“Benim derdim su birikintisinin sınırları değil, benim derdim denizi düşünmemiş balıklarla yaşamak.”

Ne zaman çantamın içinde cesaretimi kaybetsem, babamı arıyorum. Çünkü ne zaman ayağım takılsa ya da düşsem, “Hadi Tuğçe, sen düştüğün yerden de kalkarsın” der, cesaretlendirir beni. Kaybettiğim cesaretime yenisi eklenir, saklandığı yerden çıkar. Üstümü başımı silkeler, kalkarım. Elimi uzatsam tutar kaldırır belki ama verdiği cesaret, ellerinden daha güçlüdür her zaman. O söyleyince inanırım. Bazen en çok babam söyleyince inanırım. Telefonu bazen “Çok mutlu ol, çok özgür ol” diye kapatır. Kuş olurum, gökyüzü benim olur. Babam bilir, çok mutlu çok özgür olunca hep, ben kendime çok iyi bakarım.

Belki biraz babacı bulursunuz beni. İnanın “anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı” sorusundan “kardeşim” diye sıvışarak geçti çocukluğum. Ama yine aynı çocukluk bu toplumda bağımsız, eğitimli, güçlü bir kadın olmak için babamdan aldığım ilhamla, cesaretle geçti. “Bu devirde en çok kız çocukları okusun” diyen bir de dedem var, o ayrı. Babam yaşım kaç olursun her olayda fikrimi sorması bana verdiği ve öğrettiği en önemli değerdi. Yüksek sesle söyle derdi, daha yüksek. Biliyorum, birçok rol model kadın var ama babam “Tuğçe, bak o yapmış, sen de yapabilirsin” deyince daha çok cesaret buluyorum. Gurur duyuyorum babamla. Etrafımdaki tüm babalarla. Binyaprak babalarıyla. Onlar bize yol göstermese, destek olmasa, arkamızda durmasa bunca hayalimizi gerçeğe dönüştürecek cesareti bulamazdık. Bir baba, eşitliğe inanarak yanınızda oldu mu daha kalabalık hissediyorsunuz. Bir baba, kendi kızıyla başka babalara da ilham verince tüm dünya sizinmiş gibi hissediyorsunuz.

Siz! Canım babalar, geleceğin babaları! Siz de hep cesaret dağıtın. Özgür olup önce düşmeyi, sonra sizsiz de ayağa kalkmayı öğütleyin bizlere! İlham verin bize, çocuklarınıza. Aydınlatın bizleri! Kolay değil, bu toplumda hiç kolay değil. Umut lazım, hayaller lazım, daha iyi bir gelecek lazım. “Özgür ol, cesur ol, güçlü ol” diye kapatın telefonları. Çünkü siz derseniz, herkesinkinden daha samimi olur. Siz derseniz, ne yapar eder daha güçlü kalkarız. Anlattığınız masalların sonunu hep kızlarınıza bırakın. Bırakın ki onlar sonlarını hep istedikleri gibi tamamlasın. Kahkahalarını kucaklayın. İki kadeh tokuşturun. Mini eteği en çok ona yakıştırın. Toplumda fikirlerini kendine güvenerek söylemek daha çok öz güven ister çünkü. Kızınıza güvenin. Güvenilmek, daha azimli yapar çünkü. Bir bilseniz, öyle çok inanıyorum ki! Bir baba, başka babalara ve kızına cesaret vererek birçok taşı yerinden oynatabilir. Benim babam yaptıysa, başka babalarda yapabilir!

Daha özgür ve daha eşit bir gelecek için kızına her gün daha özgür bir dünya düşleyen tüm babalara ama en çok babama;
Bize ve çevrenize verdiğiniz cesaret için çok ama çok teşekkürler! Hep çoğalarak var olun!

screen-shot-2016-12-08-at-00-36-13

 

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın