Son günlerde stres hayatımızın bir parçası haline geldi.  Üniversiteye hazırlanma süreci, üniversite dönemi ve daha sonrasında iş bulma kaygıları bizleri oldukça geriyor. Bunun sonucunda da stres dediğimiz baskı ve gerginlik durumu oluşuyor. Halk arasında stresin zararlı olduğu söylenir. Aslında hafif derecede stres bizi harekete geçiren, kendimizi geliştirmemizi sağlayan ve enerji veren bir etkendir. Stres yoğun bir biçimde yaşandığı zaman hayatımızı olumsuz etkilemeye başlıyor ve o zaman zararlı oluyor. Çoğumuz arkadaşlarımızdan,okulumuzdan, ailemizden memnun olmayabiliyoruz. Bunların bizi daha çok strese soktuklarına inanıyoruz. Aslında her şey bizim içsel tepkilerimiz sonucu oluşuyor.  Bazen okulumuzdan ya da bölümümüzden memnun olmayıp, her gün isteksiz gitmek veya okumak zorunda kalıyoruz.  Kendi içimizde çözmüyor,  bu durumu kafamızda büyütüp stres haline getiriyoruz. Bununla birlikte mutsuz oluyoruz.

Peki, stresin varlığı nasıl anlaşılır? Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nin hazırladığı yazıda yaşamakta olduğumuz stresi duygusal, düşünsel, davranışsal ve bedensel olarak dört grupta topluyor. Bunlar şu şekilde sıralanıyor:

 

  • Duygusal Belirtiler:

 

  • Endişe ya da sıkıntı hissetmeniz
  • Korku duymanız ya da çabuk ürkmeniz
  • Kendinizi değersiz, yetersiz, güvensiz ya da terkedilmiş hissetmeniz
  • Alınganlaşmanız ya da sinirli oluşunuz
  • Çabuk utanmanız

 

  • Düşünsel Belirtiler:

 

  • Özgüven eksikliği içinde olmanız
  • Unutkanlık yaşamanız
  • Karamsar düşünmeniz
  • Gelecekle ilgili olumsuz kurgularınız
  • Zihninizin sürekli bir şeylerle dolu olması
  • Sürekli hayal kurmanız, dikkatinizi toplayamamanız

 

  • Davranışsal Belirtiler:

 

  • Önceleri kolaylıkla verilebildiğiniz kararları almada zorluk çekmeniz
  • Kekelemeniz ya da konuşma zorluğu yaşamanız
  • Yüksek sesle gülmeniz ve sinirli bir ses tonuyla konuşmanız
  • Nedensiz yere ağlamanız
  • Sonuçlarını düşünmeden hareket etmeniz
  • Dişlerinizi gıcırdatmanız
  • Sigara, ilaç ya da alkol kullanımını artırmanız
  • Kaza yapmaya eğilim göstermeniz

 

  • Bedensel Belirtiler:

 

  • Ellerinizin ya da bedeninizin aşırı terlemesi
  • Kalp atış ritminizin artışı
  • Bedeninizin titremesi
  • Sinirsel tiklerin ortaya çıkması ya da artması
  • Boğaz ve ağız kuruluğu çekmeniz
  • Kolayca yorulmanız
  • Sık sık tuvalete çıkmanız
  • Uyku (aşırı az ya da fazla) sorunu yaşamanız
  • İshal, hazımsızlık ya da kusma gibi sindirim ve boşaltım sorunu çekmeniz
  • Mide sancısı ya da başağrısınızın olması
  • (Kadınlarda) Adet öncesi geriliminizin artışı
  • Boyununuzda ve sırtınızın altında ağrı olması
  • İştahınızı kaybetmeniz ya da aşırı yemeniz

 

Bu belirtileri yaşıyorsak ne yapmalıyız? Stresi nasıl yönetmeliyiz? Öncelikle zaman yönetimini öğrenmemiz gerekiyor. Zamanımızı yönetebilirsek, stresi de engellemiş oluruz. Farklı bir etkinlikte bulunmak, yeni bir şeyler öğrenmeye başlamak zihnimizi dinlendirir ve bizi stresten uzak tutar. Bunun dışında egzersiz yapmak bizi rahatlatır ve bedenin stresle oluşan hormonlardan arınmasına neden olur. Stresten uzak durmamız için bunlar yeterli değil; en önemli noktalardan biri de doğru beslenmek. Çikolata, kola, çay, kahve gibi içecekler strese yol açan besinlerdir. Sınav döneminde en büyük destekçilerimizin stresi tetiklemesi her ne kadar üzücü olsa da bunlardan uzak durmaya çalışmakta fayda var.

Stres ile başa çıkmanın diğer bir yöntemi ise hayal etmek. Kendimizi mutlu olacağımız bir yerde hayal etmek bizi stresten uzak tutuyor.  Ne zaman bir şeylerin yolunda gitmediğini hissetsem klasik müzik dinler ve masmavi bir denizi izlediğimi hayal ederim. Birkaç dakika sonra gerçekten mutlu olurum. Siz de günde birkaç dakikanızı ayırıp, olmak istediğiniz yeri hayal eder misiniz?

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

1 Yorum

  1. Tilbe Çetin

    kendimi stresli olarak tanımlamazdım şuana kadar , yazdığın bütün belirtilerin bende tutması beni baya endişelendirdi.Ama çözüm önerilerine de bayıldım yani teşekkürler Ebru :)

Yorum Yazın