29 Kasımda Ankara’da Bilkenimg_6169t Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı mükemmel bir STEAMWIN etkinliği gerçekleştirdik! STEAM (science, technology, engineering, art, math) alanında çalışan kadınlarla öğrencileri bir araya getiren etkinlikte, birbirinden etkileyici ve ilham verici, herkesin kendinden bir parça bulabileceği hikayeleriyle çok değerli konuşmacıları dinledik. Kaçıranlar ve yeniden yaşamak isteyenler için hem bu ilham verici konuşmalardan bahsetmek hem de kendime aldığım notları sizlerle paylaşmak istiyorum!

Sahneyi ilk alan Turkishwin&Binyaprak Kurucusu Melek Pulatkonak’tı. Konuşmasına, benim de çok ilham verici bulduğum, istedikleriniz için içinizde savaşma gücü yaratacak bir Binyaprak videosu ile başladı Melek Pulatkonak. New York’ta geçen senelerini, başarısızlık deneyiminin aslında nasıl daha güzel başarılara yol açabileceğini anlattı. New York’tan İstanbul’a uzanan hikayesiyle networkün ve vazgeçmemenin önemine değindi. Melek Hanım’ın konuşmasından kendim için aldığım notlar: “Strategic Intuition Model”i araştır, öğren! Asla vazgeçme, tek başına yola çıksan da bu yolda birçok dost bulabileceğini unutma!

Melek Hanım’ın ardından dinlediğimiz konuşmacı, her zaman her tavsiyesini dikkate aldığım, her cümlesinden deneyim fışkıran ve çoğumuzu kendine hayran bırakan bir isim: Yaprak Metin. Yaprak Metin’i her dinlediğimde içimde her şeyi yapabilecek gücü buluyorum. Arkadaşlarımdan da biliyorum ki, bunu hissettirdiği tek kişi ben değilim. Yaprak Metin’i hala hiç dinlemediyseniz, şu linkteki Binyaprak videosundan dinleyebilirsiniz. Microsoft’ta üst düzey işe alım uzmanlığı yapmış ve IT alanında uzun süreli tecrübeye sahip olan Yaprak Metin de, Melek Hanım gibi, hayat hikayesini kısaca anlatırken, karşılaştığı zorluklara değinmekten hiç çekinmedi. Konuşmasıyla bizlere başarısızlıklar karşısında asla pes etmememiz gerektiğini hissettirdi.

Kendisiyle ilgili sanırım en ömentally-strong-people-donemli ve en çok dikkat çeken özelliklerinden biri bağımsız ruhu. O, başkaları ne derse desin, başkaları kendisi için nasıl bir yol çizerse çizsin, onları sakince dinlese de kendi yolunu çizip o yoldan hiç ayrılmamış bir kadın. Yaprak Metin’in sözlerinden beni en çok etkileyenler: “Eğer bir şey yapmak istiyorsanız, önünüzde hiç sınır yok. Önünüze çıkan herkesi sorgulayın. Sınırlar sadece sizsiniz,” ve “Farklı düşün, fark yarat, kendine inan.” Bizimle, kendisinin de hala bazen açıp baktığı ve kesinlikle fotoğrafını çekmemizi önerdiği ’18 things mentally strong people do’ isimli ilham dolu bir de görsel paylaştı Yaprak Hanım.

Üçüncü konuşmacımız benim ilk defa dinlediğim, Kale Grup iş sağlığı ve güvenliği yöneticisi Senem Akgün’dü. Senem Hanım’ın da tutkulara bağlı kalmak için ilham veren, Çan Köyü’nde çamurdan hamur yapıp oynadığı, gülümseten çocukluk anılarıyla başlayan harika bir hikayesi var. Anne babası köy öğretmeni olan Senem Hanım, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nden Seramik Mühendisliği (biz onu Metalurji ve Malzeme Mühendisliği olarak biliyoruz) diplomasıyla mezun olduktan sonra, iş arama sürecinde kendi bölümüne yeterli önemin verilmediğini hissetmiş. Bunun üzerine, iş güvenliği sınavına neden seramik bölümü mezunları giremiyor konulu bir yazı yazmış bakanlığa.

Senem Akgün, başka şansı olmasına rağmen, üretim safhasında yer alabildiği bir işte çalışmak istediği için 1 yıl işsiz kalmak pahasına da olsa tutkularının peşinden giden, asla vazgeçmeyen ve başarıya giden yolda engelleri bir bir yok etmiş güçlü bir kadın. Yıllar sonra yeni bir alana (iş güvenliği) yönelmek istediğinde, bu konuda hiçbir şey bilmemesi onu kesinlikle korkutmamış. O, başka bir açıdan yaklaşmış ve öğrenecek ne kadar çok şeyim var diye düşünerek heyecanlanıp motive olmuş. Benim aklıma kazıdığım tavsiyesi: “Bir şeyi yapmak için onu çok sevmelisiniz, bir şeyi sevmek için ona delicesine inanmalısınız”

Sonraki konuşmacı, beni uzun zamandır en çok etkileyen insanlardan biriydi: Social Maker Lab kurucusu Özge Özmen. Kendisi sosyal sorumluluk bilinci çok yüksek bir teknoloji sever! Hikayesinin bir kısmında öğrendik ki, çocuklara kodlama öğrettikleri bir projede çalışırken, gönüllülük esasına dayalı olduğu için, eğitmen bulmakta zorlanmaya başlamışlar. Özge Özmen bu noktada beni en çok etkileyen cümlesini kurdu “Ne yapayım ben de, çocuklara öğretmen bulamadık hadi bitti bu kadar diyemedim. Açtım interneti önce kendim öğrendim kodlamayı sonra öğrendiğim kadarını anlattım çocuklara.”

Böyle yüksek sorumluluk bilincine sahip olunca insan bu kadarla yetinemiyor olacak ki, Özge Özmen sosyal girişimciliğe atılmış ve teknolojiyi  iyilik için ne kadar güzel kullanabileceğimizi kanıtlayan Social Maker Lab’ı kurmuş. Burada dünyanın üzerinde konuşup fikir yürütmeye çalıştığı sorunları belirliyorlar. Daha sonra da “Teknolojiyi bu sorunları çözmek için nasıl kullanabiliriz?”e odaklanıyorlar. Örneğin, drone teknolojisini kullanarak açık denizdeki mültecileri kurtarmak, 3D-printer ile engelli sorunlarını çözmek şimdiki projelerinden bazıları. Ayrıca ilgilenenler için her ay toplantılar da düzenliyorlar. Bu harika oluşumu takip edebileceğiniz linkleri buraya bırakıyorum:

http://socialmakerlab.org/

https://www.facebook.com/socialmakerlab

https://twitter.com/socialmakerlab

Son konuşmacımız ise şu an Microsoft’ta çalışan, Bilkent Elektrik-Elektronik Mühendisliği mezunu Hazal Demiral’dı. O da diğer başarılı STEAMWIN kadınları gibi, daha fazla sorumluluk ve başlarda biraz yalnızlık gerektirse de kendi yolundan vazgeçmeyen biri. Çok başarılı bir eğitim hayatı olmuş ve aldığı eğitimlerin ona mühendislikten çok ‘ne istersen onda uzmanlaşabileceğini, bir engelin olmadığını’ öğrettiğini söylüyor. Türkiye’de yaşayan kadınların erkeklerden daha fazla sorumluluğa sahip olduğunu düşünüyor, bunun için de her açıdan donanımlı olunması gerektiğini söylüyor. Yani sadece mühendislik okumak yeterli değil, “Okulda öğrenilen teknik bilginin yanında örneğin Shakespeare de okumalısın,” diyor. İnsanlarla bağ kurmamızı sağlayabilecek her alandan ve kaynaktan beslenmemiz gerektiğini düşünüyor. Konuşmasında beni en çok etkileyen fikir sanırım Melek Pulatkonak ve Yaprak Metin’i de gülümseten, kendi kullandığı ve bizlere de önerdiği motivasyon cümlesi: “Bugün 20 yıl sonraki sen için ne yaptın?”img_6371

Bu harika sunumları izleyip hikayeleri dinledikten ve ilham yüklemesi yaşadıktan sonra, dinleyiciler tüm konuşmacılara aynı anda soru sorma fırsatı yakaladılar. Konuşmacıların hepsini sahnede karşımızda oturur görmek  Q&A’in sohbet havasında geçmesini sağladı. Bu da, dinleyicilerin konuşmacılarla çok daha rahat iletişime geçebilmesine fırsat sağladı.

Bu güzel insanları bir araya getiren STEAMWIN ekibinde olmak benim için çok gurur vericiydi. Projeleri için yardım isteyen, bir şeyleri daha iyi yapmak için tavsiyelerde bulunan, ortak amaçla çalıştığını fark edip birbirine destek olan insanlarla beraber olmak, yoğun tempo içinde bir anlığına da olsa durup etrafımdaki güzel enerjiyi hissetmek benim için tam anlamıyla tadı damağımda kalan bir tecrübeydi.

Özellikle değerli konuşmacılarımız olmak üzere, bu ilham dolu etkinliğe katkısı dokunan herkese çok teşekkürler!

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın