Unilever, üniversite öğrencileri ile sağlam ilişkiler kurmaya ve gençlerin kişisel gelişimlerine önem veren bir şirket. Ve yine bu amaca yönelik Ideathropy, Chain Reaction ve Bizztrip  gibi etkinliklerini hayata geçiriyorlar.

Unilever İnsan Kaynakları Departmanı’nın her yıl “iş gezisi” teması ile düzenlediği Bizztrip geçen yıl 28-29 Kasım tarihlerinde iki gün boyunca İstanbul’da gerçekleştirildi. Unilever’in üniversite gençlerine şirket kültürünü aktarmak ve Unilever dünyasını yakından tanıtmak amacıyla düzenlediği bu etkinlik hızlı tüketim alanında çalışmak isteyenlerin kaçırmaması gereken bir fırsat.  Program kapsamında ” fabrika ziyareti, saha ziyareti, ofis ve vaka çalışmaları yer alıyor.” Bu yazıda sizlerle bu 2 günlük öğretici deneyimimi paylaşacağım.
Nasıl Başvurulur?
Bu deneyimi yaşamak için ilk olarak Unilever Careers Facebook sayfasındaki başvuru formunu doldurmanız gerekiyor. Formda size şirket hakkında küçük bir quiz uygulanıyor ve birkaç ucu açık soru ile düşüncelerinizi yazmanız isteniyor. Ayrıca, en çok merak ettiğiniz bölümler hakkında tercih yapıyorsunuz
(Dürüst olacağım, başvururken klasik bir “Şu tarihte kurulduk, bu işi yapıyoruz, hepinizi bekleriz. ” şeklinde bir sunum olmasından çekinmiştim.

BIZZTRIP

Seçim aşamasından sonra insan kaynakları tarafından davet edildim. Etkinliğin birinci gününde insan kaynakları ekibi tarafından sıcak bir şekilde karşılandık. Herkesin kendi tercihlerine göre hazırlanmış olan iki günlük programlar verildi. Karşılamadan sonra bizim için ayrılmış olan masalarda Unilever çalışanları ile hem tanıştık; hem de onların deneyimlerini dinleyerek kahvaltı ederek başlAdsız - Kopyaadık. Sonrasında İnsan Kaynakları Direktörü Steven Gross ve Genel Müdür Mehmet Altınok ile Unilever’i daha yakından tanımaya başladık. Sunumlar başladığı andan itibaren baştaki ‘klasik olacak.’ düşüncem yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Çünkü gayet samimi bir ortamda biz bize sohbet ediyor gibiydik. Genel sunumların ardından bizim için farklı organize edilen konuşma oturumlarına katıldık. Müşteri Geliştirme Departmanı Direktörü Cem Tarık Yüksel ile bu departmanın kategorilerinden ve satışın öncelikleri hakkında keyifli bir oturum gerçekleştirdik. Bu oturumdan sonra satış için aklımda kalan “hafif karın ağrısından sonra başarmanın hissini seviyorsanız satış sizin yerinizdir!” cümlesi oldu. Şükrü Dinçer ile pazarlama üzerine konuştuğumuz oturumda en çok dikkatimi çeken Unilever olarak insan kavramını birinci önceliğe yerleştirmiş olmalarıydı. Kampanyalarında kime hitap ettiklerini iyi biliyor ve bu kategoriye göre başarılı stratejiler geliştiriyorlardı. Ardından satış ve pazarlama ekiplerinden yetkililer ile belli ürün kategorileri hakkında konuştuk. Bu oturumlar bana çalışan motivasyonunu yakından görme fırsatı ve  hepimizin sorduğu “İşler nasıl yürüyor?” sorusuna daha net cevaplar bulma şansı verdi.

Bizler için sadece oturumlar hazırlanmamış; bunun yanında Unilever ürünleri deneyimleme şansı, fotoğraf çerçeveleri, çektiğiniz fotoğrafları yazdırabileceğiniz makineler ve dahası sunulmuştu. Ortam enerjisini ilk bakışta belli ediyordu. İlk günün sonunda düzenlenen parti de enerjinin son noktasıydı. Hem çalışmak istediğiniz sektörü tanıyor, hem de yeni insanlar tanıyordunuz; daha ne olsun!

İkinci gün vaka çalışması ve alan gezisi günüydü!  Benim gibi farklı ekiplerle çalışmak ve yeni şeyler öğrenmeyi seviyorsanız; öğrenmek eğlenmekle birleşebiliyor. İkinci gün benim için çalışması zevkli bir marka için,  daha önce tanımadığım farklı bir grupla fikirler üreterek ve Unilever ürünlerini müşteri ile buluşturan market gezisi ile geçti. Daha önce duymadığım satış tekniklerini, müşteriyi nasıl daha iyi tanırız, nasıl doğru yer ve zamanda ulaşırız sorularına cevap bulduğumuz bir gündü.

Adsıtz - KopyaBizztrip başvuru sürecinde aklımdan geçen “klasik mi olacak?” sorusunu tamamen yıktı. Eğer sunumlarda hep duyulan “Biz bir aileyiz, çok güzel bir ortam!”

cümlelerinin arkasını merak ediyor ve kendinize iş hayatım nasıl olacak diye soruyorsanız  Bizztrip bu sorunun güzel bir cevabı. İlgilenen herkese  tavsiye ediyor ve yazımı bu deneyimde Genel Müdür Mehmet Altınok ile gerçekleştirilen oturumdan öğrendiğim bir tavsiye ile bitiriyorum.

“ Treat yourself as a brand; choose the world as the marketplace !”

( “Kendinizi bir marka, dünyayı ise içinde bulunduğunuz pazar gibi görün!”)

Bu yıl için başvurular şu anda açık! İlgilenenlere duyurulur :)

 

 

 

Yazar Hakkında

Sebiha, ODTÜ İşletme 4. sınıf Öğrencisi. TurkishWIN destekli ODTÜ VT Women in Business projesi lideri ve Girişimcilik Vakfı Fellow'u. 2015 yılında G(irls)20 'de Türkiye'yi temsil etti. Kadın çalışmaları , girişimcilik ve pazarlama alanlarına ilgi duyuyor. Kampüssesver'de katıldığı etkinlikler ve ona ilham veren konular hakkında yazmaktan hoşlanıyor. Kedileri çok seviyor! :)

İlgili Yazılar

Yorum Yazın