Herkese merhaba,

Kasım ayının son Cuma günü 27 Kasım’da Yaprak Metin ile beraber CampusWINnerlar ve WIB kulüpleri için özel olarak Skype görüşmesi yaptık. Yaprak Hanım eskiden Microsoft üst düzey işe alım yöneticisiydi. Ben daha önce de 2015 CampusWIN Oryantasyon Günü’nde dinlemiştim ve çok etkilenmiştim önerilerinden. Bu Skype toplantısı da aynı şekilde gelişti ve bunu sizlerle de paylaşmak istedim. Toplantımız soru-cevap şeklinde oldu. Ben tek tek soruları ve cevaplarını yazmak istedim.

Not: Bunlar benim not aldıklarımdan çıkardığım cümleler, birebir Yaprak Hanım’ın tüm konuşması değildir.

İlk soruda WIB kulübü üyelerimizden biri Microsoft’ta staj istediğini söylüyor ve Microsoft’un stajyer alımında nelere dikkat ettiğini soruyor. Yaprak Hanım’ın cevaplarından çıkardığım genel özellikler ise; ilk olarak teknik üniversitelerden mezun olanları tercih ettikleridir. Çünkü Microsoft’ta çalışmak için bunları bilmek önemli. Bir diğer unsurun ise her yaz staj yapmış olmanın önemli olduğudur ve bu stajların 1 aylık kısa bir süreç değil tüm yazı kapsayan bir staj olması gereklidir. Bu Coca-Cola, Pepsi gibi şirketler için de aynıdır. Yaprak Hanım bize bu tür şirketler için de küçük birkaç öneri veriyor. CV gönderildikten sonra pasif kalmak hiçbir işimize yaramaz çünkü bizim gibi yüzlerce kişi o şirketlere CV göndermektedir ve biz üzerine iletişimi sürdürmezsek kaybetme ihtimalimiz çok yüksek olur. İletişimi sürdürmek için ise daha sonra tekrardan mail atılabilir. En önemli iletişim sürdürme yollarından biri blog_2de LinkedIN’dir. Buradan bağlantı kurarsak o kişiler bizi daha sonradan tavsiye edebilir.

Bir öğrencimiz ise işe başlarken öğrencilik hayatımızın ne kadar etkili olduğunu soruyor. Yaprak Hanım bize iki önemli şey söylüyor: Birincisi ortalamamızı yüksek tutmamız çünkü bunun master için de gerekebileceği, ikincisi ise sadece teknik konulara bağlı kalmamış olmamız, deneyim kazanmış olmamızdır. Çeşitli sertifikalarımız olması önemlidir.

Aylin isimli bir arkadaşımız mülakatta nasıl etkili olabileceğimizi, bunun püf noktalarını soruyor. Etki bunun başlangıç noktası olan odaya girişte başlıyor. En başından itibaren kendine güven lazım, duruşumuzun özgüvenli olması çok önemli. Çarpıcı şeyler giyilmemeli, abartı makyaj yapılmamalı, doğal olunmalıdır. Kişi olabildiğince net gözükmelidir. Masanın en başına oturulmamalı, en başından görüşme için teşekkür edilmeli. Okul hayatımızda gerçekleştirdiğimiz başarılardan, hedeflerden bahsedilmeli. Bunun yanında şirketle ilgili genel kültüre sahip olmak çok önemlidir. Rakipler kimlerdir, en önemli ürün nedir, pazarda payı nedir gibi soruların yanıtını bilmek artı puan demektir. Yaprak Hanım bununla ilgili bir anısını anlatıyor. Bir seferinde onunla görüşme yapan kişi şirketin CEO’sunu sorduklarında 15 yıl önceki CEO’yu söylediğini anlatıyor. Bu duruma hepimiz hem şaşırıp hem de gülüyoruz. Bu tarz hatalar yapmamaya dikkat edilmeli.

Konu farklı mülakat türlerine geldiğinde; Yaprak Hanım üç çeşit mülakat türü olduğunu söylüyor. Bunlar telefon görüşmesi, skype görüşmesi ve yüzyüze görüşmelerdir. Ne yazık ki bunlardan en bahtsız olanı telefonla mülakattır. Çünkü bir görüşmede en önemli şey olan göz teması yoktur ve bu nedenle görüşmeye 1-0 geride başlanmaktadır. Telefon görüşmesinde en önemli silahımız ses tonumuzdur. Sesimiz ne kadar net ne kadar duru olursa o kadar şansımız artmaktadır. Akıcı konuşulması gerekir. Yanlış anlaşılmalar olmaması için seçilen kelimelere dikkat etmek önemlidir. Skype görüşmesi ise her ne kadar yüzyüze görüşme kadar olmasa da etkilidir. Çünkü kamera ile görüşme olduğu için göz teması kurulabilir. Her ne şekilde olursa olsun görüşmeye başlarken heyecan söylenmelidir. Bu mülakatlarda karşılaştığınız bir sorunu ve bunu nasıl çözdüğünüzü sorabilirler. Buna etkileyici bir örneğinizi düşünmelisiniz. Başarısızlığınızdan sonra nasıl tekrardan başarılı olduğunuzu kendinizi yerden yere vurmadan anlatmalısınız. Bu mülakatlarda başarısız olursanız da üzülmeyin. Durup nerede hata yaptığınızı düşünürseniz ve bunu iyileştirmek için çaba sarfederseniz git gide daha başarılı olduğunuzu farkedeceksiniz.

Stresi nasıl faydaya çevirebileceğimiz sorusuna Yaprak Hanım’ın cevabı negatif şeylere rağmen hep olumlu düşünmemiz gerektiğidir. Stresinizi, heyecanınızı belirtin ancak istekli olduğunuzu da gösterin. Böyle yaparsanız hem karşınızdaki kişinin heyecanını canlı tutarsınız hem de siz bu durumdan kötü biçimde etkilenmezsiniz.

blog_1Bir öğrencimiz ilk staj yaptığı yerin Borusan olduğunu, orayı çok sevdiğini ve ayrılmak istemediğini söylüyor. Farklı yerlerde staj yapmanın mı yoksa orada kalmanın mı daha iyi olduğunu soruyor. Yaprak Hanım kesinlikle başka yerlerde de staj yapmasını söylüyor. Hatta beni en etkileyen cümlelerden biri “Emin ol Mercedes’te staj yapsan oradan da ayrılmak istemeyeceksin. Tek bir yerde çalışarak, başka örnekleri görmeyerek nasıl karar verebilirsin ki?” oluyor. Bu konuda benim şahsi düşüncem de bu şekildedir. Her ne kadar bir yeri sevsek de cesaretli olup başka yerleri de denemeliyiz.

İşletme ile çift anadal yapan bir öğrencinin “Eğitim hayatında çift anadal yapılması mı daha önemlidir yoksa çalışmak mı?” sorusuna cevabı ikisinin de önemli olduğudur. Yaprak Hanım işletme konusunda MBA yapılmasının daha efektif olduğunu ve eğitim hayatında da çalışmasının daha kolay olacağını söylüyor. Sene içerisinde çalışma yapamayacak olmasının ise staja engel olmadığını, yazları da staj yapabileceğini söylüyor.

Bizim Yaprak Hanım’la görüşmemiz bu şekilde geçti. Ben Yaprak Hanım’ın tavsiyelerinin çok önemli olduğunu, bizim hayatımıza iyi yönde dokunuşlar olduğunu düşünüyorum. Umarım sizin de bu konuda bir fikir edinmenize yardımcı olmuşumdur. Görüş ve önerileriniz için aşağıya yorum bırakırsanız çok mutlu olurum.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın