CYMrx9dWQAAnWwnYaprak Metin ile yine muhteşem bir etkinlik gerçekleştirdik!

Sorduk, öğrendik ve ilham aldık. Deneyimlerini böylesine içten bizimle paylaştığı ve profesyonel hayat ile ilgili aklımızdaki sorulara cevap getirdiği için kendisine çok teşekkür ediyorum. Kendi adıma oldukça güzel şeyler öğrendim ve katılamayan herkesin de bu ilhamı alması için yazımı kaleme alıyorum.

Gerçekleştirdiğimiz görüşmeden aldığım bazı notları paylaşmak istiyorum. Bu görüşmede sorulan bir çok sorunun hayata atılmak üzere olan tüm gençlerin aklında olduğunu biliyorum.

Umarım faydalı olur.

 

En büyük problemimiz: Mülakatlar!

Eski bir işe alımcı olarak Yaprak Hanım’ın bize en büyük tavsiyesi;

Denemek için mülakata girmeyin, kazanmak için girin!”

oldu. Mülakatlarda aranılan en temel şey, hedeflerin net olması ve ne istediğinizi bilmek. Eski yaptığımız stajlardan neler çıkardık, neler öğrendik ve kendimize neler kattık. Yaprak Hanım’a göre tüm bunları göz önünde bulundurup, bir mülakata girmeden önce hazırlanarak gitmeliyiz. Hatta sektörün öne çıkan firmalarında mülakata gireceksek eğer 1 ay öncesinden bile hazırlanmaya başlayabiliriz. Ayrıca daha önce aynı yerde mülakata giren insanları bulmak, onlarla görüşmek, neler olabileceğini öğrenmek hem mülakatta bizi rahatlatacak hem de iş ağı açısından yardımcı olacaktır.

CareerRoad-1024x682

Peki ya vaka analiz yarışmaları?

Bu noktada en temel öğreti, vaka analizlerinde beklenen şeyin sonuca ulaşmak olmadığıydı. Hedefe nasıl gidildiği, nasıl bir yol izlendiği ve bu yolda nasıl davrandığımız karşı tarafı etkileyecek en temel unsurdur. Bu noktada vaka analizi çalışmalarına ne kadar çok katılırsak o kadar tecrübe edinmiş oluruz. Ancak yine Yaprak Hanım’ın değindiği temel konu, bu çalışmalara sadece katılmak için değil, hazırlanarak ve kendimizi vererek katılmak deneyim kazanmamızı sağlayacaktır. Gün gelip bir mülakatta vaka analizi yapmamız beklenirse, kazandığımız tecrübelerle artık doğru yolun ne olduğunu bildiğimizden sonuca ulaşması da kolay olacaktır.

Mühendislik okuyorum ama pazarlama alanında çalışmak istiyorum?

Belki de çoğumuzun aklında olan soru bu. Mesela okuduğumuz bölümden farklı bir alanda çalışmak istiyoruz, nasıl yapacağız? Yaprak Hanım bu konuda bizi oldukça rahatlattı. Şöyle ki, üniversiteler bize analitik düşünmeyi öğretip bir format veriyor. Bu adımdan sonra üzerine bir şeyler koyup yolumuzu çizmek ise bizim elimizde. Alacağımız dersler, katılacağımız ufak eğitimler bunları sağlayabilir. Bu noktada Yaprak Hanım bize ücretsiz sertifika eğitimleri bulabileceğimiz, “edx.org” sitesini öneriyor.

Uluslararası mı, Ulusal mı?

Şirket seçiminde kafamıza takılan bu soruyla ilgili Yaprak Hanım’dan yine güzel bir öğüt alıyoruz,

Dünya vatandaşı olmalısınız, sınırları olmayan şirketlerde çalışmalısınız.”

Yaprak Hanım’a göre; evet, Türk şirketlerde çalışmalıyız. Ama öncelikli olarak uluslararası bir şirkette çalışıp oradan edindiğimiz tecrübeleri ulusal şirketlere aktarmamız o şirketlerin katma değeri açısından oldukça iyi olacaktır. Uluslararası boyutta kendimize kattığımız iş ağıda da cabası.

Artık herkes kulüplerde çalışıyor, ben farklı mıyım?

Sosyal hayatın ön plana çıkmasıyla artık herkes bu alanda kendini geliştirmeye çalışıyor. Bizim yaptıklarımızın artı olmasını ne sağlar, sorusuna aldığımız yanıt ile öğrendiğim şey şu ki; katıldığımız kulüpler ile kendimizi geliştiriyoruz. Bu kulüpler kağıt üzerinde bizi ön plana çıkarmasa bile, katıldığımız bir mülakatta cümle kurmamızdan, duruşumuza ve rahatlığımıza kadar her özelliğimizi etkileyip bizi ön plana çıkarabilir. Kim bilir belki bir gün kulüp çalışmalarından kazandığımız iş ağından bir insan bir mülakatta karşımıza çıkabilir.

Bu etkinlik neticesinde benim kendimce içselleştirdiğim öğütler ve özellikle ilham aldığım kısımlar bunlardı. İtiraf etmek gerekirse daha niceleri vardı ancak Yaprak Hanım’ın etkileyici konuşmasını dinlediğim anlarda not almayı bile unutmuşum :)

Son olarak Yaprak Hanım’dan filmler ya da kitaplarla ilgili bir öneri almadan da geçmedik. Kendi kendilerine bir şeyler başarmış, bir ismin ya da gücün arkasına saklanmadan ayakları üzerinde duran insanların biyografilerini okumak, izlemek gecenin sonunda aldığımız ufak bir öneriydi.

Herkesin profesyonel hayatına girişte yardımcısı olacak tavsiyeler olması dileğiyle…

Yazar Hakkında

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde Kimya Mühendisliği Bölümü’nde okuyorum. Halk danslarının yanında, farklı yerler gezmek, farklı kültürleri tanımak ve bunları fotoğraflamaktan inanılmaz keyif alıyorum. Kitaplar, filmler hayatımın çok büyük bir parçası. Yazılarımda da hayatımın bu parçalarını kendi bakış açımla yansıtmaya çalışacağım.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın