Bizlere her seminerde, her mentorlük seansında söylenen klasik bir sözdür.

Kutunun dışında düşün, sınırlarını zorla, konfor alanından çık!

Bu zamana kadar kutunun içinde zıplayarak dışını görmeye çalıştım. Daha önce de sınırlarımı zorlayacak şeyler denemiştim ama öncekiler aslında sadece konfor alanımın dışından burnumu uzatmak(mış).

ERA NYC stajı benim ilk ciddi yurtdışı deneyimim. Tarihlerimi seçerken; süreyi mümkün olduğunca uzun tutmanın yanında, tek başıma geçireceğim zaman diliminin de olmasını hedeflemiştim. Bu ortamı tek başıma deneyimlemek ve kendimi daha da zorlamak için.

İyi bir tercih oldu ama sandığımdan zorlu oldu. Gerçekten konfor alanının dışında olmanın ne olduğunu öğrendim.

blog

Bu zamana kadar konfor alanımdan çıkıp biraz heyecanlanıp geri dönmüşüm. Maral’ın stajdaki son haftası benim ilk haftama denk geldiği için ilk hafta hissedememiştim ancak sonrasında yaşadıklarım:

Aman tanrım, konfor alanımın tamamen dışındayım! Çooook uzağındayım.
Eğer varsa biraz konfor alanınızdan rica edebilir miyim?

Tam anlamıyla nefesim kesilmiş haldeyim! Bir anda Istanbul’dan roketle New York’a fırlatılmış gibiyim, iniş takımlarımı da bulamıyorum, hala havadayım adeta!

Kendimi İngilizce ifade etmekte zorlanıyorum, kafamda bir “çevirmen” çalışmaya devam ediyor. Yeni görevler veriliyor; hiç bilmediğim konularda. “Ben bu konuda çok iyi değilim.” diye uyarıyorum, bir yandan da yeni şeyler öğrenmek için can atıyorum.

Bazı aksanları hiç anlamıyorum, yemek sipariş ederken anlamayınca “Bilmiyorum, sen seç.” diyorum.
Şirketin beyin fırtınası toplantılarına katılıyorum, normalde böyle bir toplantı da hiç susmayan ben kısa cevaplar veriyor, fikrini ifade edememekten korkuyor. Network etkinliklerinde özellikle “Neredensin? Aksanın ve ingilizcen iyi. Nasıl öğrendin?” diye sorduklarında, benimle dalga geçtiklerini düşünüyorum.

Bir yandan da New York’un efsanevi herkesin hissettiği yalnızlık hissi ile boğuşuyorum, yalnızlığı seven ben bunda zorlanıyorum. Yalnız hissetmenize rağmen, kendinizle baş başa vakit geçireyim dediğinizde kaliteli bir yalnızlık yaşayamıyorsunuz çünkü heryerden insan çıkıyor. Metroda insan kalabalığına katlanamayınca otobüs kullanmayı seçiyorum. Arada koca koca binalara, plazalara bakıp “Yenicem seni New York!” diyorum; o sırada biri çarpıyor omzuma, herkes bir yere koşturuyor. Yeni insanlarla buluşmaya tanışmaya çalışıyorum bir yandan Türk- yabancı.

Bir ay yalnız hissettiklerim ve yaşadıklarım bunlardı. Neyse ki tüm bunları yaşarken, yanında çalıştığım firmanın kendisi de Amerikan kökenli olmadığı için beni anlıyorlar ve destek oluyorlar. Onlar anlayışlı davrandıkça benim de kendime güvenim geliyor yavaş yavaş. Görevlerimi tamamlıyorum; burada en güzel şey yaptığınız işin takdir görmesi. Bu beni çok motive ediyor.

Sonra diyorum ki konfor alanı mı ? Benim artık sığınacağım bir konfor alanım yok, senin de olmasın! Konfor alanının dışına çık ve geri dönme çünkü en harika şeyler konfor alanının çooook uzağında gerçekleşiyor!

out
Şimdi bir sonraki büyük adım için hazırlık yapıyorum :)

Kutunuzu parçalayın!
#nysesver

 

Yazar Hakkında

Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Kampüs Lideri

Bilgisayar Mühendisliği 3.Sınıf öğrencisi, fütürizm, aktivizm, kullanıcı deneyimi, teknoloji, ar-ge ve mühendisliğe dair deneyimlerini burada paylaşmayı umuyor.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın