Ekonomi okuyorsunuz ama aklınızın bir köşesinden programlama dillerini öğrenmek mi geçiyor? Ya da yoğun bir mühendislik eğitimi alırken, iş hayatını daha iyi anlamak için temel işletme bilgilerini mi öğrenmek istiyorsunuz? Belki de küçüklükten beri hep astronomi hakkında daha detaylı şeyler öğrenmek istemişsinizdir. Kendi alanınız dışında öğrenmek istedikleriniz için bir kursa gidecek vaktiniz, paranız olmayabilir. İnternet erişiminiz ve haftada ayırabileceğiniz birkaç saatiniz varsa çözüm basit: Online eğitim platformları.

Ben sizlere kendi favorim ve bu alandaki en popüler sitelerden birisi olan Coursera’yı anlatacağım. Coursera ile tanışmam, 2012 yılında umutsuz bir şekilde finans dersi için not ararken oldu. Konu hakkında bilgim olmadığından giriş seviyesinde anlatılmış olan içeriklere ihtiyacım vardı ve bu aramalar sırasında Michigan Üniversitesi’nde Finans’a Giriş isimli kursun başlayacağını gördüm. 1 hafta sonra başlayacak, 4 ay boyunca devam edecekti. Hemen üyeliğimi oluşturdum ve derse kaydoldum. Ben her zaman ev ortamında daha iyi öğrendiğimi ve daha rahat çalışabildiğimi düşünmüşümdür; bu da dersleri takip edebilmemi kolaylaştırdı.

Dersler başlarken hangi hafta hangi konunun işleneceğine, tavsiye edilen kitaplara ve detaylı içeriklere ulaşabiliyorsunuz. Normal bir okulda öğrenim görüyormuşsunuz gibi yapmanız gereken ödevler, küçük testler ve en son final sınavı var. Sorularınızı veya dersi tartışmanız için dersi alan diğer insanlarla konuşabileceğiniz bir forum alanı da bulunuyor. Derslere tamamen ücretsiz bir şekilde kayıt olup öğrenebilir; bununla birlikte cüzi bir ücret karşılığında üniversite tarafından onaylanmış bir sertifika alabilirsiniz.

HEC Paris’ten Stanford Üniversitesi’ne kadar pek çok saygın üniversiteden Uluslararası Ceza Hukuku, Veri Madenciliği, Sosyal Girişimcilik, Halk Sağlığı ile ilgili derslere kaydolabilirsiniz. Hatta Beatles’ın müziğinin nasıl geliştiğine dair bir ders bile alabilirsiniz!

Online eğitimlerin en güzel yanı, zorunluluğunun bulunmaması. Yağmurlu bir günde, sabah erkenden uyanıp, trafikte vakit kaybederken yetişmek zorunda olduğunuz bir ders değil. Dersi anlatan kişiyi sevmediniz mi? Bir tıkla değiştirme imkanınız var. Kontrol sizin elinizde. Canınız o akşam çalışmak istemiyorsa, sonraki güne erteleyebilirsiniz, ya da bir sonraki güne. Öğrenme süreciniz olabilecek en esnek şekilde ayarlanmış durumda.

Konu ile alakalı izlemenizi tavsiye edebileceğim 2 konuşma var. İlki MIT’den Anant Agarwal’ın tüm teknolojik gelişmelere rağmen eğitim şeklimizin değişmemiş olması üzerine yaptığı konuşma: http://www.ted.com/talks/anant_agarwal_why_massively_open_online_courses_still_matter

İkincisi de, Coursera’nın kurucusu Daphne Koller’ın eğitimde fırsat eşitliği üzerine olan konuşması: http://www.ted.com/talks/daphne_koller_what_we_re_learning_from_online_education

Geriye sadece şunu sormak kalıyor: Siz neyi öğrenmek istersiniz?

Yazar Hakkında

Galatasaray Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi, amatör bir seyahat blogu yazarı. Okur, yazar, gezer, yemek yapmayı sever, MFÖ dinler, maç seyreder.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın