İlk yazım üstüne,kalem elimde ne yazacağımı kara kara düşünürken birden dedim ki neden ilk günümden ve üniversiteyle ilgili ilk izlenimlerimden bahsetmeyeyim.Benim için çok zorlu geçen bir süreci sizinle paylaşmak istedim.

Ben İstanbul’a şehir dışından geldim.Yani tamamen yeni bir hayat umudum var.Okulun ilk gününden başlayayım isterseniz.Her şey o kadar yeniydi ki.Nasıl uyum sağlayacağıma dair en ufak bir fikrim bile yoktu.Kafamda trilyon tane soru varken ilk derse doğru yol alıyordum.Bir yandan heyecanlıydım bir yandan da korkuyordum.Hayatımda yaşadığım bir ilkti bu.Kafam patlamak üzereydi.O kadar çok düşünüyordum ki.Benim için her şey mükemmel olmak zorundaydı.Beni en zorlayan özelliklerimden biri de budur.

İlk derse girdim ve çıktığımda umutsuzluk üzerime çökmüştü bile.Yapamayacağımı düşünmeye başlamıştım.İlk dersten gözüme çok büyük gözükmüştü her şey.Ben ilk günden böyle zorlanırsam ne yapacağım diye düşünüyordum.Hala doğru düzgün kimseyle tanışamamıştım da.Bu da kafamı kurcalayan diğer bir konuydu.Çünkü ana sınıfından beri aynı okulda okumuştum ve yeni bir ortama girip kimseyle daha önce tanışmamıştım.Ben bu şekilde umutsuzluğa kapılmışken bir kişiyle tanıştım derken bu iki oldu ve sayı yükseldi.O zaman öğrendim ki sadece sıcakkanlı ve kendin olmak yeterliydi.Üniversitenin bana öğrettiği ilk ders buydu.

Kafamdaki bir soruyu çözümlemiştim ama yerine yenisi patlak veriyordu.Buraya yeni taşındığımdan önceden de bahsetmiştim ve şehri hiç bilmeden İstanbul’da bir ev açtık.Ben de tek başıma kalacaktım.Bu seferde yalnızlık vurmuştu işte.Eve nasıl gidecektim ne yiyecektim ne yapacaktım.Yine sorular kafamı kurcalamaya başlamıştı.Hep böyle mi olacaktı.Sürekli düşünmek zorunda mıyım? diye de düşünmeye başladım.Şimdi bu soruların cevaplarına gelelim.Yemeği ya dışarıdan yiyordum ya da annemin yapıp bıraktığı yemekleri yiyordum.Bu en kolay sorundu benim için.Gelelim ulaşıma.Ulaşım beni o kadar çok zorladı ki.Yeri geldi krizler geçirdim ama onu da hallettim.Bir tane taksi ayarladım ve onunla gidip geliyorum artık.

Gelelim yalnızlığa.Beni en çok bu zorladı diyebilirim.Alışmam çok zor oldu.İlk başlarda ses olsun diye sürekli televizyonu açıyordum.Sonra sonra alıştım.Ben alıştıysam sizde yapabilirsiniz arkadaşlar.Bu süreç kesinlikle benim için kolay değildi.Yeri geldi ağlayarak ailemi de aradım.Ama sonra fark ettim ki ben bundan çok daha güçlüyüm ve bunu yapabilirdim.Sonuçta bu durumda olan ilk ve tek kişi ben değildim.Benim gibi bir sürü kişi vardı.Hep bunu aklıma getirdim ve yalnız olmadığımı hatırlattım kendime.

İLK İZLENİMLER

Şimdi de size üniversite ile ilgili ilk izlenimlerimden bahsedeyim.Bir sürü klübe girdim ilk yılım olduğu için.Bence sizde girebildiğiniz kadar klübe girin çünkü klüpler de arkadaş edinmek için birebir.Ayrıca bir sürü toplantısı ve etkinliği oluyor.Üniversite hayatınızın dolu dolu geçmesini sağladığını düşünüyorum.Hatta klüpler yeni hobiler bulmanıza bile yardımcı olabilir.Girdiğim ilk vizelerden bahsedeyim biraz.Vizelerden 1 hafta önce derslere çalışmaya başladım ben.Yoğun bir sınav temposundan çıktığım için kendimi eve kapayıp ne var ne yoksa çalıştım.Vizelerden çıktığımda farkettim ki o kadar çalışmama bile gerek yokmuş.Aslında her gün deftere yazdığım şeyleri bir kere okusaydım çalışmama gerek bile kalmaz diye düşündüm.Gözümde fazla büyütmüştüm belki de vizeleri.O da başka bir hikaye aslında.Birden vize tarihleri açıklanınca ne yapıcağımı bilemedim.Yine aldı beni bir panik.O kadar çok yer vardı ki çalışılacak.Yetiştiremeyeceğim diye umutsuzluğum yine baş verdi.Fakat sonra kendimi topladım ve yapabileceğime inandım.

 

Anton Chekhov’un bir sözü bu konuyu çok güzel özetliyor bence. “İnsan neye inanıyorsa odur.” demiş.

O zamanlar internette rastlamıştım bu söze ve beni çok etkilemişti.Daha sonra bende kendime inanmaya başladım ve her şeyin daha kolay gerçekleştiğini gördüm.Çünkü inandıklarımızı yapmak için insanüstü bir başarı harcamayız.Hedef bellidir ve her şey daha kolaylaşır.

Fırsatlar

Aslında üniversitede her şeyin bizim elimizde olduğunu anladım.Eğer bir kere umutsuzluğa kapılırsak öyle gidiyordu.Önümüzde yeni fırsatlar ve yepyeni yollar var.Tabi ki zorluklar yolumuza çıkacak.Hem hiç bir başarı kolaylıkla sağlanmaz ki. Ama bu yolda inanç bizimle olması gereken en önemli şey.Kendimize ve yeteneklerimize inandığımız zaman elde edemeyeceğimiz hiç bir şey yok.Bakın bana ben daha 1.sınıf öğrencisiyim ve yeni bir şehirde tek başımayım. Ben bunları atlatabiliyorsam siz neden yapamayasınız.Kendinizi yalnız hissettiğinizde sizin gibi bir sürü kişi olduğunu düşünün onlardan birinin de ben olduğumu düşünün.Hayal edin.Hayalleriniz sizi ileri götürecek.Ben şu 3 ayı hayal ederek atlattım.

İnanın arkadaşlar siz kendinize inandıkça varsınız.Kendinize,yeteneklerinize ve yapabileceklerinize inanın.Sınırlarınızı zorlayın.Kendi rahat alanınızın dışına çıkmadığınız sürece kendinizi bulamazsınız.Ben rahat alanımdan çıkıp yeni bir hayata adım attım.Umutsuzluk her zaman olacaktır ama ona yer vermemek sizin elinizde.Kendi içinizdeki tabuları kırmak sizim elinizde.Kontrolü elinize tamamıyle aldığınız zaman her şey daha kolay olacak.Evet belki benim için şuan bunları söylemek çok erken ama benim üniversiteden öğrendiğim bir şey de umudun her zaman orada seni beklediğidir.Hayatta fırsatlar her zaman önümüze çıkmaya devam edecek ve hangisini seçeceğimiz de bizim elimizde.

Yanlış bir seçim mi yaptık hiç bir şey tamamen bitmiş değil.Onu düzeltmek için önümüzde o kadar çok yol var ki.Sadece ona ne açıdan bakabileceğimizi bildikten sonra her şey mümkün.Eğer umudunuzu kaybettiyseniz hemen aramaya başlayın.En sevdiğiniz şarkıyı dinleyin,deniz kenarında yürüyüş yapın.Böyle küçük anlarda bulacaksınız ve bulduğunuz anda da sıkıca tutunun o umuda.Kaybetmeyin bir daha.

 

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın