum. Onlarla fotoğraf çekilmek en büyük zevklerimden biri olduğu için giderken çok hevesliydim.Ama müze çok küçüktü.40-45 dakika bile sürmedi gezmemiz ki ben bütün heykellerle fotoğraf çekildim. Yine de Türk ünlülere daha fazla yer verilmesi beni mutlu etti.Türk ve yabancı ünlülerin karışık bir şekilde duruyor olması gezmeyi de zevkli kılıyordu.Eğer sizin de vaktiniz varsa Taksim’deki bu tatlı müzeye uğrayın derim.Binanın dış mimarisine de hayran oldum diyebilirim.Mutlaka gidin görün.

İstanbul Modern

Üçüncü ve son olarak İstanbul Modern.Son ve en çok beğendiğim müze.Burada modern sanata fazlasıyla yer verilmişti.Zaten müze o kadar büyük ve kapsamlı ki gezerken saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.Bazı eserlere dokunma ve onları yerinden oynatma şansınız da var.Benim en çok ilgimi çeken şeylerden biri de bu olmuştu.O kadar değişik ve her tipten eser var ki.Kesinlikle bir kereden fazla gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bazı bölümlerin tadilatta olmasına üzülmüştüm fakat bu da tekrar gitme şansı verdi bana.Biz müzeyi 2-3 saatlik arası bir sürede gezdik.Siz de giderseniz vaktinizi ona göre ayarlayın.Hatta ayırabiliyorsanız 1 gününüzü bile İstanbul Modern’e ayırabilirsiniz.Gittiğinizde de benden size bir tavsiye, resimlere ilk önce uzaktan bakın daha sonra yakınlaşıp bakın.Bazı resimler uzaktan bakıldığında daha anlamlı oluyor.Umarım siz de vakit bulup İstanbul Modern’e gidebilirsiniz.Gittiyseniz de bir kere daha uğramaktan zarar gelmez bence.

Bu üç müze bu ay içinde gittiğim yerler.Ben İstanbul’a taşındığımda kendime verdiğim sözlerden biri de bir çok müze ve galeri gezmekti.İlk aylarda bunları gerçekleştiremedim ve umutsuzluğa kapıldım.Fakat bir kere başlayınca arkası geldi.Eğer sizin de böyle bir düşünceniz varsa size başlamak için küçük bir rota olsun bu yazım.Umarım ne olursa olsun hepimiz hayallerimizin peşinden koşar ve kendimize verdiğimiz sözleri tutabiliriz…

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın