Rich DeVos’un “Pozitif İnsanlar İçin 10 Etkili Cümle” kitabını evde bulduğumda kendisinin Amway’in kurucularından olduğunu ve ilham dolu konuşmalarını bildiğimden olsa gerek, kitapta sadece sayılı insanın bildiği, çok gizli ve güçlü cümleler olacağını zannettim. Heyecanla kitabı açıp baktığımda ise bu cümlelerin aslında hepimizin bildiği ama çoğu zaman güçlerini azımsadığımız ya da kalbimizi yeterince açamadığımız için sık sık kullanmadığımız cümleler olduğunu gördüm. Henüz kitabın içindekiler bölümüne bakarken bile bir ders almıştım..

Önsözde DeVos, büyüdüğü evde hiçbir şeyin sevgiden daha değerli olamayacağını maddi açıdan ne kadar sıkıntı içinde olsalar da manevi açıdan her zaman cesaret verici bir atmosfer olmasından öğrenmiş. Pozitif olmak ve başkalarına yardım etmek için basit cümleler kullanmanın önemini ona farklı bir perspektiften gösteren arkadaşı Billy Zeoli’ye adamış bir kitabını da. Cümleleri gelişigüzel kullanmak yerine planlı bir şekilde işleyerek okuyucuların “yasam zenginleştirici/ süsleyici” sıfatlarını kazanmalarına yardım etmek istemiş.

İşte o cümleler…

1. “Hatalıyım”

Yazarın bu cümleyle başlamasının sebebi söylenmesi ve özellikle içten gelmesi en zor cümlelerden olması. Üstelik kalbimizden değil sadece dudaklarımızdan gelirse de hiçbir anlam ifade etmeyen bir söz. Hatalı olduğumuzu kabul etmek genellikle samimi ve derin bir değişim gerektirir, çünkü acıtsa da zor gelse de insanın doğası gereği yanılabileceğini kabul etmemiz gerekir. Düşüncemizin ya da hareketimizin yanlış oldugunu kabul edişimizden pozitif bir etki açığa çıkar. Her konuda inatçı bir şekilde haklı olma çabamız ister lider ister ekip üyesi olalım ekiplerimizde, arkadaslıklarımızda ve aile ilişkilerimizde çatlaklara yol açabilir. Bunların hepsini kazanması gereksiz tartışmalar için riske atmamamız gerektiğini iş işten geçmeden ve kalıcı sonuçlara neden olmadan görmeliyiz. Söylemeyi deneyin, hayal ettiginiz kadar korkutucu olmadığını göreceksiniz ve üstelik söylemesi de gittikçe kolaylaşacak!

2. “Özür dilerim”

“Hatalıyım” ile birlikte özür de dilemeliyiz. Yanıldığımız süreçte birini kırmış olabiliriz, bu yüzden bunu kabulümüz mekanik-yanıldığımız ve karşımızdakinin haklı olduğunu söylemekten ibaret- olmamalıdır. Kendimizi savunmak oldukça kolaydır, ama siz de özür dilemenin ne kadar çok problemi çözdüğüne hiç tanık olmadınız mı? Özür dilemenin ardından kaybolmaya başlayan negatif duygular ve yerine gelen pozitif etki, olası statü ve ego zedelenmesinden daha ağır basar. Hayat “Özür dilerim”in işe yarayacağı olaylarla doludur ve bu iki kelimeyi söylemek ne kadar zor gözükse de önce sizin sonra etrafınızdakilerin hayatını kolaylaştırır ve güzelleştirir.

3. “Bunu başarabilirsin”

Hepimiz harekete geçmek isteriz. Bu hareketlerimiz pozitif tutumumuzdan gelir. Pozitif tutum da ancak pozitif bir atmosferde gelişebilir. Pozitif atmosfer: bize ilham veren ve başarmak istediğimiz konular için cesaretlendiren ortam. Insanlar arasında “yapabilmek” fikrini geliştirerek bu pozitif ortamı genişletmeliyiz. Hepimiz “yapabilmek” fikrine uzak, her zaman negatif ve şikayet eden insanlarla uğraşmak zorunda kalmışızdır. Oysa ki “yapabilmek” fikrinde olan insanların getirileri daha fazladır. Bizim bu pozitif tutumumuz fırsatları en iyi şekilde değerledirmemizi ve başkalarının da bu farkındalığı kazanmasına sebep olsa ne güzel olur.

4. “Sana inanıyorum”

“Sana inanıyorum”, “Bunu başarabilirsin”den daha kişisel bir cümledir. Bu yüzden genellikle ailemize ve arkadaşlarımıza söyleriz. Oysa iş arkadaşlarımıza da söyleyip söylemekten ileri gidip, davranışlarımızla da göstermeliyiz. Birçok kurum inanç sistemi üzerine kurulmuştur; aile, sosyal sorumluluk derneği, ticari şirket. Sistemi kendi içimizde de yürüterek kendimize ve hayallerimize ulaşmak için yeteneklerimize inanmalıyız. Hepimizin az da olsa kendinden şüphe duyma eğilimi vardır, çevremizdeki pesimist ve heves kırıcı insanların bu eğilimimizi tetiklememesi için gardımızı korumalıyız. Daha da iyisi, etrafımızdakilere onlara inandığımızı sözlerimizle ve hareketlerimizle hatırlatarak dünyayı değiştirmeliyiz.

5. “Seninle gurur duyuyorum”

Hepimiz çocuk olduk, hepimiz “Bak, ne yapıyorum!/ Anne bak!/ Baba bak!/ Nasıl olmuş?” diyerek büyüdük. Ama büyüdükçe gördük ki bu ilgi beklentisi sadece çocukluk çağına özgü değil, bu duygular bizimle ömür boyu. İnsanlar yaptıkları şeyler için fark edilmek ve takdir edilmek isterler. Kendi başarılarımız için gurur duymak ne kadar mükemmel bir duygu olsa da başkalarından “Seninle gurur duyuyorum”u duymak duygularımızı “sonsuzla çarpar.” İster anne/baba, ister lider olun, bu etkili cümleyi her gün kullandığınız cümleler listesine ekleyin. Çünkü tanıştığınız her büyüğün içinde başarıları karşılığında onay ve takdir bekleyen bir küçük var!

6. “Teşekkür ederim”

Yaşamımız küçük ya da büyük karşılıklı ya da karşılıksız bize yapılan iyiliklerle doludur. Diğerlerine göre göreceli olarak daha değersiz görülen iyilikler/hizmetler karşısında sıkça atlayabileceğimiz bir nazik hareket aslında karşımızdaki kimsenin tek motivasyon kaynağı olabilir. Küçük de olsa hediye gelince “önemli olan düşünmen” deriz ya hani, işte burada da mevzu odur. Sözlü teşekkür etmek, teşekkür kartı yazmak ya da hediye almak karşımızdakine “Teşekkür ederim. Çok iyi bir iş çıkarıyorsun ve bu iş bana yardımcı oldu. Sana minnettarım.” mesajını verir. Çoğu zaman birçok şey için teşekkür etmeyi düşünüyor olabilirsiniz, ama asla fırsat bulamamış da olabilirsiniz. Peki o teşekkürünü çok önemli saymayarak atladığınız kişiye belki de yıllardır verdiği hizmetlerden dolayı hiç teşekkür edilmemiş olabileceğini düsündünüz mü?

7.“Sana ihtiyacım var”

Toplum halinde yaşıyoruz; çünkü tek başımıza hayatta kalamayız, yani birbirimize ihtiyacımız var. Her birimizin başarısı bir diğerinin topluma katkısına bağlı, çeşitli denklemler içinde tabii. Etrafınıza baktığınızda ihtiyaç duyduğunuz sonsuz insan görürsünüz ama sadece birkaçı sizin onlara ihtiyacınız olduğunu duymuştur. Hepimiz bir başkasının bize ihtiyacı olduğunu hissetmek isteriz, bu yüzden etrafınızdakilere onlara olan ihtiyacınızı dile getirmekten çekinmeyin aksine sık sık hatırlatın. Kendisine ihtiyaç duyulduğunu hisseden insan daha iyi hisseder, daha iyi çalışır ve hatta kendine ne kadar ihtiyaç duyulduğunu daha fazla hissettirmek için her zamankinden daha da ileriye gider!

8. “Sana güveniyorum”

Güven üzerine kurulu müthiş sorumluluklar aldığımızı ve verdiğimizi daha önce düşünmüş müydünüz? Evlenirken kadın ve erkek birbirine güvenir. Çift çocuklarına en iyi eğitimi sağlamak için öğretmenlere güvenir. Çocuk büyüdüğünde ona ayrı eve çıkması konusunda güvenilir. Çocuk çalıştığı ekipteki liderine, onun ekip için en iyi kararları vereceği konusunda güvenir. Görüldüğü üzere güven her yerdedir ve varlığı sarsıldığı zaman sistem tehlikeye girebilir. Güvenililir bir insan olursanız; insanlar sizin gibi olmak ister, sizin arkadaşınız olmak ister, sizin izinizden gitmek ister, sizinle partner olmak ister. Bu yüzden güvenilir olun ve güvendiğiniz insanlara bunu sözlü olarak hatırlatma fırsatlarınızı da kaçırmayın!

9. “Sana saygı duyuyorum”

Kim olursa olsun, ne yaparsa yapsın; herkes değerlidir, dışarıdaki biri için. Bu yüzden herkese saygı duymalıyız. Bu kitaptaki diğer cümleleri kullanırken zaten etrafınıza olan saygınızı göstermiş olacaksınız ama neden bu sözleri söyleyerek eyleminizi güçlendirmeyesiniz ki? Saygı karşılıklı bir harekettir ve eğer saygı duyulmak istiyorsanız, önce saygı duyun. İnsanlara saygı duymak için sebepler bulmak da aslında çok kolay, çünkü herkes kendilerini ve başarılarını anlatmayı çok sever. Kitabın bu bölümünde aynı zamanda beni çok etkileyen bir de örnek var: Will Rogers, bir gün “Sevmediğim bir kişiyle hiç tanışmadım.” demiş. Etrafında zor insanlarla yaşadığını düşünen biri için inanılası zor bir itiraf olsa da, yazara göre Will Rogers her tanıştığı insana yeterli ilgi gösterip sonunda onlarda sevdiği ve saydığı bir şeyi keşfedebilen biri olabilir. Saygı göstermek ve karsılığında geri almak bazen sadece insanların yüzlerini ve isimlerini hatırlamak kadar kolaydır. Gerçek saygının sosyal ya da ekonomik bariyerleri yoktur. Hayatımıza dokunan herkese yansımalıdır.

10.“Seni seviyorum”

Sevgi içerisinde müthiş saygı ve inanç barındıran bir terim, bu yüzden karşınızdakine sevgi duyuyorsanız ona söyleyebileceğiniz en güçlü şey. İster romantik sevgi olsun, ister aile sevgisi, ister arkadaş sevgisi; “Seni seviyorum” söylediğiniz kişiyi kuşatan etkili bir cümle. İnsanlara karşı ne hissettiğimizi düşünebilmeli ve bulduğumuz sonuçları onlarla paylaşabilmeliyiz. Yazar, küçükken ekonomik sıkıntılar yaşayan bir evde büyümüş olsa da mutlu bir çocukluk geçirmiş. O, bugün de mutlu. İki zaman arasındaki ekonomik getirisi onu daha mutlu bir insan yapmamış. Çünkü onu mutlu kılan her zaman aile sevgisi olmuş. Sevgiyle çevriliyiz, onu bulmalı ve beslemeliyiz-kendimiz, dini inançlarımız, ailelerimiz, arkadaşlarımız ve içinde yaşadığımız topluluklar için. Sevdiklerinize bunu hatırlatmak için elinizde olan fırsatları değerlendirmeyip daha sonra pişman olmayın. Eğer sözcükleri bir araya getiremiyorsanız bile en azından onlara sarılın!

NOT: Sevgili Okur,

Bu sitede TurkishWIN Kampüs Liderlerini ve konuk yazarları okuduğun için “Bunu başarabilirsin”,  “Sana inanıyorum” ve “Seninle gurur duyuyorum”.

Benim yazılarımı takip ettiğin için “Sana ihtiyacım var”, “Sana saygı duyuyorum” ve “Teşekkür ederim”!

Yazar Hakkında

Galatasaray Lisesi'nden mezun olup Galatasaray Üniversitesi İşletme Bölümü'nde okumaya başladım. Farklı kültürleri tanıyarak dünyayı gezmeyi tatillere sığdıramadım; lisenin bir yılını Kanada'da, geçtiğimiz yazları da İngiltere'de yaz okulunda ve Fransa'da stajda geçirdim. İlgiyle katıldığım etkinliklerin ve gezdiğim yerlerin yanı sıra kulağa küpe notlar da paylaşacağım sizlerle.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın