Evet, haklısınız yazının başlığı çok havalı! Ama neyin manifestosu bu, manifesto ne oluyor? Cevaplar yazının devamında!!

Manifesto basitçe toplumsal bir hareketin duyurulmasına, bir akımın veya bir hareketin oluşunu bildiren yazılara deniyor. Peki biz neden şiddete karşı manifesto yazdık, hemen açıklıyorum.

25 Kasım Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Kadına Yönelik Şiddet ile Mücadele Günü olarak ilan edilmiş ve bu süreçte dünya genelinde pek çok etkinlik düzenleniyor. Bu etkinlikler kapsamında bu sene Ankara’da BM öncülüğünde, 5 farklı üniversiteden toplam 18 üniversite öğrencisi Kadına Yönelik Şiddet ile Mücadele Günü için manifesto hazırladık. Bir mühendislik öğrencisi olarak orada ne işin vardı Seda diyebilirsiniz. Ama ben kadınlar için çalışmaktan mutlu olan biriyim ve üniversitemde bulunan Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Topluluğu’nda aktif çalıştığım için o gün orada üniversitemden bulunan 5 öğrenciden biriydim.

Manifesto Nasıl Yazılıyor?

Peki biz tüm gün neler yaptık? Manifestoyu nasıl hazırladık? Etkinliğin ilk yarısında Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gülriz Uygur, toplumsal cinsiyetin ne olduğu ve temel şiddet kavramları ile ilgili harika bir konuşma yaptı.  Öğleden sonra ise aramızda sadece 2 erkeğin bulunduğu 18 üniversite öğrencisi 4 ve 5 kişiden oluşan gruplara bölündük. Farklı şiddet türleri ve biçimlerine yönelik her grup ayrı ayrı manifestonun 4’er maddesini hazırladı. Günün sonunda ise tüm gruplar maddelerimizi birbirimize sunduk ve bu maddelerin üzerinde tartışarak en sonunda manifestomuzu hazırladık. Bunun yanında gün içinde değişik oyunlarla kimi zaman kendimizi aramızda yaşayan dezavantajlı insanların rolünde bulduk kimi zamanda aramızda “şiddete karşıyım çünkü” diyerek ağlar oluşturduk.

Rahatlıkla bu tarz bir etkinliğin özellikle benim için inanılmaz ufuk açıcı olduğunu söyleyebilirim. O gün orada bulunan pek çoğu sosyal bilimler okuyan öğrencilerin aksine biz mühendislik öğrencileri ne yazık ki üniversite eğitimimizde vaka çalışmaları yapmıyoruz. Fikirlerimizi açıkça söylemeyi, tartışmayı, zaman zaman fikirlerimizin çürütülmesini ve yeni fikirlere açık olmayı deneyimleme şansımız olmuyor. Günün sonunda buradan hangi kelimeyle gidiyorsunuz dediklerinde, “beyin fırtınası” diyen biri olarak yeni fikirler üretmenin benim için ne kadar değerli olduğunu anlatmama gerek yok herhalde!

Bizim manifestomuz şiddetin ve özellikle kadına yönelik şiddetin olmadığı bir dünyanın umuduyla 9 Aralık’ta bir zirve ile duyurulacak.

Bölümlerin ve mesleklerin ötesinde, kadınlar için şiddete karşı küçükte olsa bir şeyler yapmış olmak insana inanılmaz bir manevi tatmin veriyor.

Çevrenizdeki insanlara ben şiddete karşı bir şey yaptım sen de bana katıl dediğiniz harika bir gün olsun.

BM’nin Dünyayı Turuncuya Boya hareketi hakkında daha fazla bilgiye bu linkten ve geçen sene yapılan etkinliklere ise bu linkten ulaşabilirsiniz.

manifesto

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın