Geçtiğimiz haftanın benim için çok verimli geçmesini sağlayan beş günü saran bir zirveden bahsedeceğim sizlere. Bu yıl 9. sunu düzenlediğimiz Ulusal Girişimcilik Zirvesi’nde birbirinden değerli iş insanları yine birbirinden değerli başlıklar içeren  panellerimize teşrif ettiler. Yerel girişimcilerin yer aldığı açılış panelinin ardından ilerleyen panellerde özellikle sanayi şehirlerinden alanında uzman, yönetim kurulu başkanları ve CEO’ların katılımları ile devam etti. Açıkçası sizlere şuan klasik zirve ardından anlatılan ve sadece panel başlıklarını ve katılımcıların adları ile sayfanın yarısının dolduğu tarzda bir yazı yazmak istemiyorum. Şimdi biraz her birinin anlattığı güzel şeylerden en hoşuma gidenleri kısaca sizlerle paylaşayım.

     Günümüzde markaların tanıtımlarının büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden yapılmakta. Ülkemizde 80 milyon nüfusun 48 milyonu aktif olarak sosyal medyayı kullanmaktadır. 42 milyonu ise ‘ki bu kullanıcıların %90’nı yapar’ sosyal medyayı mobilden kullanıyor.  Markalar bu durumu değerlendirirse burada büyük bir dijital pazarlama fırsatını yakalamış olacaklar. Bu şekilde sosyal medyanın markalara en büyük katkısı marka bilinirliğini arttırması olacak.

     Daha önce konuşmacılarımızdan biri “bizden umudunuz var mıdır?” diye bir soru almış ve “olmasa niye burada olalım ki” diyerek güzel bir cevap vermiş oldu. Yine her konuşmasında anlattığını söyleyerek. Bir ülkeyi yok etmek istiyorsanız onun gelecek beklentisini yok edin. Türk insanının %50’si çocukken hayal ediyor. Büyüdükçe hayal edebilme katsayısı %14’e düşüyor. Hayallerin ilk üç sırasında da polis

olmak, asker olmak ve ev sahibi olmak geliyor. Büyük hayalleri konuşabilmemiz için tespit yapmamız gerekir. Ekonomimizde hedef olarak 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat ve ilk on ekonomide olmamız planlanıyor. Bu durum imkansız sayılır. Çünkü; dünyada 10. ekonomi Hindistan. Bizim 10. ekonomi olmamız için Hindistan’ı

yakalamamız lazım ve bunun için de her yıl %18 büyümemiz lazım. Şuan ülke olarak %3 büyüyoruz ve 35 milyar dolar cari açık veriyoruz. Eğer biz %18 büyürsek 175 milyar dolar cari açık veririz. Cari açık; ülke ürettiğinin %70’ini ithalata dayalı üretiyor demektir. Bu oran teknoloji ürünlerinde daha büyüktür. Orta gelir tuzağında olmamızın bir nedeni de budur. Bu durumdan kurtulmamız için ithal ettiğimiz ürünleri burada üretmeliyiz.

     Son olarak Michael Obama’nın veda konuşmasında söylediği sözlerle bitirmek istiyorum. Cesaretli olun, korkmayın, odaklanın, umutlu olun ve en önemlisi de kendinizi geliştirin.

Yazar Hakkında

Elif Erim

UGM Girişimcilik Elçisi Ekonomi Topluluğu YK Üyesi GKT Overlok dergisi kurul üyesi

İlgili Yazılar

Yorum Yazın